1. Bir ellik aşk yapar gözü kapalı  

                Akdeniz göğü

                              defne yaprağı

                                         portakal çiçeği

                Asur’un kil yazıtlarından dolu-dizgin akar zaman

                Mısırlı savaşkanlardan bu yana

                Büyür savaş alanları mezarlıklar

                Mumyalı gözlerle bakar

                Başak sapları hurmalıklar dudaksız öpü

                                                                           ölü

                Derinin altında milyonlarca hücre 

                Zar - çekirdek - protoplazma

                Toprakları zorlar yaşama

                Ve kas gücü

                            ve kan suyu

                                       ve ölüm korkusu

                Bir ellik aşk yapar gözü kapalı

 

 

          2. Soluğun yaşamsızlanırsa gün batımı

              Tüm kapıları kapalıdır hiyerogliflerin

              Bekle borusunu üflemesini İsrafil’in

              İlkin anamı sevmeliyim … Anamdır

              Bir de bacımı … Parçamdır

              Ve kadınımı … Doğurgandır

              Fırat’ın aktığı topraklar Fıratya olalı

              Fırat anadır

                           Fırat bacıdır

                                        Fırat kadındır

              Ve birer Fıratlamadır yakılan ağıtlar

              Üründür düğündür türküdür

              Binlerce yıl eskiden uzar Mezopotamya’ya

              Hititli Anadolu soluk soluğa

              Yavru ceylan şaşkın olur anasızsa / anladık

              Ağaç kurur kök tutmazsa / anladık

              Toprak çatlar sulanmazsa / anladık

              Ya insansız kalırsa insan

              Soluğun yaşamsızlanırsa gün batımı

 

 

            3. Aydınlık sabahlar az gelirse yüreğine

                Sevdalanmak neye yarar günahı bol Babil’e

                Hele gözüyle gözleştiysen

                              hele yüzüyle yüzleştiysen    

                                            hele bedeniyle bedenleştiysen

                Bir düş de olsa ne güzel

                Yerli yerine bırakmak doğayı

                Suyu suya   

                          toprağı toprağa

                                      insanı insana

                Kavgasız dövüşsüz

                Sonunda aforozlansa da krallıklar

                Çağlardır ekmeğin paylaşıldığı mı var

                Ve İsa-Baba çarmıhta durur daha

                Ağlayacaksan şimdi ağla

                Biraz mum ışığı

                         biraz künnük kokusu

                                      biraz vaftiz suyu  

                Aydınlık sabahlar az gelirse yüreğine

 

 

Sabahattin Yalkın

Gerçekedebiyat.com

 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)