Dünya Barış Günü her zamankinden daha önemli

Hitler faşizminin 1 Eylül 1939 yılında Polonya`yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı'nı başlattığı tarih olarak 1 Eylül, 'Dünya Barış Günü' olarak kutlanmaktadır.

news-details
Deneme

II. Dünya Savaşı, nükleer silahların kullanıldığı, "Yahudi Soykırımı" gibi kitlesel sivil ölümlerin yapıldığı insanlık tarihindeki en kanlı savaştır.

Savaş boyunca 25 milyon asker, 42 milyon sivil, 5 milyon 750 bin Yahudi olmak üzere toplam 72 milyon 750 bin suçsuz insan hayatını kaybetmiştir.

1 Eylül 1939 günü tarihin en kanlı sayfalarını açtığı, milyonlarca insanın bu kanlı savaşta hayatını kaybettiği, kentlerin köylerin yıkıldığı, milyonlarca insanın sakat kaldığı savaşın başladığı gündür.

Birleşmiş Milletler, 21 Eylül gününü "Dünya Barış Günü" olarak kararlaştırsa da, insanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan bu savaşın, başlangıç tarihi 1 Eylül olması nedeniyle sosyalist blok ve birçok sivil ve siyasal örgütler 1 Eylül gününü "Dünya Barış Günü" olarak kutlama kararı almıştı.

Bir yüz yıl içinde iki dünya savaşı çıkaran, ve durmadan usanmadan dünyada her alanı kendi çıkarları doğrultusunda savaş yerine çeviren, çocukları, kadınları, sivilleri katleden, sakat bırakan, evlerini yıkan bu emperyalist ve yağmacı zihniyet, sadece dünya savaşları ile sınırlı kalmamıştır.

Günümüzde de bir çok yerde örneğini gördüğümüz özgürlük ve barış getirmek bahanesiyle  ülkeleri işgal eden emperyalist ülkeler kanlı politikaları ile günümüzde hala milyonlarca insanın ölümüne ve yaralanmasına sebep olmaktadır.

Ne yazık ki bugün kanlı savaşların ve katliamların yaşandığı en sıcak bölge bizim çevremizdedir. Dünyayı bir haydut gibi yöneten, ama barış özgürlük demokrasi lafızlarını kendine kalkan yapan emperyalizmin gerçek yüzünü öğrenmeden, felaketleri anlamak mümkün olamaz.

Tarihin ders alınması gereken sayfaları, günümüz ülkeler politikalarına bakıldığında hâlâ sadece birer savaş anısı olarak görülüyor.

Büyük kapitalist ülkelerin silahlanmaya ayırdıkları devasa bütçeler bugün 3. Dünya ülkelerinin sorunlarına ayrılsaydı, insanlığın sınıf atlayışını canlı gözlerle izleme şansına hepimiz dahil olurduk.

‘‘Barış‘‘ sözcüğünün sadece bir hayale dönüştürmeye çalışanlar, içini boşaltma çabasında olanlar bunu asla başaramayacaklar. İnsanlığın ölüme sürüklendiği dönemlerde bizler, barışa olan inancımızı asla kaybetmeden bu yolda mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Dünyamızı ve bölgemizi savaş alanına çevirmeye çalışanlara inat barış türküleriyle savaşsız, özgür, demokrat, yaşanılabilir bir dünyanın kurulması için bu yolda mücadeleye devam edeceğiz.

Edebiyat ve sanat her zaman barışçıdır. İnsan ruhunu terbiye eden tek insan eylemidir. Savaşın tam karşıtıdır.

1 Eylül Dünya Barış Günü`nde savaşların ve çatışmaların önlenmesi ve barış için Atatürk'ün ölümsüz sözünü yeniden anımsatıyoruz: Yurtta Barış, Dünyada Barış!

Edebudsman

Sosyal Medyada Paylaş

author

Edebudsman

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..