Neden şiir yazıyorum? Şiirle ne yapmak istiyorum? / Mehmet Büyükçelik
Neden mi? Şiire inandığım için. Şiire elini verirsen, o seni sarmalar ve “beni yaz” der. İnsan için daha güzel yarınları düşündürür. Yani, onu böylece seversin. Şiir, onu yazan herkes için bir yaşamdır. Öyleyse, hayatın içinden geçen bir göz, bir gerçek ve bir bilinçtir İyi bir şiir, iyi insan ve daha güzel bir dünyayı amaçlar. Günümüzde, barışı değer sayan bir şair, daha güzel bir dünya için etkili bir ışıktır. Onun “insan kalbi”, geleceği, şiirin gücüyle hayal eder. Şiir düşündürür. Düşünen insanın doğasında iyilik vardır. O iyiliği paylaşmak da olmazsa olmazdır. Bir şiirin etki gücüyle herkesi düşündüreceği ve işlenen iyilik kavramından çok şey anlaşılacağı kuşkusuzdur. Çünkü düşünen insan temizdir, dürüsttür, eşitlikçi ve sevecendir. Düşünen insandan yararlanan insanlık, uygarlığın doğru yolunu daha kolay bulur. Karanlığın üzerine giden şairler ve yürekli yazarlar; bilime inanan insanlar olmuştur. Bu onurlu çabayla aydınlığın yayılarak karanlığı yeneceğine inanmalıyız. Düşündüğüm şair, doğası gereği her şeyin daha iyisini tasarlamak, haksızlığa ve yanlışa muhalif olmak durumundadır. Yeni bir dünya önermeyi iş edinen şairin yazdıkları da yeni olacaktır o zaman. Her yeni gün yeni bir yapıta gebedir. Sanat üretmenin, Tanrı’yı taklit etmek olduğunu düşünenlere şaşmamak gerek. Çevresinde görmediği ve aklından geçen yeni bir tasarımı ortaya koyan bir insan, bu dünyaya daha önce görmediğimizi getirmiş olur. Şiir, konuştuğumuz dilin sınırlarını aşan, alışılmadık bir iletişim biçimidir. Sıradanlığa sığdırılamaz. İnsanı mutlu eden şeylerin başında beğenme duygusu gelir. Beğeni olgusu, gelişen yaşamla birlikte sürekli tırmanıştadır. Beğeni düzeyimiz sıradansa, iyi şiiri de değerlendiremeyiz. Öncelikle varlığımızı ve seçtiklerimizi beğeniriz. Yaptıklarımızın çoğu bizim için değerlidir. Şiire de bu bilinçle sarılırız. Şair duyarlı olmazsa, işini yapamaz. Sokağa atılan bir çöpü, yok edilen ormanı önce o fark eder. Her şeye rağmen aydınlık bildiği yoldan sapmaz, kendini satmaz. Aklı bağımsızdır. Tarihte, alanında çığır açmış öncü sanatçılar, şairler, yazarlar, düşünürler egemenlerle uzlaşmayı asla aklından geçirmemiş; gerçekliği önde tutarak yaşamlarını öylece biçimlendirmiş, acıya direnmiş; doğruluğu inatla sürdürerek ölümsüz isimler olmuşlardır. İşte şiirdir onları böyle yapan. Doğru birikimli şair, savunduğu düşünce, değerler anlayışı ve bu doğrultudaki şiirleriyle insanları etkileyen, yönlendiren, bilgisine güvenilen ve bireysel çıkarcılığı olmayan kişidir. Kendini sanatsal yapıtlar vermeye adayanlar, düşünsel bir sonuç ortaya koyduklarından, iyi bir aydın olabilmeli; toplumu aydınlatan sanat üretmelidir. Sanat, yaşamla ilgili düşüncelerin, insancıl bir zeminde yoğunlaşmasını sağlar. İnsanları etkileyip yönlendirerek özgürleştirir ve bağımsızlaştırır. Böyle bir toplum da ancak o zaman kültürlü/değerli yöneticilere kavuşabilir. İnsanlara şiirle seslenenin amacı, biriktirdiği ışığını tutmak olmalı, değil mi? O ışık da tutmaya değer olursa şiir çok şeye yarar. Çünkü içinde yeni bir dünya, kılçığı ve dikeni ayıklama çabasının izi, bilindiğini sandığımız şeylerin aslında ne kadar farklı olduğunu gösteren, sabahın neresinde uyanılacağını haykıran, eli silahlı haydudu aşağılayıp korkutan, savaş yandaşlarını azaltan ve her sevginin ilacı olmayı başaran bir şey değil midir şu şiir denilen şey! Yaşamda öylesine vardır ki; sopası, silahı olmadan kendi başına her şeye yeter. Kötüyü hemen durduramasa da gelecekteki kötüyü yok olmaya mahkûm eder. Gelecek için yazmayı üstlenirsiniz. Şiir, öldürücü savaşları cephede hemen durduramasa da savaşsız bir dünyayı gösterir insanlara. Savaşın yüzünü en vahşi haliyle ortaya serer. Gücü ve etkisi ile düşündürür insanları. Çünkü şiir direnendir, baş eğmeyendir, herkese iyiyi ve doğruyu gösteren onurlu bir sanattır. Böyle olmasaydı tarih onu değerli kılamazdı zaten. Haksızı öven bir şiir görülmemiştir. Doğanın dilini anlamaya çalışan ve duyguyla bilinci sarmalayanların uğraşı olduğu da unutulmamalı. Şiirin bir yaşam biçimi olduğunu düşünenler onu en iyi anlayanlardır sanırım. Melih Cevdet Anday, “kimi bir sözcükten çıkarım yola / aç kalmış güzel bir kurttur o” diyor. İşte o kurtla sevişebilmektir aslında şiir yazmak. Kimi yüreği, kimi de elleri titreyerek yazar onu. Kavafis’in dizeleri de doğruyu söylüyor: “ah, çok dik, görüyorum / şiir merdiveni çok dik; / ayağımı attığım ilk basamaktan, / hoş gör, daha yukarı çıkamayacağım... /(…) ilk basamaktaysan eğer / sevinç ve gurur duyman gerek bundan’…” Şiir yazıyorum diyorsanız, üstatlarla yarış içinde olmalısınız ve bu yüzden şairlerden olağanüstü şiirler bekler okuyanlar. Önemli olan iyi ve farklı ürünler üretebilmektir. Böyle bir sanat sevilir ve onunla uğraşılır diye düşünüyorum. Mehmet BüyükçelikŞİİR İLETİŞİMDİR
ŞİİRİN DUYARLILIĞI
ŞİİR SAVAŞA KARŞIDIR SEVGİNİN İLACIDIR
ŞİİR BARIŞI SAVUNUR
ŞİİR DOĞANIN DİLİDİR
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR