Bafa Gölü’ünün kıyısında Batı Anadolu’nun en güzel antik kentlerinden biri olan Aydın Muğla sınırında Söke İlçesi, Söğütözü Mevkisi’ndeki Beşparmak Dağı'nda  8 bin yıllık kaya resimlerini araştıran Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peschlow-Bindokat, 1990’ların başında bölgede başlattığı yüzey araştırmalarında Beşparmak Dağları’nın çeşitli kesimlerinde bugüne kadar binlerce kaya resmi tespit etti. Peschlow, araştırmalarını sürdürdükçe pek çok kaya ve oyukta bu türden resimlerin olduğunu fark etti. Yıllardır bu resimler üzerinde bilimsel çalışmalarını derinleştirdi ve bunların 8 bin 500 yıl öncesine gittiğini belgeledi.
 
M.Ö. 6 bin – M.Ö. 5 binin ilk yarısına tarihlenen bu kaya resimleri Anadolu arkeolojisinin son dönemdeki en büyük keşiflerinden biri olarak nitelendiriliyor. "Latmos" resimlerinde insan betimlemeleri, kişiye değil bunun yerine sosyal kontekst içindeki insanı gösteriyor. Değişik gruplama içinde yer alan çok figürlü resimler, çoğunlukla kadın ve erkeklerin çift olarak ele alındığı betimlemeler. Resimlerdeki en önemli tema aile teması. Bazı resimlerde ise düğün sahneleri betimlenmiştir. Kadınların erkeklerden daha fazla resmedildiği, 500’den fazla insan figürü tanımlanmıştır.
 
Ancak, Türkiye’nin bu eşsiz kültür hazinesi son yıllarda ruhsat sayısı hızla artan taş (feldispat) ocakları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 
 
Son birkaç yıldır bu bölgede cam, seramik, kaynak elektrotları ve boya sanayiinde kullanılan hammaddenin çıkarıldığı yedi feldspat ocağı açıldı. İşin daha vahimi çok sayıda ocak açılması için de başvuru yapıldı. Ocaklar hammadde için dağdan topladıkları kayaları mıcır haline getiriyor. İşte tehlike burada başlıyor.
 
Hangi taşın yanında binlerce yıllık sanat şaheseri resimlerin olduğu bilinmediğinden, taşocaklarında bu kayalar birer ikişer mucur haline dönüyor.
 
Dr. Anneliese Peschlow’un hazırladığı rapordan bazı satırbaşları şöyle:
 
Beşparmak Dağları'ndaki arkeolojik bulgu ve kalıntılar Neolitik Dönem’den Osmanlı Dönemi’ne dek uzanmaktadır. Bu buluntulardan en önemlisi M.Ö. 6 bin – M.Ö. 5 binin ilk yarısına tarihlenen kaya resimleri olup, bunlar Anadolu Prehistorya Arkeolojisi’nde son on yılların en büyük keşifleri arasında yer almakta. Kaya resimleri insanlık tarihinde önemli bir adımı belgelemektedirler.
 
Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe’de muazzam stelleri yapan insanlar daha avcı–toplayıcı topluluklardan yerleşik yaşama geçen köylüler olma aşamasındayken (Neolitik Devrim diye adlandırdığımız olay) Latmos’taki kaya resimlerinden, insanların o zamandan bu yana doğru ne türden aşamalardan geçtiği anlaşılmaktadır.
 
Resimli roman gibi!
 
Yerleşik düzene geçişle aile ve aile içinde de yaşamın sağlayıcısı olarak kadın önemli bir yer tutmaktadır. Bu da kaya resimlerinin konusudur: İnsan topluluğu, aile, erkek-kadın ilişkisi, anne ve çocuk. Bu resimlerde gerek insana gerekse hayvanlara karşı bir şiddet sahnesi bulunmamaktadır. Kaya resimlerinin buluntu yerleri dağ zirvesi etrafına dağılmıştır ve dolayısıyla oradaki bereket kültüyle bir ilişkisi bulunmaktadır. Resimlerin yapıldığı yerler doğal oluşum veya aşınma sonucu oluşan kaya iç yüzeyleridir ve bu nedenle de kaya resimlerini bu dağlık yörenin çocuğu olarak adlandırmak yanlış olmaz. Latmos kaya resimlerinin konusu ve resim dili, dünyadaki kaya resim sanatında biricik olma özelliğine sahiptir ve bu nedenle de ‘Latmos kültürü’nden söz edebiliriz.
 
‘Açık hava müzesi’
 
İçinde oldukça önemli kaya resimlerinin de bulunduğu Bafa Gölü’nün doğu ve kuzeydoğusundaki 8700 hektarlık büyük bir alan parsellere ayrılmış olup buralarda maden ocaklarının açılması öngörülmektedir. Hangi şartlarda olursa olsun hemen engellenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde henüz turizme tam açılmamış, kültürü ve tabiatıyla tek olma özelliği taşıyan ve bir nevi prehistorya açık hava müzesi olan bu yörenin doğası bir daha geri gelmeyecek şekilde kaybolacaktır.
 
‘Göbeklitepe ve Çatalhöyük kadar önemliler’
 
Peschlow, taşocaklarına izin verilmeye başlanınca yaz başından beri elinde GPRS cihazıyla dağ tepe gezerek resimlerin bulunduğu alanları harita üzerinde işaretlemeye başladı. 350 ayrı noktada tam 1050 resim tespit edildi. GPRS cihazı ile harita üzerinde koordinatları belirleyerek bu noktaların koruma altına alınmasını istiyor.
 
Ayrıca bazılarının üzerine üzerlerine yağlı bir sıvı sürülerek tahrip edildiği saptandı.

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Başkanı Bahattin Sürücü ve bir grup dernek üyesi, 5 ay önceBeşparmak Dağları’ndaki 8 bin yıllık kaya resimleri gezerken üzerlerinde bir sıvı olduğunu farketti. Önce su zannettikleri sıvıyı yakından incelediklerinde yağlı başka bir madde olduğunu fark ettiklerini anlatan Sürücü, “Durumu burada tespit yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Restorasyon Konservasyon Merkez Laboratuvarı Müdürlüğü yetkililerine bildirdik. Onların talebi üzerine İstanbul’dan önceki gün (26 Eylül 2012) gelen 2 restoratör, kaya resimleri üzerindeki sıvıdan incelenmek üzere numuneler aldı. Numunelerin incelenip, maddeninin ne olduğu tespit edilecek. Ardından da nasıl birtemizleme yöntemi uygulanacağına karar verilecek” dedi.

Üzerine yağlı sıvı sürülerek tahrip edilen kaya resminin Karakaya Bölgesi’ndeki en önemli iki örnekten biri olduğuna da dikkati çeken Sürücü, “2 yıl önce ziyaretçilerin bu resimlere zarar vereceği düşünerek Koruma Kurulu’na başvurmuştuk. Etrafının demirle çevrilerek anahtarını Karakaya Köyü muhtarına verilmesini ve ziyaretin yerel rehberlerle sağlanmasını istemiştik. Ancak, hiçbir önlem alınmadı” diye konuştu.

Tescilleme çalışmaları sürüyor

Bu arada doğa şartları ve kasıtlı insan tahribatları nedeniyle bozulan resimlerin iyileştirilmesi için, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Restorasyon Konservasyon Merkez Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanların bölgedeki çalışmaları bir süredir devam ediyor. Uzmanlar, Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile EKODOSD Onursal Üyesi Anneliese Pesclow ’un bilimsel çalışmaları ve yardımlarıyla dağın Aydın bölgesinde alan kısmındaki kayaresimlerin tescillerini yapıyor.

172 kaya resmi bulunan Beşparmak Dağları’nın 'Doğal Park' ilan edilmesi için yapılan başvuruların ise Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Orman ve Su işleri Bakanlığı’nca değerlendirilmesi sürüyor.

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)