'Gerçekleştirme' fiiliyle Türkçemizi katlediyoruz
Türkçeyi, haber ajansları, devlet kurumlarının açıklamaları ve maç sunucuları birlikte mahvediyor!
Tarih boyunca Türkçemize büyük saldırılar oldu. Birincisi, Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar, Büyük Atatürk'e kadar, onlarca Türk devletinin hiç biri Türkçeyi resmi dil yapmadı; hatta aşağıladı!* Bu nedenle güzel Türkçemiz Farsça, Arapça, Fransızca ve İngilizce.. envai çeşit dilin saldırısına uğradı. Ama onlar Türkçemizin dil bilgisi kuralına, yüklemlere saldıramıyorlardı; dilimiz kendini koruyacak kadar güçlü bir doğallıktaydı. Maalesef düşmanın yapamadığını biz yapıyoruz: kendi kendimize yüklemlerimize saldırmaya başladık son yıllarda. Şöyle işleniyor cinayet: Haberde tekel olan AA, DHA, İHA gibi haber merkezlerinin yazdığı haberleri, yazılı ve görsel “medya”mızın hemen tümü kullanıyor! Facianın nasıl dalga dalga virüs misali yayıldığını tahmin edebilirsiniz. Benim bildiğim, iletişim fakültelerinde, gazetecilik bölümlerinde ilk iş, cümle kurmayı bilmek, Türkçeyi iyi kullanmak ve yazım kurallarına tam uymayı öğretmek olur/du! Bütün bakanlıklar, devlet kuruluşları, hele Meteoroloji Genel Müdürlüğü bolca bozuk Türkçeli basın açıklaması yapıyor ve haber merkezlerinde çalışan zaten kötü eğitilmiş genç muhabirlere kötü örnek oluyorlar. Hiç bir haber merkezi böyle 'yüksek' yerlerden yapılan açıklamaların cümlelerini düzeltmeye kalkmaz; doğrudur deyip yayınlar ve öyle yapılıyor. Hele maç sunucuları! Onlara göre futbolcuların hiç biri topa "vur-"muyor, "vuruş yapıyor!" Nihayet Kars'ta Kağızman'da sıradan okur, haberi okuyor ve yanlış yüklemli, yanlış noktalı virgül dolu haber metninden o lanet virüsü kapmış oluyor. Türkçemizin dili yok ki derdini söylesin, haykırsın isyan etsin! Binlerce yıldır yabancı dil saldırıları yalnızca sıfat, ad gibi sözcüklereydi. Türkçenin yüklem zenginliğinin yapısını bozamıyordu. Ancak şimdi Türkçenin yüklemine saldırmaya kendi kurum ve kuruluşlarımız eliyle saldırmaya başlamıştık ki vahim olan buydu; Türkçenin beynini, yapısını allak bullak edip tarihin derinliklerine gönderecek bir saldırıydı bu! Önce güzelim "yapmak" yardımcı fiilini de (yüklemini) "google" çeviri Türkçesiyle suçumuza ortak ettik. Artık "gir-"miyoruz, "giriş yap"ıyoruz! Fakat bir süre sonra buna da razı olacak duruma kadar derinleştirdik işi: Artık bir şeyi "yap-"mıyor, her şeyi "gerçekleştir-"iyoruz! Ve bu ihaneti / saldırıyı bütün haber merkezlerinin Türkçesini belirleyen AA, DHA gibi çok önemli kurumlarımızca ve bu nedenle çok dikkatli olmaları gereken haber ajanslarımızca yapıyoruz! İşte daha bugün AA'nın haberi: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'nin, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarıyla her yıl yenilenebilir enerji kapasitesini artıracağını belirterek, 'Haftaya pazartesi itibarıyla güneş enerjisinde ilk mini YEKA yarışmalarımızı da gerçekleştireceğiz. Bu yarışmaları daha önce 1000 megavat gibi tek parçalı alanlarda gerçekleştiriyorduk. Şimdi 10, 15 ve 20 megavat büyüklüğünde 74 yarışma gerçekleştireceğiz.' dedi. görüştü › Putin'le görüşme gerçekleştirdi. geçtiler›geçişlerini gerçekleştirmiş oldular Ay'daki en önemli görevlerinden... › Ay'da gerçekleştireceği en önemli görevlerinden biri olarak..." denetleyeceğim ›Denetleme gerçekleştireceğim kapıdan çıkıyor›kapıdan çıkışını gerçekleştiriyor Hele Milli Savunma Bakanlığı gibi Türkiye'yi sınırlarımızı, Mavi Vatan'ımızı, yurt topraklarımızı başarıyla koruyan TSK'nın bağlı olduğu kuruluşun Türkçemize olan yabancılığı ve saldırılara bu nedenle bilinçsiz de olsa ortak olması en acı koyanı! Bu facialar bugünkü "twitter" sayfasından: Doğrusu: "... hava resmi paylaşıldı." Sayın MSB yetkilileri, Türkçemize böyle hor davranırsanız savunacağınız yurt parçası yalnızca dağ ve taş kalır; Türkler sayenizde zamanla tarihten silinmiş olur! Unutmayın, dışarıdan gelecek düşman değildir bir milleti yıkacak olan; bir milleti yok etmenin ilk ve en doğru yolu ve birinci şartı dilini yozlaştırmak bozmaktır! Eski Çinliler böyle yapardı! virüs yayıldı ›virüs yayılım gösterdi savaştı›savaşım gösterdi koşarak başardı›koşu yaparak başarı gösterdi SÜREÇ Bir "süreç" var ki nerdeyse on beş yıldır iktidarını koruyor; her dönem gözde! Özellikle mühendis Odaları, meslek odaları konuşmacılarının her cümlede kullandıkları ve "süreç" dedikleri an her şeyi anlatıverdikleri bir sözcük! salgın döneminde›salgın sürecinde karantina süresinde›karantina sürecinde yardımlar ödenirken›yardım ödemeleri sürecinde 12 Eylül darbesi döneminde›12 Eylül darbesi sürecinde Son 10 yılda nasıl olduysa bir noktalı virgül kullanma hastalığı baş gösterdi ki nerden çıktı ilk kim bu cinayeti işledi gerçekten araştırmaya değer. Noktalı virgül noktalı virgül olalı böyle meşhur olmadı mı desek, böyle işkence görmedi mi desek… Büyük yazarlarımızın belki de en fazla üç dört sayfada bir kez kullandıkları bu işaret şimdilerde hiç bir yazım işaretinin kullanılmaması gereken yerden tutun da virgül yerine, iki nokta yerine, hatta satır başı yaparken bile kullanılır oldu! Bir (korona)virüs gibi yayılmaya başlayan bu işaret, olur olmaz yerde ve üstelik hep yanlış kullanılıyor. “Bir yıl sonra; basma üretimi 12 milyon metreye ve iplik üretimi 407 tona çıktı. 10 yıl sonunda; basma üretimi 20 milyon metreye ve iplik üretimi 2 bin 800 tona çıktı. Ardından; Nazilli’de Pamuk İstasyonu kuruldu.” (Soner Yalçın, Sözcü – 31 Ağustos 2014) Doğrusu: “Bir yıl sonra basma üretimi 12 milyon metreye ve iplik üretimi 407 tona çıktı. 10 yıl sonunda basma üretimi 20 milyon metreye ve iplik üretimi 2 bin 800 tona çıktı. Ardından Nazilli’de Pamuk İstasyonu kuruldu.” (Soner Yalçın, Sözcü – 31 Ağustos 2014) “Strateji; siyasi olarak çevrelemeyi, askeri operasyonla zayıflatmayı, coğrafi olarak küçültmeyi ve sonunda yenmeyi hedefliyor.” (Milliyet, Nihat Ali Özcan, 9 Eylül 2014) Doğrusu: “Strateji, siyasi olarak çevrelemeyi, askeri operasyonla zayıflatmayı, coğrafi olarak küçültmeyi ve sonunda yenmeyi hedefliyor.” (Milliyet, Nihat Ali Özcan, 9 Eylül 2014) Doğrusu: Hem noktalı virgül değil virgül bile kullanılmaması ve "Ülkemiz"in Ü'sünün büyük olmaması gerekiyor! İş yapan, eyleyen, hareket eden "isim"ler değil "kişiler"dir! ...O isimdeki kişidir! Bir ismin yani Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin... gibi cansız zavallı ad sözcüklerin, bakanlık yaptığını,topa vurduğunu, ameliyata girdiğini, organizasyon yaptığını düşünebilen bir zihin nasıl bir zihindir! bazı kişilerin› Toplantıda lider konusunda adı geçen bazı isimlerin halkta karşılığı olmadığı yönünde görüşler dile getirildi. bazı kişiler› Dinleme listesinde ismi geçen bazı isimler 24 TV'ye açıklamada bulundu. Erbakana yakın isimlerin çabalarına rağmen. Bazı isimlerin adı varmış! O organizasyonu yapan isim... Koronavirüsü bir biçimde kovacağız, ama Türkçemizi mahvetmek için her kurum ve kuruluşumuzun, biz tek tek bireylerin yaydığı virüsü nasıl kovacağız? Sanırım hemen ve ivedilikle, önce haber ajanslarının ve resmi kurum ve kuruluşların, maç anlatıcılarının açıklamalarına, konuşmalarına özen göstermekle işe başlamalı! Mustafa Yıldırım'ın 'Türkçeye Türkler Kıydı - Emperyalistlerin bu kıyımda payı yok!' kitabını da ibret belgesi olarak herkesin okuması dileğiyle. * Yanlış anlaşılmasın; beni tanımayanlar için not: (Beni tanıyanlar bunları bildiğimi bilir.) Göktürkler saf Türkçe konuşuyordu, yazıtları Türkçe duyarlılıkla doludur; Balasagunlu Yusuf'un gençlerin Farsça şiir yazmasına tepki olarak kocaman kitap yazmasını, Karamanoğlu Mehmet Bey'i... Saygıyla anıyoruz. Bunlar ya Türkler'in ilk dönemleri ya da bireysel duyarlılıklardır. Tarihte ilk kez bir devlet Anayasası'na 'Resmi dil Türkçe'dir' yazmıştır. Yazmakla kalmamış dil bilginlerini dünyanın dört bir yanından toplamış, Türkçe ve kökenleri hakkında en az Orhun Yazıtları kadar özenle davranmıştır. Sonuçta Türk Dil Kurumu'nu kuran da Atatürk'tür. Ahmet YıldızTÜRKÇENİN YÜKLEMLERİNİ BOZMAYA BAŞLADIK!
HER ŞEYİ 'GERÇEKLEŞTİR'İYORUZ!
Doğrusu: "...karargahında görüştü."
GÖSTERMEK!
NOKTALI VİRGÜL
'O İSİM...'!
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR