yesilay-ve-karikatur-353590.webp


5 Mart 1920’de ‘Hilâl-i Ahdar’ adıyla kurulan Yeşilay’ın 103. kuruluş yıldönümü bugün…

Kızılay kurumunun çokça tartışıldığı bu acı günlere denk düşen güzel doğum gününü kutluyorum.

Umarım Yeşilay’ımız, günümüzün Kızılay’ı gibi insanımızı üzen haberlere konu olmaz!

Malumunuz, Kızılay, deposunda 3 gündür bekleyen 2050 adet çadırı depremzedelere yetiştirmek yerine, Ahbap adlı yardım kuruluşuna “maliyetine” satması çoğumuzu öfkelendirdi.

Bu haber sosyal medyada doğal olarak ağır eleştirilere uğradı.

Aklımda yer eden eleştirilerden birinde şöyle yazılmıştı:

“Kızılay çadır satıyorsa, Yeşilay da rakı satsın!”

Bu trajikomik espriyi gören biri yorumunu eklemişti:

“Maliyetine satarsa şahane olur!”

Yeşilay denince benim aklıma ilk olarak, her yıl düzenlediği ‘Karikatür Yarışmaları’ yanı sıra Özcan Çalışkan geliyor. Kurumun bünyesinde çalışan arkadaşımız aynı zamanda bir karikatürcüdür. Özcan, ortak dostumuz-ağabeyimiz Raşit Yakalı’yı çocuklarla kurduğu olağanüstü güzel iletişim nedeniyle İstanbul’daki Yeşilay etkinliklerinde sıkça “görevlendirir”.

Yeşilay resmi sitesinin “Misyon” bölümünde: “Yeşilay, insan onurunu ve saygınlığını temel alan, toplumu ve gençliği ayrım gözetmeden zararlı alışkanlıklardan korumak için çalışan, milli ve ahlaki değerleri gözeterek ve bilimsel metotlar kullanarak tütün(sigara), alkol, uyuşturucu madde, teknoloji, kumar vb. bağımlılıklarla mücadele eden; önleyici ve rehabilite edici halk sağlığı ve savunuculuk çalışmaları yürüten bir sivil toplum kuruluşudur.” yazılı…

Radi Fiş’in “Ben de Halimce Bedreddinem” romanından esinle; “Ben de halimce Hayyamım” diyerek sadece ‘alkol’ maddesine şerh düştüğüm bu misyona gönülden katıldığım gibi, anti-emperyalist duruşun gereklerinden sayıyorum.

Alkolü ayrı tutuyorum, çünkü edep adap bilen içkiseverlerin “ağızlarıyla içtiklerini” söylememe gerek yok!

Fakat düşünüyorum da çocukluğumun Yeşilay’ının misyonu bu kadar uzun yazılıyor muydu, emin değilim. Yalnızca ‘Sigara-Alkol bağımlılığı ve zararlarıyla mücadele eden’ bir kurum olarak biliyordum…

Belki de öyleydi de, “medeniyet” ilerledikçe misyonu genişledi, bilemiyorum!

Demek ki her türlü bağımlılık, mücadele gereken kötülük kapsamına alınmış Yeşilay’da...

Ne güzel…

Mücadeleye ben varım…

Ben de varım” diyen herkese kadehimi kaldırıyorum: “ŞEREFE…”

Mustafa Bilgin
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ YAZI

Benzer İçerikler