Ziya Osman Saba Karşıyaka’da Anıldı
Veysel Çolak yönetiminde, Karşıyaka Belediyesi Şiir Atölyesi, Ziya Gökalp Kültür Merkezinde her ay usta şairlerimizden birini anmaya devam ediyor. Bu ay, 24 Kasım Cumartesi günü yapılan etkinlikle“Yedi Meşale” akımının kurucularından Ziya Osman Saba anıldı.
“ Çoğumuz yaşadığımız günlere hakikaten sahip değiliz” diyen Ziya Osman Saba, kendi günlerine sahip olmak için, şiir ve hikaye yazmayı seçti. Şiirleri, çocukluğun o asude ülkesinde geçer biraz da. Yazdıklarında iddiası olduğunu belirtse de tevazuyu elden bırakmayan şairimiz, şçocukluk ve ilkgençlik anılarını, yaşamın küçük mutluluklarından duyulan sevinci, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi, Allah'a şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, önce hece ölçüsüyle, daha sonra serbest ölçüyü kullanarak işlemiştir.
Etkinlikteki konuşmasında Veysel Çolak, “Yedi Meşale” üzerinde durdu. Sabri Esat Siyavuşgil, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfü, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret ve hikayeci Kenan Hulusi Koray’dan oluşan, 1928 yılında eserlerini Yedi Meşale isminde bir ortak kitapta toplayan grubun, Cumhuriyet sonrası bir manifesto ile ortaya çıkan ilk edebi topluluk olduğunu , bu genç şairlerin “ cesaret, samimiyet, yenilik” ilkesiyle ortaya çıktığını ve bu ilkelerin her devirde kalıcı olduğunu belirtti. Ziya Osman Saba’nın Yedi Meşalecilerin en genç üyesi olduğunu ve aynı zamanda şiiri bırakmayarak ömrü boyunca grubun şiir anlayışına bağlı kaldığını belirtti. Önceleri hece ölçüsüyle yazan şairin, şiirlerinde kullandığı kafiyelerinin özgün olduğuna, şiirde ahenk için ses tekrarlarına yer verdiğine, Sone gibi yabancı nazım şekillerini çok kullandığına ve daha sonraki dönemlerinde serbest şiirler yazdığına değindi.
Dizdar Karaduman ise Saba’nın temaları arasında önemli yer tutan ev, aile ve cinsellik konularını örnekleriyle açıkladığı konuşmasında; ev ve aile temasına ilkin Tevfik Fikret’te rastlandığına, Cumhuriyet Döneminde Ziya Osman Saba’nın bu konuyu işlediğini ve Behçet Necatigil’in kendisinin de belirttiği gibi bu temayı Ziya Osman’dan etkilenerek işlediğine dikkat çekti. Saba’nın şiirinde kullandığı cinsellik temasında ise iffetten ayrılmadığını belirtti.
Etkinlik daha sonra Ziya Osman Saba’nın biyografisinden bilgiler eşliğiyle, atölye katılımcılarından Hülya Deniz Ünal, Özlem Tezcan Dertsiz, Ali Özpalanlar, Serpil Susamcıoğlu, Durmuş Taşdemir, Ayşe Dikici, Simten Sözeri, Fatma Aras, Semiha Özenç, Ülkü Kahraman, Turgay Algan, Vahdettin Yılmaz, Semra Süren, Aslıhan Tüylüoğlu, Mehmet Büyükçelik’in ustamızdan sundukları şiir örnekleri ile son buldu.
Karşıyaka Belediyesi etkinlikleri önümüzdeki ay da sürecek. Aralık ayında Ziya Gökalp Kültür Merkezinde üç etkinlik yapılacak.
Birincisi; 1 Aralık Cumartesi saat 15:00 de gerçekleştirilecek Tarık Dursun K. Hikaye ödülleri ve kokteyli.
İkincisi,15 Aralık Cumartesi günü 14:00’da başlayacak olan NESRİN İNANKUL ve METİN SOYDEVELİ’nin son şiir kitapları üstüne yapılacak olan HAYAT İÇİN ŞİİR etkinliği.
Diğeri ise 29 Aralık Cumartesi Saat 14:00’da gerçekleştirilecek ustalarımızdan BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’nu anma etkinliği.
Tüm İzmir’li sanatseverler davetlidir.
Ziya Osman Saba’nın Yaşamı *
Ziya Osman Saba,30 Mart 1910 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Binbaşı Osman Bey, Paris askeri ataşesi idi. Sekiz yaşındayken İspanyol Nezlesine tutulan annesi Ayşe Hanımı kaybetti. İlk yazıları bu kaybın ardından tuttuğu defterine yazdığı nesirlerdir.
Dokuz yaşında Galatasaray Lisesi'ne yatılı olarak verildi. 1931'de bu okuldan mezun oldu.İlk şiiri 1927'de, lise öğrencisi iken Servet-i Fünun'da Ziyaimzasıyla yayımlandığı, hece ölçüsündeki “Sönen Gözler” isimli şiiridir.
Okulda tanıştığı Yaşar Nabi Nayır vasıtasıylaYedi Meşaleciler grubuna katıldı. Bu grubun en genç üyesi olan şairimiz, topluluk dağıldıktan sonra da yazmaya devam eden tek şair oldu.
1928 yılında altı arkadaşıyla beraber Yedi Meşale Kitabını ve sekiz sayı Yusuf Ziya’nın desteğiyle Yedi Meşale dergisini çıkardılar. Şiir peşinde geçirdiği yıllardan sonra Galatasaray’da bir yıl sınıf dönünce Cahit Sıtkı ile tanıştı ve aralarında edebiyatımızda az rastlanan ve ölünceye kadar süren bir dostluk başladı.
Meşale Dergisinin kapanmasından sonra şiirlerini Milliyet ve İçtihat'ta yayımlattı.Yaşar Nabi’nin Varlık Dergisi'ni kurmasından sonra ise metinlerini orada yayımlatmaya başladı.
Liseyi bitirdiği yıl amcasının kızını Paris’e gezdirmeye götürdü, fakat orada refakat ettiği sinir hastası genç kıza aşık olan Saba, ailesinin itirazlarına rağmen evlendi. 12 yıl süren bu evlilik mutsuz ve karamsar olmasına yol açtı.
İstanbul üniversitesi Hukuk fakültesinde okurken bir yandan da Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalıştı. 1936’da Öğrenimini tamlayarak askerliğini yine İstanbul’da yaptı.
Ziya Osman Saba, çalışma hayatına 1938 yılında girdiği Emlak ve Eytam Bankası'nda uzun yıllar devam etti. 1943 yılında ilk eşinden ayrıldı. Aynı yıl, Yedi Meşale'den sonra ilk kitabı olan Sebil ve Güvercinleradlı kitabı yayımlandı. ABC Kitabevi'nin yayımladığı kitapta 66 şiiri yer almaktaydı.
1944’te mesai arkadaşı Rezzan Hanımla evlenerek yavaş yavaş karamsarlığından kurtuldu. Bu evlilikten Orhan ve Osman isimli iki oğlu oldu. Ankara’ya tayini üzerine bu şehre alışamayarak istifa etti. İstanbul’da Milli Eğitim Basımevi tashih bürosu şefi olarak çalışmaya başladı.
1947 'de Sebil ve Güvercinler kitabındaki şiirlerle, 1943- 1946 yılları arasında yazdığı şiirleri bir araya getirerek hazırladığı ikinci şiir kitabı çen Zaman’ı Varlık Yayınlarından çıkarttı.
Çocukluğunda, genç yaşta annesinin ölümünden ve baba ayrılığından sonra, ilk eşinin hasta olması yüzünden, Ziya Osman Saba çok duygulu ve kırılgan bir bünye sahibi olmuştur. Şiirlerinde de kendini belli eden bu hassas yapısı onun yıpranmasına yol açtı ve kalbinden rahatsızlık geçirdi.1950 yılında geçirdiği kalp rahatsızlığından sonra nefes darlığı nedeniyle evinden çıkamadı. Ölünceye kadar Varlık Yayınevi’nin işleriyle geçimini temin etti.
İlk hikâye kitabı Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi1952'de yayımlandı. 29 Ocak 1957 günü İstanbul'da bir kalp krizi sonucu Kadıköy'deki evinde hayatını kaybeden şairin Nefes Almakadlı şiir kitabı ile Değişen İstanbuladlı hikâye kitabı ölümünden sonra basıldı. Ayrıca Cahit Sıtkı Tarancı ile yazışmaları da “Ziya’ya Mektuplar” adıyla kitaplaştırıldı.
Ziya Osman Saba Mustafa Miyasoğlu’nun tabiri ile:
“Her zaman bir mizacın şairi olmuş, sıkıntılı dönemlerinde Yunus gibi ölüme sığınarak, ahrete göçmüş sevdiklerini özlemiş, mutlu günlerinde de bulduklarıyla yetinmenin zenginliğini yaşamıştır.Şiirlerinde çatışmadan çok iç dünyasını yansıtma çabasındadır bu yüzden yaşadığı dönemdeki bütün şiir tekniklerini kullanmış, soneden, konuşmaya, serbest vezinden mesnevi türü kafiyeye kadar bütün şiir şekillerini kullanmıştır. Şiirinde belli bir duyarlılığın sözcüsü olarak kendine sağlam bir yer açmıştır.
*Mustafa Miyasoğlu, Ziya Osman Saba, Akçağ Yayınları,2. Baskı 1999, Ankara ve http://tr.wikipedia.org sitesinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
YORUMLAR