Şairlerin sezgileri, Tanrının unutulmuş serüvenleridir.

*

Bilgi kendini gösterme eğilimindedir. Gizli tutulduğu takdirde bunun öcünü almak zorundadır.

*

Kimi zaman duyduğum cümlelerin benden üç bin yıl önce başkaları tarafından benim için kararlaştırılmış olduğuna inanıyorum. Daha dikkatle dinlediğimde ise cümleler gittikçe daha çok eskiyor.

*

En düşmüş insan, bütün dilekleri yerine gelmiş olan insandır.

*

İnsan ne zaman bir hayvana dikkatlice baksa, bu hayvanın içinde oturan bir insanın başkalarıyla alay ettiği duygusuna kapılır.

*

İnsan yaşamı ölçüt olmaktan çıktığından bu yana, artık insanoğlunun elinde hiçbirşey için bir ölçüt kalmadı.

*

Ölüler yargılarla, yaşayanlar ise sevgiyle beslenirler.

*

İnsan, uyurken gördüğü bir insandan bir daha asla nefret etmez.

*

Yalnızca düşüncenin silahlarıyla yürütülmeyen bir kavga bana tiksinti verir. Ölü düşman, kendi ölümünden başka hiçbir şeyin kanıtı değildir.

*

Herhalde yazar, ilerde olacakları söyleyebilmek için daha önce olmuş olanı duyumsayan insandır. Yani gerçekte acı çekmez, yalnızca anımsar; ve hiçbir eylem gerçekleştirmez, çünkü önce eyleme ilişkin kehanette bulunmak zorundadır.

*

Drama, insanın kendini özetleme olanakları içerisinde yalana en az yer verenidir.

*

Bir kaplanın ne olduğunu gerçekte ancak Blake’in şiirinden beri biliyorum.

*

Her dilin kendisine özgü suskunluğu vardır.

*

Her doğru söyleyene inanma.

*

Savaşlar yalnızca savaş için açılır. İnsanlık bunu kendi kendine itiraf etmediği sürece, savaşla gerçek anlamda savaşılamaz.

*

Tarihte hayvanlardan çok az söz edilmiştir.

(…)

Elias Canetti

(İnsanın Sılası, s. 14-25. İyi Şeyler yayıncılık, İstanbul, 1996. Türkçesi: Ahmet Cemal)

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)