Türk edebiyatının sessiz ama derin izler bırakan isimlerinden biri olarak değerlendiren Afet Ilgaz, özellikle 1960 sonrası dönemde kadın duyarlılığı, inanç dünyası ve toplumsal dönüşümü eserlerinde bir araya getiren nadir yazarlar arasında yer aldı. Tamamen ideolojik bir dili veya bireysel bir anlatıyı benimsemeyen Ilgaz, muhafazakar mahallede yetişen kadınların iç dünyasını edebiyata taşıma açısından dikkate değer bir yerde durdu.
2 Ocak 1937'de Çanakkale'de dünyaya gelen yazarın çocukluk yılları, babasının işi dolayısıyla Kars ve Iğdır gibi şehirlerde geçti. İlk öğrenimine Iğdır'da başlayan Ilgaz, babasının polis okulu eğitimi nedeniyle bir süre Ankara'da yaşadı. Ezine ve Çanakkale'de kısa süreli yaşamlarının ardından ailesiyle İstanbul'a taşındı.
Edebiyata olan ilgisi okul yıllarında ortaya çıkan Ilgaz, Kocamustafapaşa'da muhafazakar bir mahallede geçen çocukluk ve gençlik döneminde bu çevrenin etkilerini eserlerine yansıttı. O dönemi anlatırken, mahalledeki yaşamın kendisinde derin izler bıraktığını ve başörtülü kadınlarda gördüğü çözüm arayışını sıkça dile getirdi.
Roman okuma sevgisiyle başlayan yazarlık yolculuğu, Çapa Uygulama Ortaokulu'ndan Çapa Öğretmen Okulu ve Çapa Eğitim Enstitüsü’ne uzandı. Henüz 17 yaşında Dünya gazetesinde yazmaya başlamış olan Ilgaz, 1956'da Çapa Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nden mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Klasik Filoloji bölümlerinde eğitimini tamamladıktan sonra öğretmenlik mesleğine adım attı ve İzmit'te Türkçe öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Öğretmenlik görevine Kasımpaşa Lisesi’nde devam eden yazar, daha sonra öğretmenliği bırakıp İtalya’ya gitti.
İtalya’da geçirdiği dönemde edindiği izlenimlerini "İtalya Mektupları" (1962) isimli kitabında toplayan Ilgaz, Türkiye’ye döndükten sonra bir anaokulu açarak farklı bir girişime imza attı. Ayrıca bir dönem Üsküdar Kız Lisesi’nde ücretli müzik öğretmenliği de yaptı.
Edebiyat hayatına ilk adımı 1955 yılında Yücel dergisinde yayımlanan öyküsüyle atan Ilgaz, kent ve kırsal yaşamdan kesitler sunarak bireylerin çevreleriyle uyumsuzluktan doğan sorunlarını kaleme aldı. Muhteremoğlu adlı bir kitabevi kurduktan sonra çalıştığı Ankara Yenigün gazetesinde tanıştığı Rıfat Ilgaz ile 1969 yılında evlendi ve birlikte Sınıf Yayınları’nı hayata geçirdiler. Eşi hakkında yaptığı bir açıklamada, Rıfat Ilgaz’ın kendisinin öğretmeni, dostu ve yeteneklerini geliştiren bir yol arkadaşı olduğu mesajını vermiş; onun sanata ve kişiliğine duyduğu güvene karşılık vermek istediğini ifade etmişti.
Afet Ilgaz'ın yazıları Yeni Şafak, Yeni Çağ ve Milli Gazete gibi gazetelerde yayımlanırken aynı zamanda İstanbul, Varlık, Türk Dili, Yeditepe, Gelecek ve Sanat ve Toplum gibi dergilerde de yer aldı. Bir dönem Türkiye Yazarlar Sendikası’nda çalışmış olan yazar, Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın öncülüğünde açılan İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'nin kurucuları arasında da bulunuyordu.
Afet Ilgaz televizyon ekranlarında da unutulmaz bir yere sahipti. Kanal 7'de haftanın her günü "Okuma Saati" programını gerçekleştiren yazar, haftada bir gün "Yorum" adlı programı hazırlayıp sundu.

Yazar Afet Ilgaz’ın “Yol” adlı romanı, 1993 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "Yılın Romanı" seçilerek Türk edebiyatında önemli bir yer edindi. 1960 yılında yayımladığı ilk romanı "Eşiktekiler" ise orta halli aile hayatı ve toplumsal katmanların çeşitli sorunlarını ele alarak dikkat çekmiş ve Yeni İstanbul Gazetesi ile Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından verilen Törehan Sanat Ödülü'ne layık görülmüştü.
Ilgaz, 1965'te "Başörtülüler" adlı hikâye kitabıyla TDK Hikâye Ödülü'nü kazandı. Bu eserle, başörtülü kadınları Türk edebiyatında ilk defa ideolojik bir simgenin ötesinde, edebi bir özne olarak ele alan yazar olarak tanındı. Günlük hayattan seçtiği kadın karakterler aracılığıyla onların iç dünyasını, inanç ve modern yaşam arasındaki çatışmayı sade bir üslupla işledi.
Yazar, daha sonra kaleme aldığı eserlerinde kadınların yaşam mücadelelerini de merkeze aldı. Bunlar arasında, çağdaş bir kadının evlilik ve annelik üzerine düşüncelerini anlattığı "Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi" ile Türkiye’de bir okulda sendika kuran ve aynı zamanda çocuklarına tek başına bakan bir kadının hikâyesini irdelediği "Sendika" romanları bulunuyor.
Afet Ilgaz ayrıca İtalyan edebiyatından çeviriler yaparak, “En Güzel İtalyan Hikayeleri” adlı derleme kitabı edebiyatseverlerin beğenisine sundu. Bazı kitapları ekranlara da taşındı. "Annem Annem" ve "Toprak İnsanları", TRT'de televizyon dizisi hâline getirilirken, "Annem Annem," "Çocuklar da Savaştı" ve "Filiz Büyüyor" adlı eserleri 1987-1988 yıllarında TRT radyolarında radyo oyunu olarak dinleyicilerle buluştu.
1990’lı yıllarda tasavvufa eğilen yazar, yaşadığı manevi dönüşümle birlikte ağırlıklı olarak İslami dergilerde yazmaya başladı. Bir röportajında, yazma sürecini "deruni bir şölen" olarak niteleyen Ilgaz, yazarlığın bir iç yolculuk olduğuna inandığını ifade etti. Seyyid Ahmet Arvasi'nin eserlerinden etkilediğini belirten Ilgaz, milli anlayışı benimseyen görüşlerle siyasal hareketlere destek verdi. 1999 Nisan seçimlerinde Fazilet Partisi'nden İstanbul Belediye Meclis Üyesi seçildi.
Afet Ilgaz’ın yapıtları, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal mücadelelerinin halk üzerindeki etkilerini anlamak adına önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. Hayatı boyunca fikirlerinden ve milli duruşundan ödün vermeyen yazar, otuzun üzerinde eser kaleme alarak Türk edebiyatına iz bıraktı.
Yazarın kalıcı etkisi sadece kitaplarıyla sınırlı kalmadı; eserlerinden bazıları farklı dillere çevrilerek uluslararası kütüphanelerde de yer aldı. Bulgarca, Çekçe, Slovakça ve Almancaya çevrilen eserleriyle yankı uyandırmayı başardı.
16 Ocak 2015'te hayata veda eden Afet Ilgaz’ın cenazesi Yedikule Mezarlığı'na defnedildi.

AFET ILGAZ'IN ESERLERİ

"Hikaye" dalında "Bedriye" (1963), "Başörtülüler" (1964), "Toprak" (1968), "Toprak İnsanları" (1972), "Halk Hikayeleri" (1972), "Çeribaşı Abdullah'la İdamlık İsmail" (1974), "Ölü Bir Kadın Yazar" (1983), "Kazdağı Öyküleri" (2000)
"Roman" dalında "Eşiktekiler" (1960), "Aşamalar" (1977), "Sendika" (1987), "Garip Bir Dava" (1987), "Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi" (1988), "Ad Semud Medyen" (1991), "Yol" (1993), "Yolcu" (1994), "Menekşelendi Sular" (1997), "Ermiş" (2000)
"Çocuk Romanı" dalında "Annem Annem" (1972), "Değişen Sevgiler" (1976), "Çocuklar da Savaştı "(1979), "Filiz Büyüyor (1991)", "Karadaylak (1991)"
"Deneme" türünde ise gazete yazılarından oluşan "İbnü'l-Vakt" (2000), "Ateş Denizinde Yol Alan Gemi" (2002), "İkindi Güneşi" (2003)

Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)