Dilimizin üzerinde oturduğu o zenginleştirici dörtyüz bin kadar yerel sözcük ve deyiş Türkçenin kökeninden gelmekte olup, değerli bir mirastır. Mitoloji, destanlar, deneyim birikimi ve dil nasıl kültürümüzün çıkış noktasıysa, yerel sözcük ve deyişlerden oluşan birikim Orhun Yazıtları’ndan bu yana dilimizin derinliğinin ta kendisidir.

Kimi biraz yereci, kimi komik, abartılı, cinsel ya da ilkel gelebilir kulaklara. Kim ne derse desin, dilimiz bu temel üzerinde oturmaktadır. Bu sözcükler ve deyişler Türk Dil Kurumu tarafından koruma ve inceleme altına alınmış olunsa da, bir bölümü unutulmak ya da yok olmak tehlikesiyle karsı karşıya. Türkçemiz arındırılacak ve korunacaksa, bu konuda çalışmalarını taktir ettiğimiz ilgili devlet kurumuna hepimiz katkı yapacağız.

Yazının başlığı dikkatinizi çekmiştir sanırım. Merkez Anadolu yörelerinde ‘buğarmak’ yani ‘bağırmak’ fiilinden türeme bir sözcük; ‘Buarsak.’’

Kırıkkale, Kırşehir, Çorum, Yozgat, Sivas, Amasya, Nevşehir gibi yörelerimizde özellikle yaşlıların bir bölümü tarafından iyi bilinen sözcüktür. Bu bölgeler Anadolu’nun Türk vatanı olmasından bu yana özgünlüğünü kaybetmemiştir. İç Ege ve Toroslar da buna dahildir.

Köylüler, ‘tosunumuzu çekime götürüyok’ derler. ‘Çekim’ sözcüğünün anlamı da, büyük baş hayvanların çiftleştirilmesidir. Tan vakti gökyüzü o harika kırmızıya bürünüp Anadolu’nun al toprağına selam verdiğinde çobanlar büyük baş hayvanları kapı kapı toplarlar. Merkez Anadolu diliyle hayvanlar otlama sırasında çekim edilir, kimileri de özel çiftliklerde.

Erkek büyük baş hayvanlarda çekim konusunda sorun yoktur genelde. Boğalar hazır ve isteklidir çekime, buna rağmen ineklerde sorun  çıkar. İneklerin gönlünü yapmak, kendini ağırdan satmalarına karşı çıkmak, onları çekime ısındırmak kolay değildir;  Buarsak özelliğe sahip inek haricinde...

Buarsak inek diye adlandırılan inek karakteri, diğerlerinden farklıdır.

Buarsak inek istekli inektir. Otlağa giden yolda zaten boğanın yakınında yürümeye özen gösteririr. Çekimde problem çıkartmaz, kolayca çiftleşir.

Çiftleşmekten zevk duyar ve ses çıkarır, bağırır. Bu yüzden ‘buarsak’ sözcüğü bağırmaktan türemiştir. Çekimdeyken çıkardığı bağırtılı seslerden dolayı bu şekilde anılır.

Buarsak ineğin olumlu özelliği yalnızca çekimde problem çıkartmaması değildir. Buarsak inek beslenme, ota yayılma, güdülme konusunda uyumludur ve komut alır.

Dinlenmesi problemsizdir, iştahı yerindedir ve uysal bir hayvandır. Sağlıklı olduğu için bol süt verir. Sağılırken problem çıkartmaz, memesini rahat teslim eder ve tepmez. Eti de sütü de daha lezzetlidir.

Buarsak sözcüğü Merkez Anadolu’da rahat ve verimli ineklere verilmiş bir ad-ünvandır.

Bu hayvana verdikleri ünvana bakınca atalarımızı gıptayla anıyorum. Hayvanın çiftleşirken bağırmasından etkilenip, onun olumlu özelliklerine atfen bu sözcüğü geliştirmişler.

Sözcük tıpkı diyerleri gibi, yaşanılarak, görülerek, deneyimle ortaya çıkmış ve tam anlamıyla; Cuk oturmuş.     

Şimdi dikkatimi diğer dişilere yöneltiyorum. Acaba bu gerçekler yalnızca buarsak inekler için mi geçerli?

Yoksa tüm dişi canlılar için mi? Yani cinselliği dolu dolu ve severek yaşayan bir kadın da diğerlerinden daha verimli ve kabul görür müdür? Cinsellikte rahat toplumların diğerlerine göre daha ileri olması da bununla ilintili olabilir mi?

Örneğin Avusturyalı nevrolog ve psikiyatrist Sigmund Freud, ruhsal rahatsızlıkların bir çoğunun çıkış noktasını cinsel işlev bozukluklarına bağlamıştır. Demek ki cinsel bozukluk yaşayan insanlar verimsizleşiyor ve ruh sağlıkları bozuluyor.

O zaman ineğin buarsağı makbulse, buarsak kadın da mı daha makbul?

Yoksa cinsel aktif bir kadına halen bir tehtid olarak bakarken, aynı zamanda bu kadın tipine gıpta mı ediyoruz? Daha halen bu çelişkinin içinde miyiz?

Cinsellikte dört dörtlük bayanları eş olarak istiyor muyuz? Yoksa onları güvenilmez mi görüyoruz? Toplumumuzda sık sık işlenen kadın cinayetleri de acaba bunun bir göstergesi mi? Kadının fizyolojisini, psikolojisini ve kimyasını bilmeyen cahillerimiz mi işliyor bu cinayetleri?

Daha doğrusu cinselliği dört dörtlük olan kadınla evlenmek kim ister? Kim istemez? Bu kadınlar erkeklerimiz tarafından nasıl algılanır? Bence bu konunun açılması toplumumuzun hayrına olacaktır. Belki kadın cinayetlerinin de önüne biraz geçilir.

Şu bir gerçek ki, atalarımız deneyimlerle görmüşler ve bilmişler ki ‘buarsak’ özellik pek öyle kötü bir özellik değil, tam tersi; Buarsak ineği makbul ve değerli görüp, bu ünvanı ona vermişler.

Biz de bu sözcüğü bir yerlere yazalım, unutmayalım, üzerinde düşünelim ve çekinmeden kullanalım derim.

Cem Güneş
GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)