yerel-ve-evrensel-bir-elmanin-iki-yarisi-ferruh-tunc-507596.webp


Evrensellikle ilgili konuşulduğunda onu yerellik karşıtlığında tanımlama eğilimi var. ‘Diktomik' düşünme alışkanlığından olsa gerektir bu. Olgun bir muhakemenin hak ettiği çok boyutluluğu edinemediği halde muhakeme adına sığ bir akıl yürütme tuzağına düşme olasılığı da vardır bu "tersi değilse düzüdür” yaklaşımının.

Bu kolaycılığa kapılınca, evrensel olmayan yerel-ulusal sanat olurmuş ya da yerel ulusal olmayan evrensel sanat olurmuş yanılgısına kolayca kapılabilir insan. Oysa iki türlü; biri yerel, öteki evrensel sanat olmaz. Sanat eserinin vazgeçilmez boyutundan biri yerel-ulusal, öteki de evrensel-enternasyonal olabilmesidir. Biri olmadan öteki olmaz.

Şiirin evrenselliği söz konusu ise burada sorun dil, çevrilebilirlik ve böylelikle yereli aşan bir kabul görmek, karşılık bulmak değildir. Bunlar her yerel-ulusal sanat eserinin niteliği olan evrenselliğinin başka yerel ve ulusal okurlar tarafından kolay veya zor, yakın veya uzak bulunmasını kolaylaştırıcı veya zorlaştırıcı etmenlerdir olsa olsa.

Sanatın sanat olma koşulu, yerel-evrensel/ ulusal-enternasyonal sıfatlarını birlikte kazanarak ortaya çıkmasıdır; yalnız birini, daha çok ötekini değil... Edebiyat dışı İngilizce metinlerde rastladığımız “global” (küresel) ve “local” (yerel”) sözcüklerinden yola çıkan türedi bir sıfattan esinle (glocal) sanatın yerel ve evrenselliğinin iki karşıt değil bireşik tek bir özelliği olduğunu, 'yerensel' türedi sıfatını kullanarak dile getirebiliriz belki biz de Türkçede.

Yerel-evrenselliğin ya da evrensel-yerelliğin ne olduğu hakkında öne sürülebilecek en önemli ölçüt, sanatçının ve eserinin, yaşadığı “çağın çağdaşı” olmasıdır.

Bu ne demektir?

Sanırım, evrensel insani değerlerin dışında olmamak ve söz konusu sanatın tarihsel olarak aştığı öz-biçem bireşimlerini, taklit ve tekrar etmemek yeterli bir negatif tanımdır. Bunun ötesinde, evrensel bir sanat eserini pozitif olarak betimlemek, kimi “elamanter” hatırlatmalar ve soyut-kuramsal tanımlamalar sanatın doğası ile çelişir düşüncesindeyiz. Sanatın ne olduğu konusunda daha çok eser konuşur, sanatçı konuşur; bakarsınız yepyeni, bambaşka bir sanat eseri karşımıza çıkmış, kendini benimsetmiş olur.

Bu durumda, başka şeyler yanında, o mutlaka hem yerel ve hem de evrensel olacaktır diyebiliriz. 

Çok okunan, paylaşılan değildir evrensel olan. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince, Rusça vb. edebiyatlar, gelenek ve eser düzeyleri yanında o dilleri konuşan ve yazanların çokluğundan kaynaklı bir “ölçek” ve buradan yola çıkarak da bir 'etki' yaratmaktadır kuşkusuz dünya edebiyatında. Bu bir olgudur.

Ama bu bizi, onların edebiyatının evrensel, daha az okunan edebiyatların ise yerel olduğu sonucuna götürmemelidir. Evrensellik, bir ulusal edebiyatın bütün olarak evrensel edebiyatla aynı hizada yer alıp almadığı, çağının çağdaşı edebiyatçı ve edebi eser sayısının çokluğu gibi kıyaslarla doğru orantılıdır. Bir 'ülkecik', bir “yazarcığı'yla evrensel edebiyat hizasında olabilir. Başka bir* ifadeyle, “edebiyat ligi, ülkelerden çok sanatçıların ve eserlerin ligidir. Bu konuda ülkeler, olsa olsa, evrensel ulusal sanatçıları ve onların verimleriyle yarışabilirler.

Ne yazık ki üstü örtülü görünse de evrenselliği, egemen, yaygın batı dil ve kültürlerinin gözüne, kalbine, tekniğine yakınlık olarak tanımlayan yaygın bir anlayış da vardır edebiyat dünyasında. Ya da daha doğru bir nitelemeyle, edebiyat pazarında...

Bu düpedüz, Edward W. Said'in* kavramsallaştırması ile, 'oryantalizm'dir. Egemen-yaygın kültüre iltihak ederek de sanatçı olursunuz ama bu çok çok zordur. Başardıysanız buna yine de diyeceğimiz yok... Oradan gelen sanat olduğu sürece buna da pek sözümüz olamaz elbette... Ama bu durumda bile vazgeçtiğiniz ya da görmezden geldiğiniz yerelliğin/ulusallığın yerine bir başka yerelliği/ulusallığı koyduğunuzu kulağınıza fısıldamadan edemeyiz...

*Edward W. Said (1935-2003): Doğu'nun batı tarafından (ve batıda) temsili konusunu yorumlayıp analiz ettiği 1978 tarihli “Oryantalizm” adlı esriyle dünyaca tanınan, Filistin doğumlu Amerikan vatandaşı, karşılaştırmalı edebiyat profesörü ve teorisyen.

Ferruh Tunç
(Çağdaş Türk Dili, Temmuz-Ağustos 2023, N: 425)
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ YAZI

Benzer İçerikler