gülüşünden bir kilo şeker çıkar diyordu bakkal 
biraz sert okşasa rüzgar dar atarmış eve kendini 
topuk seslerini duymadan uykuya dalmazdı gençler 
kısaldıkça eteği kısalırdı sokağımızdan geçişi 
infilak ederdik elleriyle kasımpatıları okşarken 
ne zaman merdivenlere yönelse parlak bacakları 
başlardı bedenimizde dokuz nokta dokuz bir deprem

göğüsleri sallansa tahrik oluyor derdi kız arkadaşı 
zımba gibi bir parfüm kokusuyla irkiltirdi tenlerimizi 
koynunda iki iri ve beyaz Van kedisi mi beslerdi nedir 
oturduğu semte inleyen bir Mart gelir hiç gitmezdi 
sarışın papatyalar yetiştirirdi kollarındaki çimlerde 
kadınlar sevmezdi onu nedense bir de kendi sevdiği 
neydi geceyarıları kalçalarından gelen alkış sesleri

girince zerzevatta bir titreme başlıyor derdi manav 
bir kibrit çakardı üstünden bakışlarıyla bir şimşeği 
eşyaları yüklenirken son bir sigara yakmıştı balkonda 
o an bütün erkekler efkarlanıp bir sigara yakmıştık 
kamyoncuların son gözdesi diye bir filmden gelmişti 
Avrupalı Şaziye derlerdi adına bir hayli eskidir 
bizim muhitin gençleri onu bir sevdi bir sevdi...

Fadıl Oktay

Lay Lay Dilaylay, s 37,  

ahmet yıldız

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)