Behçet Necatigil'i anma toplantısında Tahsin Yücel'in konuşması
Tahsin Yücel'in 2005 yılında Behçet Necatigil'in 25. ölüm yılında Beşiktaş Belediyesi'nde yapılan anma toplantısında yaptığı konuşma.
Behçet Necatigll'i yitirmemizin üzerinden çeyrek yüzyıl geçmiş. Düşünüyoruz, biliyoruz, biliyoruz da inanamıyoruz. "Olamaz!“ diyoruz. Daha dün yitirmişiz, hatta hiç yitirmemişiz gibi. Gerçekten, ölmüş olduğunu unutuyoruz çoğu zaman. Şimdi şu kapıdan sessizce girse de şuralarda bir yerlere ilişiverse. En azından ben şaşmayacağım. Bu yaşa geldim, nice yakınımı, nice dostumu yitirdim. Tüm bu sevgili yitikler arasında neden bir Behçet Necatigil uyandırıyor bende bu yanılsamayı? Tam olarak bilemiyorum ya hem dingin kişiliğinin hem benzersiz şiirinin etkisi olmalı bunda. Kişiliğiyle, görünüşüyle hep doğaldı. Hep kendi ortamındaydı. Kürsüde şiir okurken, otobüste ayakta giderken, lokantada takısını yudumlarken, hastanede başka hastalar arasında otururken. Ozan olarak, her şeye gündelik yaşamın içinden baktı, bize sıradan yaşamımızın. çevremizdeki sıradan nesnelerin, içimizdeki sıradan duyguların, dilimizdeki sıradan sözcüklerin öyküsünü anlattı bize. Herkes her şeyin şiirini yazabilir. Ama o sıradan görünen bu yaşamın, sıradan görünen bu nesnelerin ve sözlerin şiirini yazarken, onların enginliklerini, derinliklerini, görünmez yüzlerini gösterdi bize. Hem de bunu kendisinden önce ve kendisinden sonra hiç kimsede görmediğimiz tümüyle kendine özgü bir "şiir"le yaptı. Bizi hep çevremizde olup da sezemediğimizi sezmeye alıştırdı. Sanırım, onun varlığım da böyle duyuyoruz. Hep yakınlarımızda bir yerlerde. (19 Aralık 2005) (Kaynak: Edebiyat Yıllığı 2006, Kritik Kitaplar, Ankara, 2006, s. 788. Haz. Ahmet Yıldız) Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR