• Sanatta oğulun özendiği ilk şey babayı yadsımaktır.
  • Şöyle ya da böyle bir yapıtın neden kötü olduğu bilinir. Ya neden iyi olduğu?
  • Yeteneğin uzun bir sabır olduğuna inanıyorum... ancak yetenek gerekli olduğunda bile çok sabırlı olmak gerekmektedir.
  • Sanatta kendi dinlerini yaratanlar ve bu dine inananlar vardır. İyi ve kötü müminler olduğu gibi...

Modigliani, 'Pierre Reverdy'nin portresi', 1915

  • Aldıklarından fazlasını veren sanatçılar vardır. Verdiklerinden fazlasını alan başkalarının yanında. Sanatta hesaba katılan yalnızca getirilenlerdir.
  • Önemli bir eleştirmenin büyük bir cesaretle bilinmeyen bir yeteneğin örtüsünü kaldırdığına sık rastlanmaz. Önemsiz bir eleştirmenin tanınmış kişilerden söz etmeye kapılması olağandır. İki durumda da ışığa çıkma söz konusudur. Işık, yalnız bu iki durumda aynı yönden gelmez. 
  • Bir sanat yapıtı sahibinin önemi halka ilan edilmek ya da yağmalanmak yoluyla itiraf edilir. Bu iki yöntem pek az olarak biraraya gelirler. 
  • Eleştirmenlerin kıyımlarından biri de yenilikçi ve düzenbaza, yol gösterici ve izleyiciye uzun süre aynı biçimde davranmalarıdır. 
  • En azından bir estetikçiyi aşmamış eleştirmen, halk ve sanat için tehlikeli bir rol oynar. 
  • Yol üzerinde kendi ayaklarıyla yürüyenler vardır. Bu onların gerçek boyudur. 
  • Başkalarının omuzlarına elleriyle dayanarak yürüyenler vardır. Bu da başkalarının gerçek boyudur. 

(Fransızcadan çeviren: Halil Gökhan)

PIERRE REVERDY KİMDİR?

(d. 13 Eylül 1889, Narbonne - ö. 17 Haziran 1960, Solesmes, Fransa) 

Sürrealizm, dadaizm ve kübizmi etkilemiş Fransız şairi.

Şaraplık üzüm yetiştiren bir bağcının oğlu olan Reverdy, Narbonne bölgesindeki Occitanie'de (Güney Fransa) doğdu ve Montagne Noire yakınında büyüdü. Reverdy'nin ataları, kiliseler için görevlendirilmiş işlerle bağlantılı taş ustaları ve heykeltıraşlardı. Çocukluğunun ve ilk yıllarının güncel gerçekleri azdır ve gizlenmiştir. Bazı kaynaklar, Reverdy'nin doğumu sırasında annesinin o sırada Arjantin'de yaşayan bir adamla evli olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, Reverdy'nin babası ve annesinin 1897'ye kadar birbirleriyle evlenemediğine inanılmaktadır. Okuma yazmayı okulda değil babasından öğrenmiştir.  

Ön­celeri sık sık öncü sanat çevrelerine girer çıkarken, sonraları Solesmes manastırma bir yalnızlık ortamına çekilir. Şiirinde de bu büyük kentten kaçışı, yalnızlığı ve doğayı seçişin izlerini bulmak olanaklıdır.

Gerçekedebiyat.com

 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)