Babamın mezarına ne oldu? / Erdem Buyrukçu
Biz babam Muzaffer Buyrukçu'yla ölümü, ölüleri hiç konuşmazdık. Korkardı. MUZAFFER BUYRUKÇU'NUN ÖLÜM ve YAŞAM HAKKINDA DÜŞÜNCELERİ Bu nedenle dost, akraba, tanıdık ve arkadaşlarının cenazelerine katılmaktan hiç hoşlanmazdı. Babasının cenazesine de katılmamıştı. "O cami avlusuna girdiğimde musalla taşında duran tabutun içinde kendimi görür gibi oluyorum ve ürperiyorum" derdi. Ölüm onun için yeni bir başlangıç değil insanın tamamen yok olmasaydı. "Her an ölüm rüzgarlarının estiği bir yaşamda o rüzgara kapılan bir yaprak olmamaktır hüner. Yani hüner, ölmek değil yaşamaktır." derdi hüzünlendiğinde. Kendisiyle kutladığım son doğum gününde kadehlerimizi –en kötü günümüz böyle olsun– diyerek tokuştururken, "Ben yüz yaşıma kadar yaşamak istiyorum. Ondan sonrasını bilemem ama en az yüz yıl yaşayıp yüzüncü kitabım yayımlandıktan sonra ölmeyi tercih ederim... Gazeteler arkamdan –Bir asır yaşayan yazar yüzüncü kitabının tanıtımında öldü– gibilerden haberler yapmalı... Ama beynimin böcekler, kurtlar tarafından yenilmesi düşüncesi aklıma geldiğinde bunalıma giriyorum. İncelenmesi gereken bir beyin böceklere ziyafet oluyor...” demişti. “Yüz yıl yaşamanın sana nasıl bir katkısı olabilir ki?” diye sorduğumda, “Yaşama tanık olmak ve yazmak...Ben üretmek için yaşamak istiyorum. Daha yazmak istediğim çok konu var. Yaşadığım her gün konu sayısı artıyor. Sadece benim yazabileceğim hikayeler türüyor. O nedenle benim yaşamam lazım. O kadar yaşamalıyım ki sadece kitaplarımı değil doktorlara da araştırmak için beynimi bırakmalıyım...” diye yanıtlamıştı. NEREYE GÖMÜLMEK İSTEMİŞTİ “Nereye gömülmek istersin?” “Çok istememe karşın denizi gören evim hiç olmadı, bu nedenle denizi gören bir mezarlığa gömün beni...” Yine cenazesinde arkadaşlarına birer duble rakı dağıtılmasını isterken, bazılarına da kına göndermek istemişti. Sövmüştü teker teker. Sonra öldü. (Mustafa Bilgin) Önemli not: Erdem Buyrukçu'nun yazısının devamını çok değerli kişi, kurum ve kuruluşları suçladığı için kaldırmak zorunda kaldık. Gerçekedebiyat.com olarak değerli yazarımız Muzaffer Buyrukçu'nun mezarının bulunması ve mezarının kendisine yakışır biçimde yaptırılmasından başka bir amacımız yoktur. Edindiğimiz son bilgilere göre ve hatta mezarlık görevlisiyle konuşmamız neticesinde mezar, yazarımızın önemini bilen kişilerce bakım altındadır ve korona salgını bitiminde bir sanatçımıza tasarlattırılarak yaptırılacaktır. (Ahmet Yıldız - Editör) MUZAFFER BUYRUKÇU'NUN GERÇEKEDEBİYAT'TAKİ GÜNLÜKLERİ ve HAKKINDA YAZILANLAR (Üzerine tıklayınız)
Gercekedebiyat.com
YORUMLAR