76 yıl önce bugün ve Nazım Hikmet'in büyük açlık grevi
Bursa'da 12 yıldır hapis yatan Nâzım Hikmet, 'Millete verdiğin açık istidaya canımı pul yerine kullanıyorum" diyerek 8 Nisan 1950 tarihinde açlık grevine başlamış, gençlik örgütleri ve basın af kampanyası başlatmıştı.
5 Nisan 1950 tarihini taşıyan Nuh’un Gemisi dergisinin 23.sayısı bir kampanya çağrısı yapıyordu: “Memleketin büyük evladı Nazım Hikmet kurtarılmalıdır.” 3 gün sonra, 8 Nisan günü… Nazım Hikmet bulunduğu Üsküdar Cezaevi’nde açlık grevine başladı. Siyasi anlamda kamuoyuna sesleniyordu… 1938 yılında iki ayrı askeri mahkemede yargılanmış, askeri şahısları itaatsizliğe tahrik ve isyana teşvik suçlarından 28 yıl 4 ay ağır hapis cezasına mahkûm edilmişti. Bazı Harp Okulu öğrencilerinin dolaplarında Nazım’ın kitaplarının bulunması dışında ciddi bir delile dayanmayan bu davalar, tam bir hukuk skandalıydı. 1950 yılına gelindiğinde… Nazım 13 yıldır hapisteydi ve adalet arayışını devam ettirmeye kararlıydı. TKP tarafından desteklenen Abidin Dino’nun yönetimindeki Nuh’un Gemisi mizah dergisi kişiliğiyle aydınların beğenisini kazanmıştı. Zamanın efsane dergisi Marko Paşa’nın büyük başarısından esinlenerek ona rakip olarak çıkarılmıştı. Nazım’a destek kampanyasını başlattığı sayısında; “İtiraf etmek lazımdır ki teşebbüse geçmekte geç bile kalmış bulunuyoruz. Bunun için bütün sanat sevenler, bütün hukukçular, bütün yüksek tahsil hoca ve talebeleri, bütün siyasi ve siyasi olmayan teşekküller, bütün gençlik dernekleri, bütün meslek teşekkülleri ve sendikalar, bir an evvel hürriyetine kavuşmasını temin etmek için çalışmalıdır,” diyordu. E, aydınlarımız bu çağrıya sessiz kalamazdı. Grev sürerken Nazım Hikmet’in avukatı Mehmet Ali Sebük, Ankara’da çeşitli girişimlerde bulunduğunu; Başbakan Yardımcısı Nihat Erim ve Adalet Bakanı Fuat Sirmen’le görüştüğünü, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’den randevu aldığını, grevin ertelenmesi gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine Nazım da 8 Nisan’da başladığı açlık grevini iki gün sonra, 10 Nisan’da bir süreliğine erteledi. Ancak girişimler sonuçsuz kalınca 2 Mayıs’ta tekrar açlık grevine başlayacaktı. Olay büyümüş, gelişmişti… Grev destekçisi Nuh’un Gemisi dergisi hakkında kovuşturma başlatıldı. İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği “Nazım Hikmet’i Kurtarınız” başlıklı bir bildiri dağıtınca, 30 kişi gözaltına alındı, bazıları açlık grevine başladı. Derneğin yayın organı Hür Gençlik dergisi de destekçiler arasına katıldı. Nazım Hikmet dergisi de ilk sayısında “Nazım Hikmet Öldürülmek İsteniyor” başlığıyla çıktı. Nazım Hikmet ise, açlık grevinin 12. Gününde kötüleşerek Cerrahpaşa Hastanesi’ne kaldırıldı. (F4) Bu arada: Demokrat Parti seçimleri kazandı. İktidar el değiştirirken kampanya da Türk aydınları arasında büyük destek bulmaya başladı. Sonuçta Meclisin genel af ilanıyla Nazım Hikmet 15 Temmuz 1950’de özgürlüğüne kavuştu. Nazım Hikmet’i destekleyenler kadar affedilmemesi için uğraşanlar da vardı. Özgürlüğüne kavuştuğu gün Milli Türk Talebe Birliği bir bildiri yayımladı. Şöyle diyordu: “Türkiye’de bulunan komünistlerle beraber dünya komünistleri de bugün bayram yapıyor. Nazım Hikmet’in kurtarılması için kampanya açanlar, dergi, gazete çıkaranlar zafer sarhoşluğu, milliyetçiler ise yeis içindedirler. Komünistlerin (dolayısıyla Nazım Hikmet’in) cezalarının üçte ikisinin affedilmesi, maalesef zihinlerde türlü ihtimal ve yorumlara vesile teşkil edecektir. Bizler bundan böyle devlet ileri gelenlerinin verecekleri sözleri ihtiyatla karşılamak zorunda kaldığımızı teessürle belirtmek istiyoruz.” Tarih unutmuyor… Selim Esen
Gercekedebiyat.com














