Şazi'nin Destanı / Hasan İzzettin Dinamo
Selim Esen'in hazırladığı Türkiye Yazıları Dergisi Şiir Antolojisi'nden harf sırasına göre yayınladığımız şairlerden Hasan İzzettin Dinamo'nun bir şiirini yayınlıyoruz.
ŞAZİ'NİN DESTANI İspanya toprağında kalmışsın Böğründe onmaz bir yara Dudağında bir sönmüş cigara Faşistler gelmekte, bunalmışsın. İspanya toprağında kalmışsın, Seni son gören bir sol Almanmış Tası tarağı toplayıp kaçarken. General Miyaja, Caballero derken Franco gelip Madrid’e dayanmış. İspanya toprağında kalmışsın, Belki çürümektesin bir zindanda, Belki, bağrından akan kanda Ölümsüzlüğe yol almışsın. Kuzgun orduları ortaçağın Sömürü, kripto orduları, Alman uçakları, faşist topçuları, Cumhuriyet düşünü etti darmadağın. Türkiye’den gitmiş tek mücahit sen, Sivaslı aydın öğretmen Şazi, Yaslar içinde kodun bizi Yoktu bir bilen, haber veren. İspanya toprağında kalmışsın, Bunu öğrendik yıllar sonra. Nice yorulmuştuk sora sora Sen devrimcilikte meğer yol almışsın. Silah atamamak, kaçamamak Üstüne üstüne varırken kara düş. Türkiye uzak, Merih gibi uzak, Ne kutsal, ne hınzır, ne şanssız döğüş! Daldan bir portakal yiyememek, Bir diyeceğini diyememek Bir hemşeri bulup vatana Son selamını söyleyememek Son demde en büyük dertti sana. Uluslar arası tugayın aydın eri, Türkiye’nin düşünce bahçelerinden Böğründe faşist mermileri İnlemekte sessizce derinden. Bu sensin, Şazi iyi adam Öğretmen, Sivas öğretmen okulunda. Sana olan saygımı anlatamam, Arkadaştık devrimcilik yolunda. Kaçtın Amerika’dan İspanya’ya Okumak üzere canına faşizmin. Bağrında inan,o granit kaya, Sonra, insanlığın cellatlarına kin. Madımak toplardı Kabakyazısı’nda Sivaslı yoksul kadınlar, kızlar. Sen, Bağdat hırsızı’nın halısında Uçar yükselirdin ve yıldızlar Sivaslı aydınların başlarına Yağardı kemikli ellerinden. Kenti batırdın gözyaşına Umudu yıktın temellerinden. Uzun boyun, esmer yüzün, durgun bakışın Gölge gibi geçer hala Sivas ilinden. Sayfalar aktarır dururdu başın Marx’ın ölümsüz kapitalinden. Franko, Franko, cellat, cellat, Celladı Badajoz köylülerinin, Azraili Guernica ölülerinin Etti mutluluk düşünü berbat. Portakal çiçeklerinin altın düşünde Türk karanfili gibi açtı kanın. Sıçradı Paris’e kanı Guernica’nın Ölümsüz bir tablo görünüşünde Picasso’ydu ölümsüzleştiren Kopmuş kelleleri, bacakları, Senin gözünün önünde Şazi, Kurşuna dizildi insan hakları, Yırtıldı sosyalizmin bayrakları De Llano’nun yağlı kurşunları Garcia Lorca’nın yıktı düşlerini Cumhuriyetçilerin kesti başlarını Aktı ırmak ırmak devrimci kanları. Uzak İspanya toprağına Düştün rüzgârda bir gelincik gibi. Sana binlerce sevgi, selâm sana Sivaslı öğretmen mücahit Şazi! (Türkiye Yazıları, Sayı: 5, Ağustos 1977, s.15) HASAN İZZETTİN DİNAMO KİMDİR? (1909-1989), Akçaabat’ın Ahanda köyünde doğdu. Babasını Birinci Dünya Savaşı sırasında kaybettiğinden, Darüleytam’a (Öksüzler Yurdu) yerleştirildi. Orada büyüdü, daha sonra Sivas Öğretmen Okulu’nu bitirdi. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü son sınıfında iken, Ceza Yasası’nın 142’nci maddesine aykırı eylemlerde bulunduğu iddiasıyla dört yıl hapse mahkûm oldu (1935) ve okuldan çıkarıldı. Hapisten çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Çeşitli firar ve yakalanmalarla askerliğini yedi yılda bitirebildi (1949). Takma adlarla fotoğrafçılık yaptı “adâb-ı muaşeret” kitapları yazdı, gazetelerde çalıştı. Toplumcu düşünceleri dolayısıyla polisin sürekli izlediği Dinamo 6-7 Eylül olayları sırasında yeniden tutuklandı (1956), yok yere altı ay cezaevinde kaldı. Daha sonraki yıllarda yaşamını yazarlık ve çevirmenlik yaparak kazandı. Gençliğinde bireysel şiirler yazsa da Nâzım Hikmet’in şiirleriyle tanışınca kendine toplumcu bir çizgi çizdi. Nâzım’ın yanında, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz ve A. Kadir gibi şairlerle birlikte çalıştı. Yedi ciltlik “Kutsal İsyan” ve “Savaş ve Açlar” gibi önemli romanlara imza attı. 1977’de, “Kutsal Barış” adlı romanıyla, Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Genellikle savaş dönemini anlatan romanlarının yanında şiir kitapları ve bir de öykü kitabı yer alır. İlk şiirlerinde Rıza Tevfik, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi’nin etkileri görülür. Servet-i Fünûn dergisinde hece vezniyle şiirler yazdı. Aruz ölçüsünü kullanmış olsa da yeniden heceye döndü. Hapiste sayısız şiirler, romanlar, destanlar yazdı. Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR