hangi rüzgâr dağında çiçeklerin kokuyor

sis ırmağında akıyor düşlerin

ayaz çatlatıyor buzdan ırmağı

hasret gidiyorum güneşe

ağlıyorum bir gurbet ülkesine

 

çöküyor karakış heybetiyle bozdağa     

göç ediyorum zeytin dağından

kuşlardan keklik topluyorum

kaçıyorum tavşan kıvraklığında bir yamaca

sığınıyorum bin yıllık yalnızlığına

köyümün

 

upuzun yattım pelit olup toprağa

filizlendim bahar dalında sincap için

kaçtım tilki kurnazlığından

sığındım bir ceviz dalına

tutunmak için yaşama karanlığın

 

sarardı sarı yelekleri dalların

aşk için sokaklar ölmeye değer

ah yurdum kör uykulardan

içtim soğuk ayranı

başak sarısı heveslerin

               

hüzünden bir kefen gibi giydim kördumanı

kapat ışıkları gece kaçmasın içeri

gömülüyorum yapraklarına sonbaharın

sahi

bir fotoğraf kaç kuşak taşır anıları      

 

(Akatalpa - Ocak/2019 sayı:229)

 

Şerif Temurtaş

GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)