Yassu Vre - Hoples / Sabahattin Yalkın
- Atinalı arkadaşım Nikos Dalezios’a -
1. Borulu bir gramofonda Denizkızı Eftalya
Ben Eftalya’yı bilmem Niko
Rakıma karışan ince bir Rumca
Yasaklı sıcağını arar gecenin sol anahtarında
Zulasında Bizans’tan kalma yürek çarpıntıları
Göbek adı çoktan unutulmuş Pera
Tef şıngırtılarında açılıp saçılan yosma
Belki kaçırılmış Harem’in çinili odalarından
Niko ben sana kurşun sıkamam…
2. İstavrozu yaslı komşunun kızı
Arapça katardı Rumca şarkılarına
Portakallı avluyu sarardı hışhışlı sesi
Vurgundu birilerine yalandan da olsa
Her dilde sevdalı Antakya göğü
Kendine saklardı çocukluğumun güneşini
Şimdi yerinde olmasa da asmalı çardak
Havuzun suyunda unutulan aşk
Niko ben sana kurşun sıkamam…
3. Budapeşte’nin sisli mart gecelerinde
İlk öptüğüm kim son öpüm kimde
Keskin bir bıçak ağzı Donati Sokağı
Rum kırması Steryani süt dudaklı daha
Birbirimize sarılarak ısıtıyoruz karanlığı
Ne şarap ne günah bu saatten sonra
Kendi kendine düşüyor kırmızının gagası
Susuyor yazgısı karlı kan
Niko ben sana kurşun sıkamam…
4. Den Haag Madurodam’ daki Den Haag kadar
Kardeş payı Themelis’in doğum pastası
Bildik bir şarkının nakaratlarında
“Çadirimin üstüne şip diye damladi
Allah canimi almadi almadi “
Akdeniz dalgalarından çalınma bir çalgıda
Halay mı sirtaki mi ayaklarımıza dolanan
Kollar kanatlandı kanatlanacak
İkaros’un güneşli masalına
Vur dizini yere vur erkekçe
Haydaaaa … yassu vre- hoplesss
Şarkılar belki daha kalıcı dostluklardan
Niko ben sana kurşun sıkamam…
5. Kuşdili masallarından kurtulan Anka
Yumurta akı beyazlığına bırakmış kanatlarını
Alp karlarının sütyensiz akşamlarında
Viyana sarhoş bir nokta dünyada
Aşk-revan içinde dağevinin barı
Gecenin utancı unuttuğu an
Paylaşılamayan bir düş yaşam
Niko ben sana kurşun sıkamam…
6. Geç akşamlanırdı Delft suları
Hollanda geç başlardı yağmurlu şarabına
Kıt ekmekli günler olmuştu çocukluğumuzda
İstanbul’u anlatırdım sana
Siyah kıvırcık saçlı Aleksandra’yı
Öpüp başıma koyardım Kalyoncu Kulluğu Sokağı’nı
Ne İsa’ nın çarmıhlanmış bedeni
Ne de ezanlı minarelerin dik sesi
Üzülürdük Anadolu Savaşları’na
Yazık değil mi bre onca kana
Delikanlıca tokuştururduk kadehlerimizi
Nasıl da tükeniyor zaman
Niko ben sana kurşun sıkamam…
Sabahattin Yalkın
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR