Odalarda hep o ırmak kokusu
Uzak balıkçıl çığlıkları ve leylek sesleriyle
Sonsuz ve yabancı bir ıssızlıkta tarlalar
Tanrının kırlarında anasız bir çocuk

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Gerçekdışı bir çırpınış dallarda
Kolayından bir heves iğretiliği her şeyde
Umutsuz boşuna bir bekleyiş
Ağaçların insana uzak yeşilliği 

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Acımsı bir bulanıklık
Bir yanlışlık kuşkusu
Yazların uzak güzelliği
Hepsi de öyle kırılış gibi

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze

Avlunun taşlarında akşam güneşi
Başka bir vakti gösteriyor her zaman
Yarı aydınlığında bu oda
Dam üstünde hep aynı kar beyazlığı 

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Bir yanlışlığın farkına varmak gibi başlıyor
Her şey gelip geçerken
Ölüm acıları ve korkular içinde
Bütün ayrılıkların kavgaların paydos vakti 

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Hiçbir dua günah değildir iyilik içinse
Ölmüş işte biri ağlaşıyorlar
Hep aynı ölüm acısı hep aynı şaşkınlık
Sahipleri ölmüş bahçelerin ağaçları 

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze

İnsanlar içinde bir insan olmak
Yıldız ışığında ahlat ağaçları
Boşalan suların günleri uzatan çağıltısı
Yüreğinde bir kar yalnızlığı 

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Acılı bir eski zaman türküsü
Sevinçli çocuk sesleriyle bütün acılara yabancı
Anısında yeni bir anlam bulmaya
Seni de kapalıca anıştırır gibi biraz

Bu dünya ne tuhaf değil mi teyze 

Ümit Sarıaslan
GERCEKEDEBİYAT.COM

(*) Bu şiiri değerli yazar Cemalettin Aykın’ın Zor Zamanlar adlı romanı için bir yazı hazırlarken, altını çizip bir temiz sayfaya not ettiğim “dize tümceler”inden seçip kurgulamıştım. O yazı, Edebiyat ve Eleştiri’de yayımlanmıştı (2003). Şiiri de 2004’te yayımlamıştım.

18 Ocak 2012’de yitirdiğimiz Cemalettin Aykın’ın (Cemal Abi’nin) anısına saygıyla. ÜS

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)