Yazar Nihat Genç son günlerde Odatv'de yazmıyor. Ulusalkanal'daki programı da yayınlanmadı.

Telefonda konuştuğumuz Genç, "Öyle bir seçmen kitlesi oluşmuş ki ağzımı açmadan korkunç tepki veriyor. Ben de bu duruma tepki vermek için yazmıyorum" dedi.

Türkiye 24 Haziran 2018 seçimlerine büyük bir gerilim - çatışma ortamında giriyor.

Politikacılar Aziz Nesin'in Zübükzade İbraam'ına taş çıkartacak konuşmalar yaparken asıl sorun seçmen kitlesinde görülen kin ve düşmanca tavır. Gerçekleri göremeyecek kadar gözleri dönmüş desek yeridir.

Bilindiği gibi Aziz Nesin'in Zübük romanı politikacılardan çok politikacılara inanan saf seçmene eleştiridir daha çok.

Soner Yalçın 19 Haziran tarihli yazısında bu noktaya dikkat çekiyor. Seçmenlerin yıllarca karşı olduğu partiye bile oy verecek biçimde algı yönetimiyle yönlendirildiğini, herkesin matematik hesabi içinde olduğunu öne sürüyor.

Unutmayalım ki "Algı yöneticiler Özal'dan Çil­ler'e, Derviş'ten Erdoğan'a ka­muoyuna 'kurtarıcılar' sundu!"
"Seçmen öyle bir çıkmaza sokuluyor ki… Karşı olduğunu bile des­tekler hale getiriliyor!"

Aslında meydanların şenliği, bu politik ortam demokrasi denen şeyin varlığını da hissettiriyor; güzelmiş. 

Ancak Nihat Genç özgürce düşüncelerini dile getirebilmeliydi. Seçimlerden sonra yazılarına ve programına devam etmesini bekliyoruz.

Unutmayalım ki büyük usta Aziz Nesin, Zübük romanının sonunda Zübükzadeye söylettiği şu sözleri aslında demokratikleşmenin, gerçek demokrasinin de anahtarıdır:

"Tek zübük ben miyim.  Hepimiz birer zübüğüz. Zübük olmaya zorlanmışız. Zübüklerden kurtulmanın birinci çaresi önce kendimize bakma, kendi zübüklüğümüzden kurtulmaya çalışmaktır. Değil mi gazeteci bey?"

EDEBUDSMAN

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)