Tarabya Çeviri Ödülü Töreninde Ne Konuşuldu?
Sekiz yıldır verilen “Tarabya Çeviri Ödülü”, İstanbul Alman Başkonsolosluğu “Kaisersaal” salonunda yapılan bir törenle verildi.
“Almancadan Türkçeye Çeviri Büyük Ödülü”, Thomas Mann’dan Friedrich Dürrenmatt’a, Stefan Zweig’ten Barbara Frischmuth’a, Friedrich Schiller’den Friedrich Nietzsche’ye çeviri yapan ve sayısız inceleme kitabı yazan Prof. Dr. Gürsel Aytaç’a verildiği Berlin’de yapılan toplantıda belirlenmişti. 1 Ocak 2014 Pazartesi günü yapılan töreni, Almanya Başkonsolosu Jutta Wolke kısa bir konuşmayla açtı. Wolke, her yıl Türkiye’ye 5 milyon Alman turistin geldiğini, 3 milyon Türkün Almanya’da yaşadığını vurgulayarak çevirmenlerin farklı bir dilde edebiyat eserini yeniden yazdığını söyledi. Federal Almanya Devlet Bakanı Prof. Dr. Maria Böhmer de katıldı ve bir konuşma yaptı. Böhmer, “Çevirmenler Alman edebiyatına merak uyandırıyorlar. İnsanların birbirini daha iyi anlamalarına çalışır. Ben yıllar önce Türkiye’ye ilk gelmeden önce bir Türk romanı okudum öyle geldim. Bir toplumu ancak edebiyatla daha iyi anlayabilirsiniz. Dil edebiyatın esasıdır. Dil olmadan birbirimizin kültürünü anlamamız olası değildir. Siz Sayın Aytaç bu kapıları açtınız. Almanya için Türkiye vazgeçil(e)mez bir ülkedir. Almanya’da ikinci üçüncü dördüncü nesil kök salmış Türkler var. Bu ödül Almanya Türkiye ilişkilerini boyutlandırıyor. Bölgedeki çok büyük sorunların üstesinden gelmek için NATO üyesi Türkiye’nin savunması için füze sistemlerinin başında Alman askerleri bulunuyor.” dedi. Alman bakan sözlerini, Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşçesine” dizeleriyle bitirdi. Törende Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Dr. Abdurrahman Arıcı ise şöyle konuştu: “Kültür alanında ve edebiyatta Türkiye son 10 yılda büyük gelişme yaşanmaktadır. Edebiyatta çevirmenlerin önemi yadsınamaz. TEDA projesiyle 192 Türk edebiyat eseri Almanca’ya çevrilmiştir.” Seçici kurul üyelerinden Doğan Hızlan, yaptığı konuşmada, “İnsanların insanları tanıması edebiyatla olur. Cumhuriyet, Tercüme Bürosu kurdu. Almanya bizim için çok önemli. Buradaki bu tanışma toplantısı da yazarlar sayesinde oldu. İki kültür arasında taşıma işi yapar çevirmenler. Öyle bir taşıma işi ki iki dili de iyi bilmek zorundalar.” Ödül konuşması yapan Prof. Dr. Gürsel Aytaç ise çok sade bir konuşma yaptı; yalnızca teşekkür etti. ÇEVBİR üyesi olan ve Teşvik ve Çalışma Ödülü alan Suzan Geridönmez’in “Çevirdiğimiz kitapları ne yazık ki Berkin Elvan ve daha kaybettiğimiz çoğu genç okuyamayacak” demesi geceye damgasını vurdu. Gecenin en güzel olaylarından biri de genç piyanist Sabri Tuluğ Tırpan’ın çaldığı parçalardı. TARABYA ÖDÜLÜ NEDİR? “Tarabya Ödülü” adını, Alman Büyükelçisi’nin Tarabya'da bulunan tarihi yazlık rezidansından alıyor. Rezidansın üzerinde bulunduğu arazi 1880 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından diplomatik kullanım amaçlı olarak Alman İmparatorluğu’na hediye edilmişti ve kısa sürede buraya bir yazlık rezidans yapılmıştı. Günümüzde bu tarihi yazlık bina “Alman-Türk Diyaloğu”nun mekânı olarak hizmet vermektedir. Almanya Büyükelçiliği ve Başkonsolosluğu, büyükelçinin evinde kültür, politika ve ekonomi ile ilgili organizasyonlar düzenlemektedirler. Ahmet Yıldız Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR