Türk edebiyatının önemli şairlerinden Tuğrul Tanyol için Emel Koşar ve Vedat Akdamar 2 Aralık 2017’de Yitik Belleği Rüzgârın-Tuğrul Tanyol Sempozyumu düzenledi.



Sempozyumda Tuğrul Tanyol’unTürk edebiyatına katkıları birçok yönüyle değerlendirildi. Akademisyenlerin ve şairlerin bildiri sundukları sempozyum 2 Aralık 2017’de Hatay Restaurant’ta gerçekleşti.


Emel Koşar, Tuğrul Tanyol’un Şiirinde Söz Varlığıadlı bildirisinde “Tuğrul Tanyol’un zamanın seslerini ilmek ilmek ördüğü şiirlerinin özgünlüğü, dilin aynı damarında ustalaşması ve giderek daha duru yazmasında aranmalıdır. İmzasız bile olsa şiirlerinde ‘Bu şiir, Tuğrul Tanyol şiiri’ diyebileceğimiz bir ses yakalayan şair, duyuş ve tekniğindeki uyumla genç şairlere örnek teşkil eder.” dedi.



Bilgin Güngör, “Şairin Savunma Mekanizması: Tanyol’un 80’ler Şiirini Ele Aldığı Denemelerine Semiyotik Bir Yaklaşım” adlı bildirisinde “1980 sonrası hem Türk şiir hayatının hem de Türk deneme hayatının öncü şairlerinden olan Tuğrul Tanyol’un 80’ler şiiri üzerine kaleme aldığı denemelerin her birinde, belli bir mekanizma somutlaşır. Bu mekanizmanın sözdizimsel görünüşünde, 1980 şiirine yönelik eski ve yeni kuşakların suçlamaları ile Tanyol’un bu suçlamalara cevap vermesi veya tersine çevirmesi durumu göze çarpar. Sözel görünüş ise üslubun sade, yer yer sert bir ironizme kayan ve sık referanslı bir boyutta belirdiği; ses-görüş açısı-kip açısından ise ben-sesinin ve bu sese uygun görüş açısının baştan sona varlığını net bir şekilde hissettirdiği söylenebilir.” dedi.

Fatih Özdemir “Atların Kızgın Baldırından Dökülen Şiir: Tuğrul Tanyol Şiirinde Doğa” adlı bildirisinde “Tuğrul Tanyol şiirinde doğanın yeri konusunda verdiğimiz örnekleri onlarca şiirle daha çoğaltabiliriz. Onun şiirinde doğa kurucu bir unsur olarak öne çıkar. Ondaki doğa, cansız, tasvir edilerek güzellikleri öne çıkarılan bir doğa değildir. O genellikle 'rüzgâr, su, gül, at, ırmak' gibi pek çok sözcüğü hayatı ya da duyguları ifade eden bir imgeye dönüştürmüştür. Soyut ve sadece imgede var olan bir doğadır bu. Şehirli bir şair olarak, bireyi doğanın çağrıştırdığı duygularla ifade etmiştir. Bunun dışında gelenekten yararlanma ve geleneksel simgeleri yeniden üretme bağlamında da doğa imgelerine yönelir. Tuğrul Tanyol ilk şiirlerinden itibaren doğayı bir araç olarak görmemiş, şiir evreninin temelindeki lirizmin ayrılmaz bir parçası olarak ele almıştır.” dedi.

Haluk Öner, “Tuğrul Tanyol’un Şiirlerinde Çocuk Teması” adlı bildirisinde, “Tanyol, ele aldığı temaların söylemle ilişkisini düşünerek yazan bir şairdir. Bu nedenle çocukluk temasının şairin söylemiyle de ilgisi vardır. Çocuk ve çocukluk bir dil unsuru olarak da Tanyol’un şiirinde yer almış ve söyleminde yer alan düzensiz tekrarların, alışılmamış bağdaştırmaların, hesaplı bir çabanın ürünü olmasa da sıkça karşılaşılan ses âhenginin bir parçası olmuştur.” vurgusu yaptı.



Hilâl Karahan“Tuğrul Tanyol’un Şiiri Üzerine Dip Köşe Notlar” adlı bildirisinde “Tuğrul Tanyol, Türk şiirinde önemli yeri olan, 1980’lerden önce şiire başlamışsa da bu kuşakta sayılan ilk şairlerdendir. Lirik ve imgeselcidir; şiirde âhenk ile musikiye önem verir. Fransız şairlerinden etkilenmiştir. Aynı temlerle ve aynı biçemle, uzun bir şiiri tekrar tekrar yazmış; her tekrarda bilinçte farklı lezzetler bırakmıştır.” görüşünü ileri sürdü.

Şerif Fatih ise “Gelecek Yılların Şarabı, Bugünden!” adlı bildirisinde “1980 kuşağının önemli şairlerinden Tuğrul Tanyol’un Gelecek Günlerin Şarabı kitabı imgesel söyleyiş, ses ve çağrışım birliğini oluşturması bakımında şiir çevreleri tarafından üzerine düşünülmesi gereken bir kitap.” dedi.


GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)