Zamanın kapısına parmağı sıkışmış umut

Gökdelen inşaatının bilmem kaçıncı katından düşmüş emek

Kırılmış kemikleri alın terinin

Papatya gölgesinde serinleyen göl gibi

Kalabalık ve suskun boğaz tokluğu

Şükür, eyvah, küfür, lanet

Susun şimdi duyacaklar!

 

Hadi şarkı söyleyelim

 

Sazın teline tutunmuş

Eski bir türküyü törpülüyor yüreğim

Odamın kirecine sarılıp yatıyorum

Emeğin sömürüsü kemirirken ömrümü

Unutmuyorum aşkı

Terim ilaç

Sabah aydınlığını sırtlamış uykulu sanayi çırakları

Köremek, yoklambaç, birdinbin oynayacak

Bezirgânbaşı kapıyı aç!

 

Gelin şarkı söyleyelim

 

Küçük ve yağlı bir tulumun söküğünü dikerken

Hünerli parmaklarına batırır durur iğneyi

-Önlüğünün söküğünü dikeydim de

okula göndereydim kuzum seni

 

Neyse şarkı söyleyelim

 

Ekmeğin her diliminden ayrı utanıyorum

Her yudumuna suyun

Özür borçluyum sanki

Bültenlerde yine savaş

İnfilak, ölü, yaralı

Düşen uçak kara postal sıcak demir zorlu göç

Bırakın sanatı, bilimi, siyaseti

Ortadoğu'nun kalbinde çocukları korkutuyor

Yaz ortası bir kuşun yere vuran gölgesi!

 

Susun şark'ı söyleyelim

 

 

Barış Çelimli

(Kırlangıç Üşümesi - Mayıs 2013)

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)