Kıydılar Körfeze dökülen ışığa
Kurudu kaldı İskenderun,
Yarıkkaya’nın deli rüzgârından değil
Ağıtların yanıklığından.
Afişlere sığmayan öfkenden
Kudurdu Akdeniz
Yatışmadı
Yatışmıyor
Kan akıyor yarasından
Kızgın volkan misali,
Gericiliği eziyor her vuruşunda
Suriye kıyılarında
Kanlı belalara dalan
Kaya kıran dalgası.
Teslim olmadı Antep
Kaç kez gazi oldu, kaç kez şehit
Sayısı bilinmez
Yine teslim alamadılar
Yitip gitmedi ne Veysel
Ne de Ali İhsan
Çünkü Necdet’ti türküyü yakan.
Daha dün gibi aklımda
Gök delinmiş gibi yağıyordu
Sıcak çorban yetişirken imdadımıza,
Havayı deliyordu
Demir Çelik hikâyelerinin ardından
Yanar dağ gibi patlattığın kahkahan.
Ateşin yakılacağı yeri biliyordun sen,
Demir dövenlerin diyarına çıkarken.
Sırtında Anadolu’yu taşıdın
Sonsuz ilmekli halıyı
Ama of demedin
Faşizmin kurşununu yerken
Kapılardan sığmayan Adam
Yarım dünya Ali İhsan.
Dün Şehitantep’te akıtılan kanın
Bugün Halep sokaklarında
Emperyalizme direnmektedir bilesin…
Mehmet Ali Yılmaz
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR