Sonbaharlı haikular
HÜZÜN
Issız kumsalda
Kumdan kaleler yıkık
Yapanlar gitmiş.
Dalgalar yorgun
Kumsala seriliyor
Dinlenmek için.
Terk edilmişse
Sataşmıyor köpekler
Kediye bile.
Taşmıyor artık
Yazlıkçıdan neşesi
Bomboş evlerin.
Bahçeler susuz
Çimler, çiçekler solgun
Kışı bekliyor.
DÖNÜŞÜM
Kuşlar gidince
Ormandaki yapraklar
Ölmeye hazır.
Sararır çoğu
Kahve renkten ürkerek
Toprak öncesi.
Karıştığında
Can olur ağacına
Ölü yapraklar.
DÜĞÜMSÜZ
Deli rüzgârlar
Vurunca yaprakları
İlmeklerinden
Savrulacaklar
Çakırdikeni gibi
Güzleye doğru.
Duldasındayken
Birikip kalacaklar
Ağaç dibine.
SOLGUN
Karanfillerde
Hüzün vurgunluğudur
Kararıp kalan
Boşuna değil
Kokusunun yitmesi
Susuz kalınca.
BAĞSIZ
Göçme telâşı
Başlayınca kuşlarda
Boşalır yuva.
Geri dönüşe
Kilitlenmez kapısı
Kuş yapısının.
Göçemeyenler
Dinlenir diye belki
Yem bile kalır.
NAZENİN
Yağmur yüklüyken
Dokunmalı buluta
Ağlasın diye.
Şimşekleriyle
Öfkenin gürültüsü
Patladığında.
ÖZLEMESE DE
Parkın içinde
Yaşlılığın yalnızı
Gözler ölümü.
Ünsal Çankaya
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR