Şair ve yazar Onur Caymaz’ın yayımladığı ‘Okuryazar Kamuoyuna Duyurulur Vefa neden intihar etti!” başlıklı duyuru, edebiyat dünyamızın gerçek yüzünü ortaya koyan bir belge niteliğinde.

Edebiyat yayıncılığımız, dolarla kağıt almasına karşın kaliteden ödün vermiyor, kitap kapağı tasarımında da maşallah bir numarayız ancak yönetim anlayışı, yayın yönetmeni (editör!) kültürü açısından taş çağını, feodal dönemi yaşıyor.

Dergi ve yayınevi yönetimlerinde ölçüt edebiyat gücü yetenek değil Hikmet Temel Akarsu’nun yazısında vurguladığı gibi etnisite, cinsel kimlik, siyasal angajman vs. unsurları ön planda.

(İnsan B. Traven’e hak vermeden edemiyor; en doğrusu oydu belki de.)

Söz konusu yayınevlerinin, kâr amaçlı bir yayın politikası bile gütseler razıyız, ama bir nefeslik canlarına, perişan durumlarına bakmadan içerikleri boş, yetenekleri sıfır yaratıcılığı zero yazar şairleri öne sürerek hala edebiyatı bir manipülasyon aracı ve siyasal aparat olarak kullanmaya çalışmaları, tam anlamıyla harakiridir, aptallıktır!

(İnsanın 'PKK bile silah bırakır bunlar bırakmaz' diyesi geliyor!)

Geçen ay  Ahmet Yıldız, ‘Günümüz Edebiyatının Ekonomi Politiği’ başlıklı konferansında durumu özetlemişti.

Taylan Kara yıllardır vurguluyor uyarıyor.

Hatta genç yaşında intihar eden rahmetli yazar Kaan Turhan, ‘Şakir Şırıldak Şiir Ödülü’ duyurusu yayımlamış da onlarca kelli felli şairimiz katılmıştı!

Benzer durum Onur Caymaz’ın başına gelmiş. İdeolojik politik duruşu nedeniyle dergiler şiirlerini yayınevleri dosyalarını geri çevirir olmuş. O da takma adla şiir yazmış aynı ‘editör’ler bu kez yayımlamışlar!

Onur Caymaz’ın başına gelenler edebiyatımızı kendileriyle birlikte çöplük haline getirenlere bir tokat gibi:

İlk şiir kitabım 2000'de yayımlandı. Edebiyatta 25 yıl. Son süreçte Kitaplık, Varlık gibi dergiler, e-postalarıma cevap vermiyor, yolladığım şiirleri nezaketen bile olsa reddetmiyordu. 25 yıllık emeğin karşılığı mı? Oysa nedeni açık: Türkiye'de bir kültür mafyası var. Onlar gibi ol, öyle düşün isteniyor. Farklı düşünen yalnız bırakılıyor, eser önemli değil. Sorun Onur'daydı. Ben de kendimden ikinci bir şair yarattım. Uydurma biri: Sait Vefa koydum adını. Güya memur, kimi nedenlerden Vefa T mahlasını kullanıyor. Özdeki Caymaz'ı koruyup yeni şiirler yazarken biçime boya cila attım. Hatta Vefa'nın şiirlerinde, Caymaz'ın önceden yolladığı şiirlerdeki dizeleri bile fark etmediler. Caymaz'dan esirgenen cevaplar Vefa'ya verildi. Şiirler yayımlandı, telif alındı. Hatta muteber bir yayıncı Vefa T'nin kitabını bile basacaktı. Sözleşme günü onun ben olduğu anlaşılınca vazgeçildi. Halimiz yamandır. Edebiyatımız eser kalitesiyle değil, yazarın adıyla ayakta. Vefa't etmiş editörlüğünüz, dergiciliğiniz, eleştiriniz sorgulanmalıdır.

İntihar Süsü, Onur Caymaz, Kırmızı Kedi Yayınevi

Sonra yayınevim Kırmızı Kedi'ye durumu aktardım. Değerli Enis Batur'a teşekkürler, editörüm Anıl Mert Özsoy'un emeğine de... Kitabı hazırladık. Onur, İntihar Süsü'nü Vefa ile okura bırakıyor artık. Vefa, kitabın sonunda ölecek. Bu, ilk ve son oyun. Öğrenmem gerekeni öğrendim, hayat ve edebiyat öğretti: Kültür ortamımızın ederi buymuş.

Kitabın başında, tüm şiir kitaplarımda olduğu gibi bir önsöz var. Burada hem muhatap olduğum dergilerle, kültür mafyamızla, edebiyata bakış açımızla karınca kararınca hesaplaşıyor hem de kitabın macerasını detaylarıyla anlatıyorum.

Borcum dile ve okuradır, gerisi boştur. Üç yıl boyunca Vefa T olarak kandırdığım kim varsa özür dilerim. İkiyüzlülüğümüzü, bitmişliğimizi, artık işe yaramadığımızı göstermek için bunlar gerekliydi. Edebiyatımız böylesi kokuşmuş kadrolardan kurtulmadıkça işimiz çok zor!

 

İmza Onur Caymaz

Edebudsman
Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)