Sinema yedinci sanat. Modern çağların en son, dolayısıyla en sofistike ve en zor uygulama tekniklerine haiz olan sanatı. Bu çetrefilli, gelişkin ve zahmetli yaratım koşullarından dolayı belki de aynı anda en çok söz söyleyebileni, en çok düşünceyi aktaranı, en derin duyguları ve hayalleri ayaklandıranı...

Yedinci sanat sinema bu kıyas götürmez anlatı gücünü nereden buluyor? Kuşkusuz edebiyat, resim, fotoğraf, müzik gibi başka pekçok sanatsal disiplini kendi hamurunun bileşenleri yapma becerisinden...

Yedinci sanata en büyük bileşke kuvvet veren sanatların başında edebiyat geliyor olsa da özellikle günümüz multimedya çağı göz önüne alındığında ondan geri kalmayan hatta zaman zaman daha da ön plana çıkan bir başka sanat dalı daha vardır: 2. Sanat; yani müzik. 

Günümüzde sinema, sanatların birlikte ve bir arada yoğrulup bir görkemli anlatı evreni haline dönüştüğü bir ilahi yaratı kazanı haline geldiyse bu kazanın en önde gelen bileşeni hiç kuşkusuz artık müziktir. Çünkü müzik sinemanın ruhunu kutsar ve çarpan etkisi yaparak daha yukarılarda bir başka yüce yere oturtur. Müzik sinemanın vazgeçilmezi, anlatı zenginliği, mütemmim cüzü, kaldıracı, ruhu, derinliği; kısacası olmazsa olmazıdır artık. O yüzden artık sadece önemli autheur yönetmenler değil en sıradan endüstriyel sinema yapan yönetmenler bile bir filme başlamadan önce ilk başta müzikler hakkında düşünmek ve geçerli bir fikre sahip olmak zorundadırlar. Çünkü müzik sinemanın ruhunu alır ve çarpan etkisi yaparak daha yukarılarda bir başka yüce yere oturtur.

perdeden notalar

Bu, ortalama sinema yönetmenleri için böyleyken bir de sinemada müziğin kullanımını yaratısının doruğuna taşımış ve bu sayede dünya çapında şaheserlere ulaşmış bazı yönetmenler vardır. Hatta hatta kimi yönetmenlerin tüm kariyerleri boyunca bazı müzisyenlerle ortaklık yürüttüğünü gözlemliyoruz. Bu ortaklıklardan en önemlileri arasında David Cronenberg’in ürkütücü ve gizemli karakterlerini tamamlayan müzikleriyle Howard Shore’u, Emir Kusturica’nın dışlanmışlık hikâyelerindeki kimi eğlenceli, kimi hüzünlü, kimi vurdumduymaz havasını betimleyen Balkan ezgileriyle Goran Bregoviç’i, Sergio Leone’nin Spaghetti Western’lerindeki anti-kahramanlık sekanslarını besleyen ürpertici besteleriyle Ennio Morricone’yi, Hollywood’un yüksek bütçeli Steven Spielberg ve George Lucas yapımlarının görkemini taşıyabilecek epik çalışmalarıyla John Williams’ı örnek gösterebiliriz. Bu sayılan örnekler çoğaltılabilir. Hatta, bir noktadan sonra kimi yönetmenlerle kimi müzisyenlerin adı birbirinden bağımsız olarak anılamaz hale gelmiştir.

İşte PERDEDE NOTALAR Bu ilginç sanatsal koalisyonların en çarpıcı örneklerini incelemek üzere yola çıkmış bir projedir.

Projeye ilk olarak 2006 yılında Emre Karacaoğlu ve Hikmet Temel Akarsu imzasını taşıyan Peter Greenaway ve Michael Nyman ikilisini inceleyerek başladık. Bu yazı dönemin kısa ömürlü sinema dergisi Cinemascope’da yayınlandı. Daha sonra Sıtkı Yavuz Angınbaş’ın da katılmasıyla ekip genişledi. Yazılar, Yüxexes gibi dönemin popüler müzik dergilerinde kendine yer bulmaya başladı. 2010 Yılında Hürriyet Gösteri Dergisi tarafından kabul gören üçlümüz o tarihten itibaren aralıksız yedi yıl “YEDİNCİ SANATLA İKİNCİ SANATIN İZDİVACI: SİNEMADA YÖNETMEN MÜZİSYEN İŞBİRLİKLERİ” başlığı altında yazılarını yayınladı. Bu dönemde son derecede sofistike ve karmaşık yazılarımızı ana akım bir sanat dergisi olan Gösteri’de tereddütsüz ve aralıksız yayınlayan Hami Çağdaş’ın verdiği desteğin değeri büyüktür.

Giderek derinlikli ve entelektüel sinemacıların ve müzisyenlerin ilgisini derleyen ve alttan alta kendi muhitini geliştiren bu “KONSEPT” yazılar sonunda AÇIK RADYO tarafından bağımsız ve “KONSEPT” bir program olarak yayınlanmak üzere saygın bir formatta kabul edildi ve altı ay boyunca her Pazar saat 16.00 – 17.00 arasında 94.9 Açık Radyo’da yayınlandı.

Tüm bu serüvenlerden başarı ve ilgi halesini büyüterek geçen “konsept”  dizimizin artık kitaplaşma zamanı gelmişti. Çünkü geniş bir entelektüel çevre artık bu incelemeleri bir kaynak olarak görmek istiyordu.

PERDEDE NOTALAR, bu ihtiyacı karşılamak ve daha derinlikli ve yetkin bir sinema evreni yaratabilsinler diye yönetmen ve müzisyenlerimizin ve sanat entelijansiyamızın kullanımına sunmak amacıyla kitaplaştırıldı. Bu kitabı, sinemaya, müziğe ve sanata apayrı bir gözle bakmak ve güncel sanatsal yaratının multidisipliner olması gerektiğine dair görkemli ve somut başarı öyküleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin kitaplıklarına taşımak için arzulu olacaklarına inanıyoruz.

Bu kitabın oluşum sürecinde bizi destekleyen Gösteri Dergisi yönetmeni Sayın Hami Çağdaş’a ve Açık Radyo yöneticileri Sayın Ömer Madra ile Didem Türkyılmaz’a teşekkürü borç biliyoruz...

Emre Karacaoğlu - Sıtkı Yavuz Angıbaş - Hikmet Temel Akarsu

Kitabı buradan satın alabilirsiniz...

perdeden notalar

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)