İmambayıldı ​

news-details
Haberler

 

Sevgili Sıtkı kardeşim

Birkaç yıl önce bir gazetede gömüştüm.

İzmir Alaçatı’da “Kaybolan Lezzetler Festivali” yapılmış

 

Anladığım kadarı ile

Birkaç sponsor firmanın desteği ile

Anneanne, babaanne ve teyzelerden oluşan

Çocukluk yıllarında sıkça yediğimiz

Ancak, günümüzde artık yapılmayan

Kısaca, artık kaybolan lezzetlerin sunumu

 

İlgimi çekti, okudum

Yıllardır adını bile duymadığım yemekler

Artık tadını bile hatırlamadığım soslar

Çocukluğumdan beri görmediğim sunumlar

 

Cibez otu, Şevketi Bostan ve Tilkişen otu

Kazayağı, Arapsaçı otu ve Radika

Yüksük çorbası, Fellah köftesi, Karakuş tatlısı

Analı kızlı, Humus, Tahinli kete

Ve tabiî ki İmambayıldı!

 

Festivalde İmambayıldıyı yapan ve sunan

Beyaz başörtülü, nur yüzlü bir teyze

Dert yanıyordu.

 

“Benim rahmetli bunu çok severdi

Her hafta bir-iki kere yapmazsam bana çatardı

Artık yapanı kalmadı

Gençlere zahmetli geliyor

Benim torunlar imambayıldı yapmıyor

Nasıl koca bulacaklar bilemiyom”

 

Artık yapılmayan bir yemek

Artık kaybolan bir kültür

Ancak bu kadar tarif edilebilir.

 

Festivalin adı “Kaybolan Lezzetler”

Bence “Mutfaklara Saklanmış Yemekler” olmalıydı

 

Çünkü bu yemekler, zaten lokantalarda,

Geniş kitlelerin yemek yedikleri yerlerde

Hiç bir zaman yer almadı.

 

Bunların hepsi babaanne, teyze yemekleriydi.

Her zaman onlarla yaşadılar.

O kuşak kayboldukça, onlarda kayboldular.

 

Geçtiğimiz günlerde bir iş seyahatinde

Farklı bir lokantaya gittik

Lokanta Kırım - Tatar göçmeni bir aile işletmesi

 

Menü farklı, gerçekten farklı

Herkes klasik et yemeklerini tercih etti

Ben; imambayıldı, Özbek pilavı, hoşaf söyledim.

Günümüzde bir lokantada imambayıldı ve

Hoşaf bulmak, taze olarak yiyebilmek, ne mutluluk

 

Merak ediyorum

O lokantada bu klasik yemekler ne sıklıkla yapılıyor

Benden başka kaç kişi imam bayıldıyı tercih ediyor.

Benim işyerim lokantaya yakın olsa haftada bir yer miydim?

Bu lokanta kaç yıl daha geleneksel yemekleri yapabilecek

 

Bizim kuşağın evinde bile

Artık bu geleneksel lezzetler yok

Hangimiz/hangimizin eşi babaanne yemekleri yapıyor.

Şimdi birçok dostum, itiraz edecek

Kaybolmak üzere olan bazı yemeklerin

Kendi evlerinde yapıldığını iddaa edecek.

Peki hangi birimizin çocukları artık bunları yapacak

Hangimizin çocuğu bu kültürü yaşatacak.

 

Sıtkı kardeşim

Bu durum doğal bir süreç

Hayat bu yöne doğru akıyor.

Çalışan bir kadının/annenin

Bu kadar emek yoğun yemeklere

Zaman ayırabilmesi imkansız.

 

Bir başka gazetede,

İstanbul Hazır Yemek Üreticileri Derneği başkanı ile

Röportaj vardı, İstanbul’da 14 milyon kişi yaşadığını,

Günde 3’er öğünden 40 milyon öğün yemek yendiğini

Öğünde 2 kaptan toplam 80 milyon çeşit yemek yapıldığını

ve Dernek üyelerinin bu havuza talip olduklarını söylüyor

 

Tüm Türkiye'de 5 bini aşkın hazır yemek fabrikası varmış.

İstanbul’da 2 bin 800 yemek firmasında,

35 bin kişi çalışıyormuş.

Merdiven altı yemek fabrikaları hariç

Aylık ciro 10 trilyon lira.

 

Ayak üstü yenilen

Karbonhidrat, protein, mineral dengesi bulunmayan,

İnsanların sağlıksız beslenmesine yol açan

FastFood türü beslenme ve gazlı içecekler

Artık hayatımızın geri dönülmez bir parçası

 

Sıtkı kardeşim

Kabul etsen de, etmesen de

Hayat bu yöne doğru akıyor

Böylesine bir dünyada

Geleneksel lezzetler yok oluyor

 

“Kaybolan Lezzetler” festivaline imambayıldı ile

Katılan nur yüzlü teyzem kendi çağını yaşıyor

Belki o yemekleri rahmetli kocasını anmak için yapıyor

Torunları imam bayıldı yaparsa kolay evlenir zannediyor

 

Zaman geçiyor

Bir kuşak gidiyor

Bir kültür yok oluyor

 

Artık imam bayıldı kalmadı, be hocam

Kalmadı.

Nadir Avşaroğlu
Ferçek Edebiyat

Sosyal Medyada Paylaş

author

Nadir Avşaroğlu

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..