Sinemacılarımızın ikiye bölünmesi ve Yılanların Öcü
Ulusal sinema hareketi 1960’larda doğdu. Halit Refiğ’in başını çektiği hareket, Kemal Tahir’den esinlenmişti.
Ulusal sinema hareketi 1960’larda doğdu. Halit Refiğ’in başını çektiği hareket, Kemal Tahir’den esinlenmişti. Temel tezleri “bizim Batı’dan farklı olduğumuz” üzerineydi. Batı, kapitalist ve bireyci; biz ise, sosyalist ve çoğulcuyduk. Gerçek savaş, sınıf savaşı değil, Doğu-Batı çatışmasıydı; Batı sanatları Doğu sanatlarından çok farklıydı. Ulusal kültürümüzde Batı’dan farklı olarak divan şiiri, saray müziği, minyatür, Karagöz ve Ortaoyunu vb. yer alıyordu. Tezleri buydu… Karşılarında ise Batı sinemasını destekleyen bir görüş vardı. 1966-1970 arasında yayınlanan Yeni Sinema Dergisi, Batıcıları ve onların kurdukları Sinematek Derneğini destekliyordu. Bu anlayışı Onat Kutlar ve Şakir Eczacıbaşı gibi isimler savunuyordu. 1960 sonlarında “Sinematekçiler” ile “ulusalcılar” kutuplaşması kendini duyumsatmıştı. Ulusal sinemayı en iyi temsil eden film Bir Türk’e Gönül Verdim (Halit Refiğ, 1969), Sinematekçilerin öne çıkardığı film ise Yılmaz Güney’in yazıp yönettiği Umut’tu (1970). 60’larda Ses ve Hayat gibi sinema yıldızlarını konu alan magazin dergileri halkın büyük ilgisini çekiyordu. Sinema dergileri yıldız yarışmaları düzenliyor, dereceye girenleri yapımevlerine yönlendiriyordu. İstanbul İstiklal Caddesi’nde sinemacıların yoğun olarak bulunduğu Yeşilçam Sokağı, 1960’larda başlayıp 70’lerin ortalarına kadar altın çağını yaşadı. Bu dönemde egemen film türü melodram üzerinde yükseldi, yapım sayısı 200’ü geçti. 1960-65 yıllarında 27 Mayıs Darbesinin de etkisiyle Türkiye’de toplumsal gerçekçiliğin izleri görülmeye başlandı. Gecelerin Ötesi (Metin Erksan, 1960), Dolandırıcılar Şahı (Atıf Yılmaz, 1960), Şehirdeki Yabancı (Halit Refiğ, 1962), Acı Hayat (Metin Erksan, 1962), Yılanların Öcü (Metin Erksan, 1962), Şafak Bekçileri (Halit Refiğ,1963), Bitmeyen Yol (Duygu Sağıroğlu, 1965), Otobüs Yolcuları (Ertem Göreç, 1961) gösterime girdi. Filmler siyah beyazdı. Çoğu, melodramın özelliklerini de taşıyan toplumsal gerçekçi filmlerdi. Kadın-erkek arasındaki ulaşılamaz aşkı malzeme yapmışlardı. Öyle de olsa… Kimi filmler sansüre takılıyordu. Fakir Baykurt’un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Yılanların Öcü adlı film Mart 1962’de Sansür Kurulu tarafından muzır propaganda yapıldığı gerekçesiyle yasaklandı. Yapımcı karara itiraz edince, zamanın İçişleri Bakanı Ahmet Topaloğlu kuruldan filmi bir defa daha incelemesini istedi. Filmi ikinci defa inceleyen Sansür Kurulu hiçbir değişiklik yapılmadan oynatılmasına karar verdi. 23 Nisan 1962 günü… Metin Erksan’ın yönettiği Yılanların Öcü filminin Ankara’da Ulus Sineması’nda ilk gösterimi sonunda, salonda bulunan bir grup faşist seyirci sloganlar atmaya başladı: “Kahrolsun Komünistler!” Tepkiler önce sahnede olan eserin yazarı Fakir Baykurt’a yöneldi: “Yuhh!” sesleri arasında kırmızı mürekkep attılar Baykurt’a… Sinema salonunun koltuklarını, vitrinlerini kırıp döktüler. Hızını alamayan grup, sloganlar eşliğinde Kızılay’dan Zafer Anıtı’na doğru yürüyüşe geçti. Olayların ardından 24 kişi tutuklandı. Ankara’daki olayları filmin gösterildiği Erzurum’da, Niğde’de, Tarsus’taki olaylar izledi. Film afişleri yırtıldı. Film oynatılırken “Kahrolsun Komünistler!” ve “Kahrolsun Kızıl Yılanlar!” sloganları atıldı. Yürüyüşler yapıldı… Yaşananlar Yılanların Öcü’ne ilk saldırı değildi. Baykurt’un romanı yayınlandığında da “milliyetçi cephe” den itirazlar yükselmiş, hakaret dolu yazılar yazılmıştı. Fakir Baykurt, köy gerçeğini bütün çıplaklığı ile ortaya koyduğu Yılanların Öcü romanını 1958 yılında Cumhuriyet gazetesinde tefrika halinde yayınlamış, Yunus Nadi Ödülü’nü kazanmıştı. Roman, anası Irazca, karısı Hatça ve üç çocuğuyla toprağını ekerek kendi halinde yaşayan yoksul bir köylü olan Kara Bayram ile evlerinin önünde ev yapmak isteyen bir başka ailenin mücadelesini konu alır. Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınının ardından milliyetçilerden tepkiler yükselmişti: “Türk köylüsünün ahlak ve faziletine… Aile kutsiyetini sarsıcı… Dini akidelerimizi rencide eden…” 1965 Genel Seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden İstanbul milletvekili adayı olan Metin Erksan’ın yönettiği Fikret Hakan, Nurhan Nur, Aliye Rona, Kadir Savun, Erol Taş, Ali Şen’in oynadığı Yılanların Öcü filmi, 1962 yılında Baykurt’un doğduğu köyde, Burdur’un Akçaköy’ ünde çekildi. Yılanların Öcü gösterime girdiği yıl Sinema Yazarları Seçiminde “En Başarılı Film”, “En Başarılı Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini aldı. 1966 yılında Tunus Kartaca Film Şenliği’nde Şeref Madalyası ile onurlandırıldı. Neler gördü, neler yaşadı bu Türkiye… Selim Esen

%20(1).jpg)
Gercekedebiyat.com














