-Mimar Gözüyle Gelibolu, insanı bazen gururlandıran, bazen gözlerini dolduran bir okuyuş sunuyor. Gelibolu’nun tarihi kent özelliklerine ilişkin önemli bir sorumluluğu da önererek. Manevi haz ile dünyevi sorumluluk. “Gelibolu neden sadece Gelibolu değildir?”

Gelibolu’nun sadece Gelibolu olmadığı ve sembolize ettiği sayısız imge bu ülkede yaşayan herkes tarafından derinlemesine bilinir. Fakat monografik bir çalışma yapmak üzere Gelibolu üzerine odaklandığınızda bu derinlik bambaşka boyutlara evrilerek katman katman büyümekte.

Bizler Gelibolu’yu umumiyetle efsanevi 1915 memleket ve Payitaht müdafaası, Gazi Paşa’nın dünya çapında bilinirliğe ulaştığı ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yer olması dolayısıyla biliriz.

Fakat mimar gözüyle bir inceleme yapmaya giriştiğimizde ve Gelibolu’daki tarihsel katmanların alt bölümlerine eriştikçe görmekteyiz ki Gelibolu sadece ve sadece 1915 menkıbelerinin yazıldığı kült bir bölge değil, aynı zamanda toplumumuzun ve ülkemizin temel kültürel kodlarının, harsının ve ideolojisinin oluştuğu ve Osmanlı’nın bir Avrupa Devleti olarak yükselmesinin temellerinin atıldığı  en önemli merkezlerden biri. Avrupaya ilk geçen fütuhatçı gazileriyle, Donanma-yı Hümayun’un kuruluş yeri ve merkez üssü olması hasebiyle, kuruluş devrinin naif akıncılarına ilham veren ve kanaat önderliği yapıp ordu ile birlikte serhatta yaşayan sufî dervişleriyle, dünyanın en büyük mevlevihanesiyle vesaire vesaire...

- Neden mimar gözüyle?

Gelibolu bugüne dek tarihçiler, siyasetçiler, stratejistler, askerler, edebiyatçılar, coğrafyacılar ve denizciler tarafından ziyadesiyle incelendi. Bunlara ekleyecek çokça yeni söz yok. Ancak biz mesleğimiz olan mimarlık üzerinden hareketle bir incelemeye giriştiğimizde kült ilçenin çok farklı boyutlarına ve değerlerine eriştik. Neticede yaptığımız bir mimari monografinin çok ötesine taşmış bizi çok boyutlu değerlendirmelere taşımış bir kitap olmuştur.  

- Tüm Gelibolu yarımadasını ele almak yerine merkeze odaklanmayı seçmişsiniz...

Bu bilinçli bir seçimdir. Bizler askerî tarih ya da resmi söylemin ötesine, hatta akademik bir monografinin de ötesine taşan, sadece uzmanlar ve mimarlar değil tüm toplum tarafından ilgi ile okunabilecek bir kitap hazırlamaya yöneldiğimizde Gelibolu’nun sivil tarihi ve mimari mirasından hareket etmek zorunda olduğumuzu biliyorduk. Bunların ağırlıkla merkez ilçede olduğunu, efsanevi cenklerin cereyan ettiği bölgenin ise fazlasıyla incelendiğini, buna ekleyecek yeni bir şeyimiz olamayacağını biliyorduk. O nedenle merkeze ve mimari mirasa yöneldik. Bu sayede bize kimliğimiz hakkında somut tanıklıklar sunan bir hazine ile karşılaştık.  

 

Prof. Dr. Nevnihal Erdoğan

- Kitap bir ekip çalışması...

Kitap, Gelibolu’nun yerlisi Doç. Necibe Çakıroğlu ile çalışan ve yıllar boyu ilçeye gidip gelen, saha çalışmaları, master tezleri, araştırmalar yapan Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevnihal Erdoğan’ın birikiminden ve önerisinden yola çıkılarak hazırlandı. Üniversite de projeye destek verdi. Hepimiz kitabın her safhasında yer aldık. Ama illustrasyon ve teknik çizimlerde aynı zamanda kitabın editörü de olan Y. Mimar Türkiz Özbursalı, edebi metinlerde ben H. T. Akarsu, akademik araştırma, yöntem ve tezlerde Prof. Dr. Nevnihal Erdoğan ön aldı. 

Nurduran Duman

(Cumhuriyet Kitap)

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)