‘Irmak Kitabı’ hakkında / Hikmet Temel Akarsu
Çanakkale merkezli Akademim Yayınları’ndan çıkan “Irmak Kitabı” ilk bakışta zarif, özenli, grafik inceliklerle tasarlanmış, iddialı bir şiir kitabı gibi gözüküyor. Ama öyle değil. Bir düşün kitabı. Hem de çok zarif hazırlanmış bir düşün kitabı. Sadeliğin doruklarından seslenirken, estetik bir duygu yaratmayı biliyor. Yansıttığı düşünsel eda bana Japon haiku üstadlarının en önemlisi Başo’yu anımsattı. Bu nevi kitapları eskiden Oruç Aruoba yayınlardı. Fetiş düzeyde özenli tasarım, virgülüne kadar anlam taşıyan ihtimam, sadelik ve sadece düşün. Düşün dile getirilirken de iddialı bir edebi eda. Doğrusu aksanlı konuşan biriyle edebiyat konuşamadığım gibi, salaş giysilerle dolaşıp sahte bohem havalara giren müteşuaraya alışamadığım gibi, pejmurde ve özelliksiz giyimli sahne sanatçılarına ve aktörlere dayanamadığım gibi özensiz ve hoyrat hazırlanmış kitaplara da önyargı ile yaklaşırım. Tıpkı tam tersine önyargı ile yaklaştığım gibi. O yüzden Irmak Kitabı’na olumlu bir önyargı ile yaklaştığımı belirtmeliyim. Kitabın yazarı Gazi Tuğrul Ertuğrul lütfedip göndermeseydi böyle bir kitaptan haberim olur muydu? Büyük olasılıkla hayır! Ama Çanakkale gibi kültürün yükselmekte olduğu bir kentte bu tür inceliklerle dolu kitapların çıkıyor olmasına tanık olmak güzel. “Irmak Kitabı” İmgeden Kavrama Felsefe alt başlığı ile çıkmış. Girizgâh bölümünün ardından Latince çiçek isimleri taşıyan üç bölüm daha geliyor. Bu bölümlerin başlarında söz konusu çiçeklerin sade birer desenleri yer alıyor. Bir de kitabın arasına gerçek bir gazel konmuş ki bu da apayrı bir duygu yaratıyor. Kitabın Girizgâh bölümü Spinoza’dan alıntılanan aforizmik pasajlara paralel olarak yazılmış bir metin. Birinci Bölüm Irmaktan Akışlar’ın başına gelen çiçek “Unutma Beni Çiçeği – Lysimachia Arvensis”. Burada başlayan ana metin daha önce de belirttiğimiz gibi Başo’yu hatıra getiren bir sadelik ve duyarlılıkla Irmak “Duygusu”(?)nu anlatmaya başlıyor. İkinci Bölüm “Irmağın Arkeolojisi” epigrafik çiçek adı olarak “Düğün Çiçeği – Anemone Hortensis”i başına alıyor. Üçüncü Bölüm Irmağın Şeyliği’nin başında ise “Sunbala/Akyıldız – Ornithogalum Umbellatum” çiçeği var. Üçüncü bölüm kitabın temel felsefi -mesaj demeyelim- duygulanımlarını aktaran bölüm. Bizi Üçüncü Bölüm olan finale bağlayan İkinci Bölüm: Irmağın Arkeolojisi ise kişisel olarak benim en az beğendiğim bölüm oldu. Yazar bu bölümde “tur rehberi retoriği”yle bizlere Troya savaşını, İlliad’ı ve Skamandros Irmağı’nı anlatıyor. Bu anlatımlar hakkında hemen herkesin son derecede ayrıntılı bilgisi vardır ve kanaatimce düşünsel bir metin ortaya koymaya çalışan bir yazarın bu noktadaki anlatımı daha dolayımlı ve metaforik olmalıdır. 71. Sayfadaki ilk tümcenin de yanlış olduğunu belirtmeliyim. Koca kitapta yanlış bir tümce nedir ki diyenlere de şunu söylemek isterim. Şiirde, haiku’da ve rafine felsefi metinde imla ve dilbilgisi hatası kabul edilmez! Yine de Skamandros Irmağı’nın plato edinen henüz yayınlamadığım bir romana sahip olduğum için bu metne büyük sempati ile baktım. Benzer şekilde Latince çiçek isimlerini de bir çocuk kitabımda “leitmotiv” olarak kullanmıştım. O yüzden bu eserle ve yazarla duygudaşlık kurdum. Büyük olasılıkla doğru dürüst dağıtılmayacak, kitapçılarda bulunamayacak, okura ulaşamayacak bu rafine/naif metni, inceliklerden oldukça uzağa düşmüş günümüz okuruna öneririm. IRMAK KİTABI – GAZİ TUĞRUL ERTUĞRUL AKADEMİM YAYINLARI – 80 Sayfa Hikmet Temel Akarsu
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR