Hand-made bombalar patlatılıyor ortalık yerlerde

Uzaktan, Atlantik’in öte yakasından kumandalı

Çoluk-çocuk hayal olup gidiyor bir anda

Toz bulutu içinde kalıyor acılar ve ağıtlar,

Yoğurdu üfleyerek yesen ne yazar

Olan oluyor hain planların gölgesinde...

 

Kış soğuğu sarıyor masum sokakları

Dışarıda esen fırtına kurutuyor göçmen çiçekleri,

Cato’lar(**) kuşatmakta Akdeniz kıyılarını

Kruvazörler,  uçak gemileri ve havada uçuşan füzeler

Amerikan, Rus ya da Çin işi ne fark eder

Bin yıllık dostları kırdıran tahrikçiler

Donakalmasın tarihin penceresi önünde güller

İhtirasın insafsız atlıları dörtnala geçerken dünyadan.

 

Belli ki,

Gökyüzünü üstümüze yıkmaya niyetliler

Kol gezerken her bir yanda

Bu karanlığı,

Vardır elbet denize dökmenin çaresi;

İlk adım, susmamak olmalı

“Siz de konuşun” demeli

Suyuna kan karışan ırmaklar,

Sessizlik yaraşmıyor durgun zamanlara

İhtişamlı günlerin kalabalıkları,

Karabalık kadar olsun konuşun!

Meydan savaşlarında konuşmasaydı geçmişin

Kazanılır mıydı hiç bu kadarı bile  hayatın,

Kimin fısıldamasını bekliyorsun kulağına?

Beklemek, kanla sulanan yalanları beslemek

Değil mi?

İradeni zalime teslim etmek…

 

Ancak sen hayat verirsin yarınlara,

Geleceğe, umuda, güzel günlerin rengine

Emekçiler, aydınlar

Yüreklere can, damarlara kan olmak gerek.

 

Mehmet Ali Yılmaz

 

(*) Hand-made: el ile yapılmış

(**) Cato: “Kartaca Yıkılmalıdır” sözüyle bilinen gerici Romalı devlet adamı.

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)