Bir mikro tarih romanı: Silahın Yankısı ya da Emilialı Mahlukların İlahisi / Gülnihal Kars
(Massimo Zamboni’nin Ailesi ve Reggio Emilia Kenti)
Silahın Yankısı, İtalyan rock müziğinin önemli ismi Massimo Zamboni’nin aile hikâyesi ile birlikte İtalya’nın Emilia Romagna bölgesinin ili ve başkenti “Reggio Emilia”nın Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemlerini “bir mikro tarih çalışması” biçiminde hikâye ediyor.
Yazarın, 1895 de başlayan aile biyografisi, kendisinin 1957 yılında başlayan doğumuyla birlikte 2015 dönemine kadarki kesiti de içeriyor.
KİTABIN KONUSU
Kitap, İtalya’nın kuzeyinde yer alan Reggio Emilia bölgesinin kırsalına varan toprak bir patikada, 1944 yılı Şubat ayı saat 17.45 de 49 yaşındaki Zamboni’nin dedesi Ulisse’nin bisikletle giderken arkadan üç kişi tarafından silahla öldürülmesiyle birlikte çarpıcı bir biçimde başlıyor.
Yıllar sonra yazar Massimo Zamboni, dede Ulisse hakkında çok az şey bildiğini ve ailenin bu adamı sessizlikle geçirdiğinin farkına varır.
Dede Ulisse’nin 1921 de İtalyan Faşist Mücadele Birliği’ne girmesiyle başlayan siyasi faaliyetleri, 1939 da Ulusal Faşist Parti üyeliği daha sonra da Campogin Faşist kolu siyasi sekreterliği gibi yüksek kademeye kadar ulaşmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra barış günlerini başlamasıyla Ulisse’yi infaz eden, çileli bir hayat yaşayan Partizan GAP37 tugayının üyeleri de birbirlerini infaz etmeye başlarlar.
YAZARIN BİÇEMİ
Yazar, anne-baba ve ailesinin köklerini, tarım ve hayvancılıkla uğraşılarını nasıl geliştirdiklerini, bunun sonucunda ekonomik ve siyasi güçlerini artırmalarını, iç savaşta taraf seçme eğilimlerinin nedenlerini, savaşlarda kaybedilen küçük büyük aile fertlerini, taşınılan evler ve çiftlikler; hatta yedikleri yemeklere ve tatlılara kadar her şeyiyle birlikte detaylı bir aile biyografisini Reggio’nun tarihi, siyasi atmosferi içinde edebi bir dille anlatıyor.
Kitabı niçin okumalıyız sorusunun yanıtını: “Aynı olay benim başıma gelse ne düşünürdüm, ne hissederdim”de aramak gerek. Yazar kendi kişisel tarihini aktarırken insan olma hallerinin mazeretini güçlü yorumlarıyla hissettiriyor.
Günümüzde tarih yazımındaki yeni yaklaşımlardan birisi de “Mikro Tarih” yazıcılığının yapılabildiği sivil alandır.
“Silahın Yankısı” Massimo Zamboni’nin ailesinin ve Reggio Emilia kentinin hikâyesini, bir döneminin siyasi, sosyo-politik ve kültürel çerçevede edebi bir dille yansıtarak mikro tarihsel detayları topluma aktarabiliyor. Ayrıca “Mikro Tarih”ten Makro Tarih’e giden yolların da ipuçlarını veriyor. Müzisyen yazar Massimo Zamboni’nin, dönemin hissiyatını kendi sanatına dair –mesela sesler– temalarla farklı bir boyutta hikâye etmesi de kitabı ayrıca ilginç kılıyor.
Kitap: Silahın Yankısı-Emilia’lı Mahlûkların İlahisi
Yazarı: Massimo Zamboni
Yayınevi: Veritakitap, Eylül 2019
Sayfa sayısı:176
İtalyanca aslından çeviren: Güliz Akyüz Yıldırım
GERCEKEDEBİYAT.COM
Onun niçin öldürüldüğünü öğrenmek üzere resmi arşivleri taramaya başlar, dönemin insanlarıyla konuşur, derin bir araştırma yaparak iz sürdüğünde huzurunu kaçıran bir aile hikâyesiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Reggio’da sosyalist hareketlerin yükseldiği 1920’lerde, 1922’den itibaren rüzgâr tersine döner ve ülke faşist yönetime geçer. Roma yürüyüşüyle Mussolini yönetime el koyar.
Yazar, araştırmaları sonunda, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadarki yönetimle direnişçi partizan üyeleri arasında geçen ölümcül mücadelede, Mussoli’nin düşüşünde, Naziler'in Reggio bölgesini işgalinde dede Ulisse’nin faşist hareketin başarısındaki etkin siyasi rolünü öğrenir.
Siyasi gücü sayesinde hem hayvan alım-satım ticaretini genişletmiş hem de ailenin zenginliğini de artırmayı başarmıştır. Romanda Emilia topraklarının direniş tarihindeki yüksek bilinçli “Cervi ailesi” övgüde; yazarın kendi aile geçmişi ise özeleştirel bir şekilde; yergide öne çıkar.
Davadan uzaklaştırılmış, toplumda statü kaybına uğramış, onları ayakta tutan ideallerini yitirmiş partizan üyelerinden kimisinin ekonomik güce kavuşmasına rağmen kimisinin çaresiz kalması birbirlerine öfke ve intikam duygularıyla yaklaşmalarını getirmiştir. Özellikle “Bir dost bir dostu öldürdü” temasıyla partizanın kaybedişi kitabın en duygusal ve trajik anlatımıdır.
Bu arada ailenin kirli geçmişine yazarın mesafeli bakışını da şu gibi satırlardan hissediyoruz: “Savaşı hazırlayan o yıllar tamamen sessizliğe teslim olmuş zırhlarla örtülü zamanlardır. Irkçı yasaların oluşturulmasına yönelik şüpheler, düşünceler ya da hayal kırıklıkları oldu mu ya da aile içinde buna tarafgirlik, rahatsızlık ya da kayıtsızlık var mıydı hiç bilemeyiz”(s.66)
KİTABI EDİNMEK İÇİN...
YORUMLAR