Büyük Hun-Türk Kurultayı'ndaki 'Atilla Çadırı'na büyük ilgi
Hun ve Türk kökenli toplulukları bir araya getirmek için Macaristan’da yapılan Büyük Hun-Türk Kurultayı kapsamında kurulan 'dünyanın en büyük yurtlarından biri' Atilla Çadırı, Hun ve Türk halklarının ortak mirasını keşfetmeyi sağladı.
Atilla Çadırı, yaklaşık 20 metre çapında ve 7 metre yüksekliğinde olup, "dünyanın en büyük yurdu (otağ)" olarak betimleniyor ve kurultayın önemli simgelerinden biri haline gelmiş durumda. Kurultay alanında dikkat çeken bu dev çadır, ziyaretçilerini Hun döneminin tarihi ve kültürel unsurlarıyla dolu bir atmosferde ağırlıyor. Çadırda, Atilla dönemine ait kılıç, tabak, çanak ve mücevher gibi arkeolojik eserlerin replikaları sergilendi. On binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapan çadır içerisindeki kapsamlı arkeoloji ve antropoloji sergisi, Hun ve Türk halklarının ortak geçmişini aydınlatırken, zengin tarihini gözler önüne serdi. Hunların savaşçı yaşamına dair görsel anlatım sunan, dönemin savaşçılarını tasvir eden üç süvari heykeli de ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Çadırın iç duvarlarında ise Atilla liderliğindeki Hunların katıldığı savaşların tasvirlerine yer verildi. Atilla Çadırı, kılıç ve mücevherlerden savaş tasvirlerine, atlı savaşçı figürlerinden cenaze geleneklerine kadar çeşitli unsurlarla ziyaretçilere Hun döneminin yaşam ve savaş kültüründen parçalar sunuyor. Çadırın merkezine ilerleyen ziyaretçiler devasa bir kazanla karşılaşıyor. Görevlilerin AA muhabirine verdiği bilgiye göre bu kazan, soylu kişilerin ölümünden sonra gerçekleştirilen bir cenaze geleneğini temsil etmekte. Geleneğe göre, ölen kişinin altın ve gümüş mücevherleri kazanda eritilir ve ardından onun anısına nehir kenarında toprağa gömülür. Görevliler bu cenaze töreninin yalnızca ölen kişiyi uğurlamak amacı taşımadığını, aynı zamanda onun hatırasını yaşatma amacını taşıdığını belirtti. Bu uygulama sayesinde toplumun daha sonra yeniden bir araya gelerek hayatını kaybeden kişiyi anması hedefleniyor. Atilla Çadırı'nda yer alan "Ordos'tan Örseg'e: Hunların, Türklerin, Macarların Hazineleri" sergisi de ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri oldu. Çadırın yanı başında Macaristan Ulusal Müzesi tarafından hazırlanan "Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri" sergisinde Atilla döneminden kalan eserlerin replikaları sergileniyor. Kurultay organizatörlerinden Macar Turan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Varga Zoltan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çadıra özellikle Macar tarihinin büyük isimlerinden biri olan Atilla'nın adını verdiklerini dile getirdi. Zoltan, Turan kökenli sergilerin, özellikle arkeolojik ve antropolojik sergilerin burada yer almasından dolayı çadırın önem taşıdığını vurguladı. Özellikle dikkat çeken eserlerden biri olan "altın taç" hakkında bilgi veren Zoltan, bu eserin Ordos bölgesinden geldiğini belirtti. Moğolistan'da bulunan ancak günümüzde modern Çin sınırları içinde yer alan bu tacın Hun dönemine ilgi duyanlar için eşsiz bir başyapıt olduğunu ifade etti. Mücevher Tasarımcısı Macar Lenya Goblarka da "Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri" sergisinde Macar tarihine dair kıymetli eserlerin sergilendiğini söyledi. Gercekedebiyat.com


















YORUMLAR