Ankara’da Gürcistan Büyükelçiliği’nde yapılan etkinlik Gürcistan Ankara Büyükelçisi Archil Kalandia, Yazarlar Birliği Başkanı Makvala Gonashvili ve yazar ve köşe yazarı Guram Odisharia'nın konuşmalarıyla başladı. 

Açılış konuşmasında Büyükelçi Archil Kalandia, Gürcü dili ve kültürüne yönelik ilginin artırılmasında Gürcü yazarların eserlerinin Türkçeye çevrilmesinin önemini kaydetti. Ayrıca Gürcistan ile Türkiye arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi ve iki ülkenin edebiyat çevreleri arasında daha yakın bağlar kurulmasının gerekliliğine dikkat çekti. Kalandia, “Gürcü edebiyatı Gürcistan’ın bağımsızlığının başlangıcına neden oldu” dedi.

Makvala Gonashvili ve Guram Odisharia ise Türkiye’de Gürcü edebiyatının tanıtılmasının halklar arasında ilişkilerin gelişmesi açısından önem taşıdığını belirterek bu konuda desteklerinden dolayı Büyükelçi’ye ve etkinliğe gelen Türk yazar konuklara teşekkürlerini sundular.

Etkinlik kapsamında, Makvala Gonashvili ve Guram Odisharia başta olmak üzere, eserleri Türkçeye çevrilmiş Gürcü yazarlar hakkında çevirmen Makvala Kharebava ve yazar ve çevirmen Kevser Ruhi tarafından bilgi verildi.

Etkinlik, Türk ve Gürcü yazarlar arasında konuşma ve tartışmalarla renkli ve zengin bir içerik kazandı.

Gürcistan Yazarlar Birliği Başkanı ve ‘Gel de geçelim bu tozlu patikadan / Çocukça gururunu koy bir kenara / Gel yağmurlar boşalacak bulutlardan / Yağmur bütün izleri silecek sonra.’ dizelerini yazan şair Makvala Gonashvili, “Türk edebiyatının zengin ve çok üst düzeyde olduğunu biliyorum. Ayrıca Muhammet Peygamber’in ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ sözünü biliyorum. Son kitabım bu konu üzerinedir." dedi.

 

Makvala GonaşviliPervanenin Dansı Flu Kitap

Makvala Gonaşvili, Pervanenin Dansı’nda “insan ruhunun karmaşası, doğanın güzellikleri, aşkın erişilmezliği ve yaşamın geçiciliği üzerine düşündüren şiirler”in yer aldığını belirtti. Türkolog Makvala Keharebava’nın Türkçeye çevirdiği kitapta şiirlerin Gürcücesi de yer alıyor. Toplantıyı da yöneten ve “Çeviride edebiyat hissi önemli” diyen Makvala Keharebava, Gürcistan’da 1930 yılında Türkoloji Bölümünün açıldığını ancak Türkiye’de 2006’da Düzce Üniversitesi’nde, daha sonra Kars Üniversitesi ve Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde Gürcü Dili ve Edebiyatı bölümü açıldığını anımsattı.

Ünlü Gürcü yazar Guram Odisharia, 1951'de Sukhumi'de doğdu ve Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Abhazya Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde büyüdü. Şiirleri ve romanları 25'ten fazla dile çevrildi. Etkinlikte, Guram Odishara’nın Türkçeye çevrilmiş tek kitabı Başkanın Kedisi romanı tanıtıldı. Yazarın başyapıtı olarak kabul edilen Başkanın Kedisi, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Çince, Ukraynaca, Rusça, Hollandaca gibi 20'den fazla dile çevrilmiş ve yayınlanmış, uluslararası alanda büyük beğeni toplamıştır. Tamar Alpenidze ve Kevser Ruhi’nin birlikte çevirdiği roman yazara hem yerel hem de uluslararası alanda saygın ödüller kazandırmıştır.

Guram Odisharia Başkanın Kedisi, Flu Kitap 

Etkinlikte konuşan Odisharia, Abazya’da çocukken futbol oynadığı Pele lakaplı Türkçe öğretmeye çalışan bir Türk arkadaşının kendisindeki etkisini vurgulayarak özetle şunları söyledi: “Sovyet döneminde geçen gençliğimde hep Türkiye’yi merak ederdim. Bugün nasip oldu. Ülkemde ve Türkiye’de görüşmelerimde hep olumlu izlenimler edindim. Günümüzde insanoğlu sorunlarını maalesef silahla çözüyor. Bir gün gelecek, buna inanıyorum, insanlar silahları bırakacaklar. Önce söz vardı, söz tanrıdır ve tanrı da aşktır sevgidir. Dualarımızda ‘Tanrım önce bana sonra aileme ve ülkeme vatanıma yardım et’ deriz. Bu duaya ‘Bana yardım edemiyorsan kötü durumda olan başkalarına yardım et’ duasını ekleyebilmeliyiz. Bugün tüm ülkeler kendini kurtarmak için farklı yollar deniyor. Oysa bu çeşitlilikte değil herkes için tek bir kurtuluş yolu bulabilirsek o zaman kurtuluruz.”

Eleştirmenlerin ‘Karadeniz onun için bir ilham kaynağıdır’ dediği barış çalışmalarıyla da tanınan yazar Odisharia’nın Sizin İçin Mezmurlar, Denizin Anahtarı, Çocuklar İçin Yedi Resim ve Gece Yarısı Ağacı, Zulüm Görenlerin Geçidi, Sukhumi'ye Dönüş, Karadeniz Okyanusu, Tek Gözlü Bomba, Sensiz Birlikte gibi kitapları Türkçeye çevrilmeyi bekliyor.

Etkinliğe Ankara’da yaşayan Alman Dili ve Edebiyatı uzmanı eleştirmen Prof. Dr. Onur Bilge Kula, HÜ Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı yazar Prof. Dr. Kubilay Aktulum, yayın yönetmenimiz eleştirmen Ahmet Yıldız, Buzdokuz dergisi yayın yönetmeni Hayriye Ünal, şair Ahmet Özer, şair Mehmet İş, Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı ressam eleştirmen Celal Binzet, Yazar psikiyatrist doktor Mutluhan İzmir, yazar Celal İlhan gibi yazar, şair, eleştirmen ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir topluluk katıldı. 

 Ahmet Yıldız etkinlikte söz alarak, çocukluğunun Gürcüler arasında geçtiğini, Antik Yunan ordularının yenemediği Pers kralı Kyros’u Gürcü prenses Tamara’nın yendiğini Herodot’un bizzat yazdığını anımsatarak, “Dünyanın en ilginç coğrafyası, dünya için vaz geçilmez önemde eski ama köklü kültürün bulunduğu Kafkasya’nın kadim uygarlığı olan Gürcü yazar ve şairlerinin de doğal olarak inanılmaz yetenekte” olacağına vurgu yaptı.

Kütüphaneler ve Yayımlar Dairesi eski Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula da “Gürcü edebiyatını Almancadan okuyarak tanıdığını, 1921’deki anlaşmadan sonra Gürcistan ve Türkiye arasında en küçük bir pürüzün yaşanmamasına karşın edebiyatlarının bu denli uzak kalmasının anlaşılır olmadığı, bu durumun yetersiz olduğu”nu vurguladı.

Etkinlikte Kevser Ruhi Türkiye’de yayımlanmış Gürcü yazarları sırasıyla görüntülerle tanıttı. İlk çevirinin Aleksandre Kazbeki’nin ünlü Kafkas Hikayeleri olduğu belirtildi. Daha sonra Ahmet Özkan Melaşvili, Nodar Dumbadze, Yusuf Poğava, Şota Rustaveli, Aka Morçiladze, Dalo Turaşvili, Giorgi Kazbegi gibi yazarların kitapları anımsatıldı.

Etkinlik samimi bir kokteylle sona erdi.

(Notları alan: Ahmet Yıldız)

Gercekedebiyat.com

 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)