Altın Orda Devleti’nin varlık sahası ve varlık dönemi hakkında net bilgiler nelerdir?

-Altın Orda Devleti. 1242’den 1502’ye kadar Ortaçağ’ın en büyük Türk-İslam devletlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Aslında Altın Orda ismini Ruslar kullanıyordu. Bu devlet Türkler arasında Deşt-i Kıpçak Devleti olarak tanımlanıyordu. Altın Orda Devleti’nin kurucuları Moğol hükümdarları olsa da halkın neredeyse tamamı Türkler’den oluşuyordu. Moğol Hükümdarlar hem zaman içinde asimile olmalarından, hem de Altın Orda’nın tamamen Türk Devlet yapısını örnek almasından dolayı aslında Türk  devleti olarak kabul edilmektedir. Altın Orda’yı kuran Batu Han, Moğol Hükümdarı Cengiz Han’ın torunuydu. Ülkenin sınırları Sibirya içlerinden, Batı Türkistan, Kazakistan, Kafkaslar, Karadeniz’in Kuzeyini içeriyordu. Ayrıca bugünkü Rus topraklarını birçoğu da Altın Orda sınırları içinde Türk devletine bağlıydı.

Altın Orda Devleti Türk ve Rus tarihi açısından neden çok önemli?

-Altın Orda Devleti’nin en önemli özelliği, Rus prensliklerini iki buçuk asır boyunca hakimiyet altında tutmasıydı. Ruslar, Türk Devleti Altın Orda’ya vergi verdiği gibi, gerektiğinde asker gönderiyordu. Ruslar bastıkları paralarda Altın Orda hanlarının isimlerine yer veriyorlardı. Daha da önemli Rus Prenslerini Altın Orda hanları atıyor, Rus Prensler ise izinsiz taht töreni bile düzenleyemiyordu. 1242’den 1480’e kadar geçen dönemde Rus Kinezlikleri (Prenslikler) hayatın her alanında Altın Orda Devleti’ne bağlıydı. Ruslar bu dönemi anlatırken yarım paragrafla geçiştirip, hep olumsuz bahsediyorlar. Öyle ki, Sovyetler döneminde Altın Orda tarihinin araştırılmasına yasak bile getirilmişti.

Çarlık Rusyası’nın köklerinin aslında Altın Orda Devletine uzandığını söyleyebilir miyiz?

-Kapsamlı araştırmamda Altın Orda Devleti’nin Rusya’ya zarar değil, fayda sağladığını ispatladım. Altın Orda öncesi Rus Prenslikleri dağınık halde, birbirleriyle mücadele halindeydi. Rus Prenslikleri Altın Orda hakimiyeti sona erdiğinde Rus Devleti olarak tarih sahnesine çıktılar. Prenslikler Moskova etrafında birleştiler. Altın Orda sayesinde Moskova Rus Devleti 1480’de kurulmuş oldu. Böylelikle Çarlık Rusya’sı dönemi başladı. Rus Prensleri Altın Orda hanlarını taklit ediyordu. Rus Prenslerin taç olarak giydiği Monomah şapkası Altın Orda hanlarına Özbek Han tarafından hediye edilmişti. Yani Monomah’ı Türkler’den öğrendiler. Altın Orda sayesinde Rusça’ya 2 bine yakın Türkçe kelimenin girdiğini görüyoruz. Dönemin Rus edebiyat eserlerinin tümünde Altın Orda Devleti konu ediliyor.

Böylesi güçlü bir devlet neden dağılıyor?

-Maalesef 15.yüzyılın ilk yarısında Altın Orda Devleti parçalanma dönemine girerken, yerine Kazan, Kırım, Astrahan, Sibir Hanlıkları ortaya çıkıyor. Çöküş nedenleri arasında fetret devrine girilmesi, yarısı göçebe olan toplulukların kendi içlerindeki kavgalar ülkeyi yıpratıyor. Ancak en büyük darbeyi Türk Hakanı Emir Timur’un 1391 ve 1395’de gerçekleştirdiği iki büyük sefer oluyor. Bu iki seferden sonra Altın Orda ekonomik anlamda çöküşe geçiyor ve Ruslar gittikçe güçlenmeye başlıyor. Sonunda 1390’da Ruslar Altın Orda birliğini mağlup ediyorlar ve birleştikleri takdirde Altın Orda’dan kurutulabileceklerini anlıyorlar.

ahmet yıldız

Araştırmanızda hangi arşiv belge ve bilinmeyen eserlerden yararlandınız?

-Araştırmalarım sırasında Manastırlar’da kaleme alınan Rus yıllıkları, Altın Orda hanlarının yazışmaları, mektupları fermanlarını derinlemesine inceledim. Bir kısmı Türkçe, Moğolca, Arapça ve Farsça kaynakları taradım.

Biraz da diğer önemli çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

-Altın Orda Devleti’ne ilişkin kaynakları Türkçe’ye kazandırdım. Altın Orda’ya ilişkin doğrudan tek kaynak özelliğini taşıyan Ötemniş Hacı’nın Cengizname adlı eserini de Çağatayca’dan günümüz Türkçesi’ne çevirdim. Altın Orda Devleti yöneticilerinin mektup ve fermanlarının yayınlanması da çok önemli. Bunların dışında Osmanlı Devleti’ne gelen

Rus elçilerin raporları, Ermeni meselesine ilişkin Rus arşiv belgeleri ile 2. Abdülhamid’e ait belgeleri de gün yüzüne çıkartarak araştırmacıların hizmetine sundum.

Türklerin tarih sahnesine çıktığı yer ve döneme ilişkin de farklı görüşler söz konusu. Türklerin tarih sahnesine çıktığı yer ve zaman dilimi hakkında neler söylersiniz?

-Türklerin tarih sahnesine çıktığı yer bugünkü Moğolistan topraklarındaki Ötüken coğrafyası. İlk Türk Devleti’ni M.Ö 2 bin 700’de ortaya çıkan Hun Devleti olarak kabul ediyoruz. Ancak Hunlar’dan önce Türk kabileleri olduğunu biliyoruz. Çin arşivlerinde M.Ö 2 bin 700’den itibaren kuzeydeki Türkler ifadeleri yer alıyor. Bir diğer tartışmada Türkler ve Moğollar’ın aynı soydan gelip gelmediğine ilişkin. Türkler ile Moğollar ile neredeyse aynı kültüre sahip iki ayrı ırk. Asırlardır yan yana yaşayan iki topluluk zamanla adeta kardeş millet özelliğine bürünüyor. Ancak dil farklılığımız olduğu gibi, ırksal anlamda da ayrı iki toplum olduğu bilinmeli. ‘Cengiz Han Türk müydü?’ diye soruluyor. Cengiz Han, Moğol hükümdarıydı ancak danışmanları Türklerden oluşuyordu.

Mert İnan
(Milliyet)
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)