Vahit’in çizdiği Uğur Mumcu portresinin düşündürdükleri
"...Bu ordu hepimizindir. Patnos'ta çok şey kazandım. Orada 'halk' dediğimiz soyut kavramın ne olduğunu canlı örneklerle anladım. Siirtli Maşallah çavuşu, Trabzonlu Osman çavuşu, Denizlili havancı Niyazi'yi, Kırklarelili Recep'i, Mersinli Mithat'ı, Ankaralı Dinçay'ı tanıdım. Her biri, birer insanlık simgesi gibi çevremizde bizlere 'Hoca Nasrettin gibi ağlayan, Bayburtlu Zihni gibi gülen' halkın en taze güllerini sundular. Yüreklerimize duygu pınarlarından şelaleler akıttılar. ...Evet, evet ne olursa olsun, ben Patnos dağlarında halk çocuklarıyla er olarak askerlik yapmayı, emekli olduktan sonra, siyasal iktidarın uzattığı yönetim kurullarında, on binlerce lira para alan orgeneral olmaya değişmem." Uğur Mumcu böyle bitirmiş Sakıncalı Piyade’yi… Ağrı’nın Patnos ilçesindeki asker ocağından trajikomik anılarını anlattığı o efsane kitabı Sakıncalı Piyade… ‘Asker ocağı’… “Ocak” sözcüğünün Türk Dil Kurumuna göre 11 (on bir) farklı anlamı varmış… Bunlardan diğer ikisi de: - Yılın ilk ayı - Ev-Aile- Soy imiş… O uğursuz 1993’ün Ocak ayında elimizden alınan Uğur Mumcu için yüreği yananlardan birisi de, hiç kuşkusuz bu portreyi çizen karikatürcü arkadaşımız Vahit Akça’dır. Bu güzel portre çalışması o kadar benimsendi, sahiplenildi ve çizildiği günden bugüne o kadar çok paylaşıldı ki, bir çizer olarak kıskanmamak elde değil. Bileğine de yüreğine de sağlık Vahit Akça… Yalnız, şu noktaya dikkatinizi çekerim; Vahit Akça’nın çizdiği Uğur Mumcu portresini benimseyip paylaşanlardan birisi de emekli asker Erdal Sarızeybek’tir. NATO üyesi bir ordunun olası her türlü kirinden, hiç kabahati olmasa da kaçınılmaz olarak sorumlu tutulan subaylardandır Erdal Sarızeybek… Öte yandan Vahit dostumuza; “Ocak ayında katledilmiş bir isim” sorulsa, ilk aklına gelen Mustafa Suphi olabilir ki kabulümüzdür… Fakat işte böyle, farklı dünyalardan görünseler de Erdal Sarızeybek ile Vahit Akça’yı yurtseverlik ocağında buluşturan bir isimdir Uğur Mumcu… “Kuvâyi Milliye şehitlerindendir”… Ve aynı zamanda, haince katledilmeleri hep ocak ayına rast gelen bütün bu güzel isimlerin tamamı “bizim ocakın”, ocağımızın evlatlarıdır. Muammer Aksoy gibi, Gaffar Okkan gibi, Metin Göktepe, Onat Kutlar, Hrant Dink gibi… Hepsine selam olsun! Mustafa Bilgin
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR