Avrupalı Şaziye / Fadıl Oktay
gülüşünden bir kilo şeker çıkar diyordu bakkal göğüsleri sallansa tahrik oluyor derdi kız arkadaşı girince zerzevatta bir titreme başlıyor derdi manav Fadıl Oktay
biraz sert okşasa rüzgar dar atarmış eve kendini
topuk seslerini duymadan uykuya dalmazdı gençler
kısaldıkça eteği kısalırdı sokağımızdan geçişi
infilak ederdik elleriyle kasımpatıları okşarken
ne zaman merdivenlere yönelse parlak bacakları
başlardı bedenimizde dokuz nokta dokuz bir deprem
zımba gibi bir parfüm kokusuyla irkiltirdi tenlerimizi
koynunda iki iri ve beyaz Van kedisi mi beslerdi nedir
oturduğu semte inleyen bir Mart gelir hiç gitmezdi
sarışın papatyalar yetiştirirdi kollarındaki çimlerde
kadınlar sevmezdi onu nedense bir de kendi sevdiği
neydi geceyarıları kalçalarından gelen alkış sesleri
bir kibrit çakardı üstünden bakışlarıyla bir şimşeği
eşyaları yüklenirken son bir sigara yakmıştı balkonda
o an bütün erkekler efkarlanıp bir sigara yakmıştık
kamyoncuların son gözdesi diye bir filmden gelmişti
Avrupalı Şaziye derlerdi adına bir hayli eskidir
bizim muhitin gençleri onu bir sevdi bir sevdi...
YORUMLAR