Ennio Morricone'ye veda yazısı
Sevgili Sıtkı, Bir iş seyahati nedeniyle yaklaşık 2 hafta evden ve dünyadan uzak kaldım. Kendime geldiğimde gazete, dergi, birikmiş mailler, sosyal medya derken Ennio Morricone ismi gözüme çarptı. İlk olarak algılamadım, bir anlam yüklemedim. Ancak whatsup gruplarında iki arkadaşım Ennio Morricone şarkıları paylaşınca huylandım. Biraz sonra twitterda top ten’de adını görünce Ölmediğini umut ederek tıkladım sol tarafa “Ne olur ölmesin” dedim. Ölmüş …. İçim acıdı … Ennio Morricone de göçüp gitmiş Dünyanın eski tadı kalmadı artık Bu dünyadan bir efsane daha gitmiş …. Yaşar Kemal öldüğünde bir gazete başlık atmıştı; “Yazar öldü”. Çok hoşuma gitmişti. Yaşar Kemal öldüğünde, gerçekten de yazar öldü Ennio Morricone öldü, Maestro öldü! Dile kolay 390 filme yaptığı müzik 1400 küsur beste Binlerce konser 87 yaşında olmasına rağmen, The Hateful Eight filminin Müziklerini yapıp, Oscar kazanarak, Sanatçıyım diyen birçok kişiye ders vermiş biri İçim acıdı … Üzüldüm. Onlarca yerli ve yabancı filmin arasında dolaştım. Belmondo'dan Sergio Leone'ye Clint Eastwood’tan, Robert de Niro'ya ve bizden Banu Alkanlı filmlere(!) götürdü beni. Bir sürü hatıra canlandırdı. Eski Türk filmlerinde özellikle Cüneyt Arkın Bir mekânı basmaya giderken arkada hep, The Man with the Harmonica, The Sicilian Clan Ya da Violent City parçaları çalar. “Ben bunu bir yerlerden hatırlıyorum” Diye düşünürsünüz ister istemez. Ne zaman bir yerde bir eseri çalsa, İnsanda ata binip bulunduğu yerden Uzaklaşma isteği yaratan büyük bir müzisyen. Çorak arazilerde at üstünde bir kelle avcısı, Haydut, intikam, kızını kaybetmiş baba, Kardeşi için savaşan bir kovboy Gelir gözümün önüne dinlerken. ve daha nicesi müziğini görselleştirir Başka bir yere taşır ki bence eşi benzeri yoktur. Sevgili Sıtkı, Ennio Morricone öldü, Maestro öldü! Yunan mitolojisinde müzik tanrısı Var mıydı, hatırlamıyorum ama Ennio Morricone, müziğin tanrısıydı. Hayatı güzelleştiren bir deha, Her değdiği filmi etkileyici hale getirmiş biri Her zaman sinemanın ritmi, nabzı, arka planı Her eseri insanın bütün duyularına nasıl ulaşan İnsanlık kadar uzun sürecek, unutulmayacak eserler Yeteneklerinin üzerine filmler çekilmiş olan müzisyen. Bu gezegeninin gördüğü en büyük bestecilerden biri. Hani modern nesiller için Bach, Mozart, Beethoven falan ne ise.. Bizden sonraki nesiller için de Morricone öyle olacak. Bu dünyada gerçekten olağanüstü Soundtrack, film müzisyenleri var, biliyorum. Mesela John Williams var, büyük üstad. Onlarca filmi hâlâ iliklerimizde hissetmemizin müsebbibi. Hans Zimmer var sonra. Epik bestekâr. Angelo Badalamenti var; koyu, karanlık, zift gibi anların ezgicisi, Coşku ve mutluluk dolu Silvestri var. Danny Elfman var Gönül tellerimizi sızlatan Vangelis var. Nino Rota var, İşte, tüm bu müthiş adamlar var, Bir de Ennio Morricone var. Canım sıkkınken, mutluyken, Sarhoşken, yorgunken, Hayal kurarken hiç fark etmez Mutlaka gözlerimi kapattığımda Kendimden bir şeyler bulurum. Morricone’nin müziklerinde Romantikleşmek istemiyorum ama Nitelik sahibi tüm insanları kaybediyoruz yavaş yavaş. Ölümün gerçeği her an tokat gibi patlıyor insanın yüzünde. Makineleşen, programlanabilir, duygusuz ve Hiçbir estetiği olmayan yıllara giriyoruz. Sevgili Sıtkı, Birçok insan Morricone’yi Kovboy filmlerine yaptığı müziklerle anar Ama benim favorim Le vent, le cri’dır. Ondan da öte Chi Mai. Nasıl bir ruh hali ile yazıldığını hala düşündüğüm Her dinleyişimde beni bu dünyadan alan İnanılmaz, muhteşem, ruhuma işleyen bir eser Professionals filminin soundtrack’ı Yapanın aklından hiç geçmemiş olsa da Beni 70'lar, 80'ler Türkiye’sine götüren müziktir. Çünkü o aslında Türk filmlerinin biricik soundtrackıdır. Hülya Avşar ve Ahu Tuğba’nın oynadıkları, Filmlerde canlandırdıkları karakterler Hep bu eser ile sevişmeye başlarlar. Sevdiği adamla birlikteyken dudaklara zoom yapılır, O dudaklar titrer, bir gömlek düşer, kamera kayar, Şömine harlanır, fonda Chi Mai çalar …. Sergio Leone ile birlikte iki İtalyan Biri, Amerikalılara kovboy filmi böyle olur demiş. Diğeri de kovboyun müziği böyle yapılırı göstermiş. Sinema görsel bir sanatsa eğer, Morricone de müziğini yaptığı filmlerde Onu işitsel yönden zirveye taşımış bir ustadır. Bir film izlenirken yönetmenin, senaristin ve oyuncuların Kim olduğunun önemsizleştiği tek kompozitördür. Ömrümün arka fonunu besteleyen insan Ennio Morricone, Seni hep Oscar’ı aldığın gece Onca yaşına ve zar zor yürümene rağmen Gururla seyirci karşısında eğilip gösterdiğin Tevazu ile hatırlayacağım. Bence bugünden itibaren tartışmalar başlayabilir, En iyi film müziği bestecisi şudur/budur diyerek Günlerce, aylarca tartışılabilir. Zira bu işin peygamberini kaybettik. Gitti, Sıtkı kardeşim. Ennio Morricone de gitti. “Yazar”ın dediği gibi, Ennio Morricone de o güzel atlara bindi ve gitti. Güle güle usta Güle güle Yolun açık olsun Yattığın yer ışıklarla dolsun Notalar içinde uyusun Yıldızlar yoldaşın olsun Uğurlar olsun Vatansız Ricardo’nun da dediği gibi E morto Ennio Morricone, İl grande maestro delle colonne sonore Nadir Avşaroğlu
Kurşun, kırbaç sesleri, kişnemeler
Gerçek Edebiyat
YORUMLAR