Tanıksın

Kurtuluş Meydanısın

Devrimcileri ve zalimleri gördün,

Hakan’ı düşürürlerken okulun önünde

Can pazarında

Eşari’yi, kucakladın

Ve Burhan’ı

Sekiz Nisan’dı

Günlerden o gün

Üç kahraman insandı

Kan içindeydi gömlekleri

Ankara baharını kurşunladılar

Dövüşerek düşenlere tanıksın

Faşist kurşunlarına

Devrime dikilen üç insana

Tanıksın…

 

Derinlerde atan yüreğinde duydun

Kahramanlıklarını ve acılarını

Devrimcilerin ölümlerini

Tanıksın, kapanmayan gözlerinle

Kurtuluş Meydanı

Pankartlar ve bayraklarla geçenlere

Ve cenaze arabalarına

DEV-GENÇ’e

Zulmün kol gezmesine

Üzerine dizilen tanklara ve panzerlere

Toprak kadar gerçeklere tanıksın,

Akreplere

Düşüncelere inen

Elektrikli coplara

Tanıksın,

Kış günleri postalların çiğnediği

İsten kararan karlara

Su gibi içilen And’lara

Ve izi silinmeyen anlara

Tanıksın.

 

Her seferinde, her saldırıya

Hep katlanırsın

Ama kuytuluklara saklanmazsın

Sen meydansın

Kaldırtırsın yumrukları

Halkın meydanındasın

Tarihin meydanında

Sahici tanıksın

Tarihi yapanlara.

 

Ayak izleri alın yazın gibi kazılı

Orta yerinde

Kan izleri Ankara taşlarında yazılı

Senden geçti bil cümle ustalar

Ve daha niceleri

Sende öğrendi gençler

Devrimi ve heceleri

Ve pankart tutmasını,

Unutma meydansın

Devrimin meydanında

Tandoğan’da başlayan

Kurtuluş’da biter mi sanırsın?

 

Sen ey devrimci,

Kurtuluş Meydanı’ndaysan eğer

Yanlış yerde değilsin,

Bağımsızlığa yürüyen adı taşıyan

Bu meydanın önünde

Bütün bayraklar eğilsin.

 

Mehmet Ali Yılmaz

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)