'Halkın oyu' halkın zararına nasıl dönüşüyor? / Babeuf
'Halkoyu' halkın zararına nasıl dönüşüyor? / Babeuf
Mesele yalnız kötü hükümetleri devirmek için, onların kötüleşmeleri yüzünden halkın gözünden düşmelerini beklemek olsaydı, pek rahat ederdik. Onları devirmek için hiçbir şey yapmaya gerek kalmaz, yalnızca sabretmek elverirdi ve böylece dünyada yalnız iyi hükümetler olurdu; hem de çoktan beri! Fransa, on dört yüzyıl krallığın demir kırbacı altında kalmazdı ve biz on beş aydır barbarca bir düzenin yarattığı açlığı boğazlamakla uğraşmazdık! Halkoyu her zaman dünyada ağır bastı ve her zaman basacaktır. Bundan daha doğru bir söz olamaz. Ama, Maximilien Robespierre'in dediğine, şu sözlerini de eklemeli. (Ama bu ara şunu da söyleyeyim ki Robespierre bu işleri sizden ve benden daha az bilmez. Ona kalırsa halkoyu, bütün kraliçeler gibi pohpohlanmış ve çoğu zaman da aldatılmıştır...) Kendi güçlerini sağlamlaştırmak için, zorbaların, bu görünmeyen egemen varlığa (halkoyuna) ihtiyaçları vardır. Onu elde etmek içinse hiçbir şeyden çekinmezler. İnançlarını aşıladıkları zaman halk hapı yuttu demektir. François Noël Babeuf (“Tribun du peuple, 30 Kasım 1795” Devrim Yazıları, Çev. Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol. Cumhuriyet kitapları) (Babeuf, mahkemede giyotin cezası alınca kendini hançerlemeye çalıştı. Ertesi gün 27 Mayıs 1797'de giyotinde 37 yaşında kahramanca öldü) Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR