İnsanın sılası / Elias Canetti
Bir kaplanın ne olduğunu gerçekte ancak Blake’in şiirinden beri biliyorum.
Şairlerin sezgileri, Tanrının unutulmuş serüvenleridir. * Bilgi kendini gösterme eğilimindedir. Gizli tutulduğu takdirde bunun öcünü almak zorundadır. * Kimi zaman duyduğum cümlelerin benden üç bin yıl önce başkaları tarafından benim için kararlaştırılmış olduğuna inanıyorum. Daha dikkatle dinlediğimde ise cümleler gittikçe daha çok eskiyor. * En düşmüş insan, bütün dilekleri yerine gelmiş olan insandır. * İnsan ne zaman bir hayvana dikkatlice baksa, bu hayvanın içinde oturan bir insanın başkalarıyla alay ettiği duygusuna kapılır. * İnsan yaşamı ölçüt olmaktan çıktığından bu yana, artık insanoğlunun elinde hiçbirşey için bir ölçüt kalmadı. * Ölüler yargılarla, yaşayanlar ise sevgiyle beslenirler. * İnsan, uyurken gördüğü bir insandan bir daha asla nefret etmez. * Yalnızca düşüncenin silahlarıyla yürütülmeyen bir kavga bana tiksinti verir. Ölü düşman, kendi ölümünden başka hiçbir şeyin kanıtı değildir. * Herhalde yazar, ilerde olacakları söyleyebilmek için daha önce olmuş olanı duyumsayan insandır. Yani gerçekte acı çekmez, yalnızca anımsar; ve hiçbir eylem gerçekleştirmez, çünkü önce eyleme ilişkin kehanette bulunmak zorundadır. * Drama, insanın kendini özetleme olanakları içerisinde yalana en az yer verenidir. * Bir kaplanın ne olduğunu gerçekte ancak Blake’in şiirinden beri biliyorum. * Her dilin kendisine özgü suskunluğu vardır. * Her doğru söyleyene inanma. * Savaşlar yalnızca savaş için açılır. İnsanlık bunu kendi kendine itiraf etmediği sürece, savaşla gerçek anlamda savaşılamaz. * Tarihte hayvanlardan çok az söz edilmiştir. (…) Elias Canetti (İnsanın Sılası, s. 14-25. İyi Şeyler yayıncılık, İstanbul, 1996. Türkçesi: Ahmet Cemal) Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR