Ah Münevver! (Devr-i inhitatta muharrir olmak)

(Naşirin Notu: Münekkid-i Âzam Marquis d’Istambulin mevkutemizde bir kısmını tefrika eylemekte olduğu inhitat devri yazılarını tamamlayarak neşriyatçısı Verita - Küçük Naşire’ye teslim etmiştir. Ömrü vefa eder de ikinci fasıl yazılarına başlayacak olursa eğer evvela işbu külliyatın kitaplaştığını görmek isteyecektir. Bu da muhtemelen 2021 senesinin ortalarında tecelli edecektir. Yazarımız uzunca bir teneffüs için müsaade istemiştir. Bizler bu esnada yazılarını ve kitabını merakla bekliyor olacağız.)

news-details
Deneme

 30 Teşrinievvel-Miladî 2020

Aziz karîler, işbu kütübün neşreylenmek üzre Naşire Hatun’a nakledildiği Miladî 2020 senesinde entelijansiyanın ve dahi münevvereanın hal-i pür melâli işte bu minval üzredir. Melmeked sath-ı mailinde tefessüh etmeye mütemayil fevkalade güdümlü edebi cereyanlar mevzu bahistir ki bunların mühim bir kısmı da siyasal manipülasyonlar, düvel-i muazzamanın müdahaleleri ve de edebiyatı kendi tarikleri meylinde kullanmak isteyen tufeylilerin gayretlerinden mütevellitdir. Zati post-modern devranların en habis fiili, hakikat, haysıyyed ve tenkıyd fenomenini edebiyattan kovmasıdır ki bundan maada bir daha asla hiçbir şey eskisi gibi olamamışdır. Bundan kelli edebiyat, iktidar ve iktisat mahfillerinden organize edilen hormonlu bir neşriyyad olarak kapıkulu edipler vasıtasila icra edilmeye başlanmış, bundan da mütevelldi karîlerin okumak fiiline istiskal ila yaklaşması ise memnuniyetle karşılanmıştır.

Çünki hakiki edebiyatçı edebiyattan kovulmuştur. Binaenaleyh okumayan insanı fevkalade kolay güdebilirsiniz. Koyun misali. İşte bu, asrî zamanların en mühim idari mottosu; icra-yı iktidar usulüdür. 

Bizler gibin bidayetdeki asil ve adanmış edebî devranları devam etdirmek içün çırpınan inatçı ihtiyarlar ise istihza ve alay mevzuu edilerek; işsiz, parasız ve biçare bırakılarak ehlileştirilmeye çalışılmış; hizaya gelmeyenler ise bilumum mevkutelerin kapıları yüzlerine kapatılarak kompile neşriyyad âleminin haricine itilmişdir. 

Neticede maksad hâsıl olmuşdur. 

Biz edipler bîzar, edebiyat mahzun, müstevliler kaim olmuşdur!

Lakin yine de uzak bir galaksiden neşet eden, hayatta kalmış son birkaç mahlûkattan gelen beşaretli hayat emareleri misali az da olsa kıyıda köşede kalmış birkaç neşriyyadcı; binbir fakr-u zaruret içünde ve de tamamen hayrına bu nevi kütübü; hakiki edebiyatı ortaya çıkarmak ve de âdemiyeti ikaz etmek içün faaliyettedir ki işte bunlardan biri de Guççüg Neşriyyadcı namıyla bize müyesser oldu. Hakikat şu ki bu nevi, kafayı âdemiyeti ıslah etmekle bozmuş bir hatun kişi var olmasaydı; bu melmekedin edebiyat âlemi bu nevi bir çılgın hatun yetiştirmiş olmasaydı işbu mündericat asla sizlere vasıl olamayacakdı.

Vakıa, çıkmamış canda ümmid var aziz karîer. Edebiyatımız hâlâ bu nevi civan-merdan-ı millet yetiştirebilmekde ise?! Her türlü ecinni, her türlü nuhuset, her türlü fesat ve her türlü melanete rağmen!..

İmdü bu kocamış yaşımda, elinizde tutduğunuz işbu külliyatımın mündericadındaki mağlub, muğber ve dahi mağdur hissiyatın sebeplerinin daha iyi anlaşılabildiği kanaatindeyim. Belki de daha otuzlu yaşlarıma basmadan kaybettiğim ve o günden beri aziz hatırasına ithaf edilmiş bu edebî hayatı yaşamaya kahrederek de olsa devam ettiğim aziz mahbubem Münevver Hatun’la makberde buluştuğumuzda bu eserden haz duyacak tek kişi kendisi olacaktır. Belki de bu mündericatı eline alan zamane karîsi bu edebiyyatdan hiçbir şey anlamayub kitabı bir kenara; daha da fenası çöpe fırlatacakdur. Fekad hakikat her zaman durduğu o mutena yerde her zamankinden daha muzazzez bir itina ile ışık neşretmeye devam edecektir.

Bendeniz ise o mezkur son yolculuğa hazırlanırken bidayetteki o mel’un hadisenin cereyan etmesinden; Münevver’i ebediyen kaybetmeden evvel Pera’da mukim Terzi Abraham Efendi’ye diktirdiğim ve o gün bugün bir daha asla giymediğim damatlık urbalarımı giyerek,  Memduha Olgun Hanfendi’nin mısralarına İrfan Özbakır’ın bestelediği ve de Müzeyyen Senar Hanfendi’nin taganni eylediği rast makamındaki o hazin şarkıyı terennüm ederek nihai  vuslata hazır bekleyeceğim:

Ah Münevver,

Sensiz kalan gönlümde bil ki hayat virâne
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne
Bu dünyada sevmeyen ya deli ya divane
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne(*)

Teşrinievvel 30, Miladî 2020

https://www.youtube.com/watch?v=lMpjd3tAI-c&list=RDlMpjd3tAI-c&start_radio=1

 (*)  Beste: İrfan Özbakır Güfte: Memduha Olgun Makâm: Rast Usûl: Düyek  

Sosyal Medyada Paylaş

author

Marquis d’Istambulin

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..