Mülkiye Kültür Merkezi Prof. Dr. Oral Sander  Konferans Salonu’nda konuştu.  

Mülkiyeliler Birliği tarafından ‘Şiir Dinletisi ve Söyleşi’ etkinliğine davet edilen şair 30 Kasım 2025 tarihinde saat 15’00te 100 kişiye yakın dolu salonda başlayan konuşmasında özetle şunları söyledi: 

“Fena halde gribim. Gaziantep, Malatya, Antalya en son Samsun’daki imza günlerimde 4 saat süren imza kuyruklarında kitap imzaladım konuştum. Yollar beni yordu hasta etti. Buradan Antalya’daki evime gidince bir hafta çıkmayacağım. 

Kültürün ana rahmi insanın çocukluğudur. Kocaman bir beşiği düşünün, orasıdır. Arkadaşlarım roman yazsana diyorlar. Ben de siz zaten yazıyorsunuz diyorum. Şiir edebiyatın en kristalleşmiş halidir. Çocuk kitabı bana hep eziyet gibi geliyordu. Hep uzak geldi bana. Sonra beni kandırdılar, bir deneyeyim dedim. Kültürel ana rahmi dediğimiz çocukluk... Ben Yozgatlıyım, gaz lambasında anlatılanlar unutulmaz şeylerdi.

 

Benim şiirimde ne görüyorsanız sizin kalbinizdedir. Ben bir bahaneyim. Sözcüklerle sayılar arasında kurduğum bir ilişki vardır. Hayal gücünüzün kapılarını açar. Analitik düşünmeyen her alanda başarısız olur. 17. 30’da uçağım var. Günlerdir yollardayım. Biraz şiir okuyup sizden sorular alacağım.”

Ben Annemin Hecesiyim resmi

Ben Annemin Hecesiyim - Şükrü Erbaş

Şükrü Erbaş, hangi kitapları okuyorsunuz sorusunu, “Şiir fazla okumam. Daha çok roman ve öykü okurum. Yaşlandık mı ne 15 sayadan fazla okuyamıyorum. Ama dinliyorum. Türküleri okuyorum. Neşet Ertaş’ı seviyorum. Dünya üzerindeki 40 çeşit müzik repertuarım var...” diye yanıtladı.

Erbaş gittiği toplantılarda anılarını da anlattı. Erbaş, "Bir toplantıda daha konuşmaya başlamadan bir kadın el kaldırdı bir şey söylemek için. Buyurun dedim. Yaşıyoruz Sessizce'yi benim için yazmanızı isterdim dedi ve kapıyı çarpıp çıktı. O kitabı ölen eşime yazmıştım..." dedi.

Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)