Yevgeni Yevtuşenko öldü... Nazım Hikmet'in arkadaşıydı...
'Seni seviyorum' dememeli insan aşık olunca / Çok acı oluyor sonra aynı ağızdan duymak yıkılışını
1950’li yılların şiirinin önde gelen temsilcilerinden Rus şairi Yevgeni Yevtuşenko, 85 yaşında yaşamını yitirdi. Ne var ki o küçük o tüylü canavar anlamıyor Çıldırabilir insan böyle koşturmaktan, gerçekten Güçsüzlük değil suç demeli duygusallığa aslında Daha en başta tazeyken korunmalıdır aşklar Yarı çatlak ağaç dalları ve duman karası gökyüzü Ayık kalmak gerekir ve tartmalıdır ayık kafayla "Seni seviyorum" dememeli insan aşık olunca. Farkına varmaz aşkın insan. Aşık olmamak en iyisi, bilmeliyiz, aşk varmaz bir geleceğe . Sevmiştim bir zamanlar; bunun için işte, bağışla beni. Yevgeni Yevtuşenko
Yevgeni Yevtuşenko eski eşi Mariya Novikova, şairin dair bilgi verirken “Yakınları ve sevdiklerinin yanında, ani kalp durması nedeniyle, uykusunda yaşamını yitirdi” dedi. Nazım Hikmet ile arkadaş olan ve onun için “Nazım’ın Yüreği” adlı bir de şiir yazan Yevtuşenko, 1961’de yaklaşık 34 000 Yahudi’nin Nazilerce katledilmesi üzerine söylenen ve antisemitizmi kınayan ‘‘Babi Yar’’ şiirini yazdı.
18 Temmuz 1932 tarihinde Sibirya’da doğan Yevtuşenko’ya annesi ve babası daha çocukluk yıllarında edebiyat sevgisini aşıladı. Rus şair, yazdığı otobiyografide “Babamın sayesinde daha 6 yaşındayken okuma ve yazmayı öğrendim, Alexandre Dumas, Gustave Flaubert, Giovanni Boccaccio, Miguel de Cervantes ve Orson Welles gibi yazarları bir nefeste okuyordum” diye yazdı. Yevtuşenko’nun ilk şiiri 17 yaşındayken yayınlandı.
Şairi sitemizde daha önce yayınlanmış şiirleriyle uğurluyoruz.
Küllendi sana olan aşkım - bayatladı yaşam benzeri
Çözüldü ölüm gibi, içler acısı bir öyküydü
Koparıp atsam bu acımasız aşk şarkısının telini
İkiye parçalasam gitarı - sürdürmek niye bu güldürüyü!
Neden daha karmaşık yaptığımızı yalın olan her şeyi
Ben alınca içeri koşup senin kapını tırmalıyor
Ama benim kapımı tırmalıyor sen alınca içeri.
Biliyorum daha çok küçüksün, küçük duygusal bir köpek,
Ama duygusal olmaya da karşıyımdır ben.
Neye yarar son perdeyi uzatıp işkenceyi sürdürmek?
Yumuşayınca yine barışmaya söz verilir
Sonra homurtular yeni bir gösteri için daha
Tadı tuzu kalmamış "Aşkın kurtuluşu için" denir.
Atmalı o aşk dolu "Daima!" ve o çocuksu "Asla!"ları,
"Söz vermeyin!" diye bağırıyordu trenler,
"Söz vermeyin!" diye mırıldanıyordu telefon telleri.
Uyarıyordu bizi, ama haberleri yoktu onların,
İyimserliği yalnızca öğretilmemiş yalınlık gördüğümüzü,
Ve büyük olmadığı zaman daha güvenli olduğunu umutların.
İlişkinin değerini, benimsemeden önce-zincirin öğretisidir,
Söz vermemektir göklere ama hiç değilse vermektir toprağa,
Söz vermemektir ölüm ayırana kadar, ama hiç değilse bir yaşam vermektir.
Çok acı oluyor sonra aynı ağızdan duymak yıkılışını
Yalanlarla, küçümsemelerle ve alaylarla
Ve bunlardır aldatmacaya döndüren kusursuz sandığımız dünyayı.
Söz vermemeli ve en iyisi
Öyleyse neden çekeriz insanı, atlarmış gibi yalan seline
Uçup gidene kadar elbette güzeldir imgesi.
Uyuyup duruyor zavallı köpeğimiz, yeter bizi delirtmeye,
Bir senin kapını tırmalıyor patileriyle bir benimkini
Artık sevmiyorum seni; ama niyetim yok senden af dilemeye
Çeviri: Özdemir İnce - Yusuf Cemali
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR