1.

Dönüp dolaşıp anılara düşüyoruz

Boğazımızda düğümleniyor şarkılar,

Hiçbir makamda kıvamını bulmuyor notalar

Hüznümüz artıyor yaşama dair

Oynak kalçalı akşamlar az daha öte

Ne güleç bir yüz, ne de tanıdık kimse   

Kendi suyumuzda kaynarcasına... Adı vardır.

 

2.

Şimdi Ankara'da eylül mü, ekim mi

On buçuk sularında, ille de Kızılay

Artık göremeyeceğim çok eski bir sevgiliyi

- Bilmem ölü mü, diri mi şimdi -

Yağmurdan ıslanmış yanımdan geçerken

Şemsiyeme alır, sözsüz konuşur, gözsüz bakışır

Bin yıllık bir anı yaşardık... İzi vardır.

 

3.

Gökdelen'in orda soluğu tükenmiş bir sürü gölge

Laf atarlar, nanik yaparlar, omuz vururlar

Gençlik yıllarından kalma alaysı bir gülüşme

Serpil'i sorarlar... Yüzü bazı küs, bazı al - allı

Bunları niye anlatmalı ki Sakarya'nın ayyaşlarına

İlkin iki kuponluk sayısalı yatırmalı

Geçen hafta bilen yoktu altıyı... Aşkı vardır.

 

4.

Konur Sokak' a uzanmalı;  kitap - dergi...

Gene ana-baba günü Mülkiye Lokali' nin köşesi

Emektar solcular yeni bir yürüyüş hazırlığında

Simitçilerle, polisler kesmişler yol ağızlarını

Satıcılar nasıl da tanıyor hapçı kızları

Hiçbir şaire rastlamak istemiyor canım

Şiir oryantala başladı başlayalı... Kiri vardır.

 

 

Sabahattin  Yalkın

Gerçekedebiyat.com

     

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)