Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok'un medikirtik.com'da yazdığı yazının ilgili bölümü şöyle:

"En son yapılan seçimlerde İstanbul Tabib Odası seçimlerini bir kez daha kazanan “Demokratik Katılım Grubu” oyların % 57’sini alarak ezici çoğunluğun kendilerini desteklediğini açıkladı. Ancak kazın ayağı öyle değildi. İTO seçimlerine yalnızca 7265 hekim katılmıştı (%20). İTO üyelerinin ezici çoğunluğu (% 80) seçime katılmamıştı. TTB ve İTO’ya on yıllardır  demir atan bir zihniyet ve kadro 4124 oy olarak (Tüm üyelerin sadece % 12’si) bir kez daha seçim kazandı. Oda üyelerinin neredeyse % 90’ı bu kadroya destek vermemiş oldu bu seçimde de.

"İTO yöneticileri, bu da yetmez, 'Üyelerin % 28′ i bizdeyken delegelerin sadece % 7.6’sı bizde, bu büyük haksızlık' diyor. Yani haksız bir çoğunluk seçim sistemiyle  İstanbul, Ankara  ve İzmir tabip odaları 81 ili temsil eden 65 tabip odasının yerine seçimlere düşük katılımın sağladığı avantaj sayesinde elde ettikleri delegelerle tek başına TTB yönetimini belirlesin diyorlar.

"Aynı adaletsizlik oda seçimlerinin yanı sıra TTB Kurullarının seçildiği Büyük Kongrede de zincirleme devam ediyor. TTB’yi 30 yıldır yöneten “Grup” delegelerin % 55-60’ının desteği ile yönetimde kalıyor, delegelerin % 40-45’inin TTB kurullarında hiçbir temsiliyeti olmuyor.  Zaten 30 yıldır oda ve TTB seçimlerinde nispi temsil olmaması nedeniyle çoğunluk sisteminin getirdiği haksız bir avantajla TTB yönetimini ellerlinde tutuyorlar, bu da yetmez daha da fazlası olsun istiyorlar.

İşte Etkin-Demokratik TTB masalı, kıl payı da olsa çoğunluk bizdeyse biz yönetiriz diğer gruplara söz hakkı tanımayız. Gerek İTO gerekse TTB açıklamaları demokrasi konusunda ne menem bir çifte standardın içinde olduklarının ibretlik vesikasıdır. Zira bu tablo meslek örgütümüzde demokratik katılım, temsiliyet ve meşruiyetin ne kadar çarpıtılmış hale getirildiğinin açık bir kanıtı niteliğindedir.

"Bu vesileyle konu ile ilgili olarak 11 Nisan ve 16 Nisan 2018’de yaptığımız açıklamaları hatırlatma gereği duyduk. Zira İTO Yönetim Kurulu uzunca süredir yönetimde olan Demokratik Katılım Grubu’nun oyların % 60 ile % 75’ini yani büyük çoğunluğun desteğini aldığını ileri sürüyor. Oysa ki kazın ayağı öyle değil, zira seçimlere katılım sadece % 20, hekimlerin % 80’i seçimlere katılmıyor. Bu durumda toplam üyelerin sadece % 10-15’inin desteğini alarak on yıllardır oda ve TTB yönetimlerinde varlıklarını sürdürüyorlar.

Bunun neresi demokrasi?

Ayrıca en çok oy alan “Grup” tüm kurulları silme alsın, farklı eğilimdeki 'Grupların' hiçbir temsiliyeti olmasın, nispi temsile karşıyız ne demek?

Nasıl parlamenter sistemin tasfiye edildiği Cumhurbaşkanlığı Seçim Sisteminde kıl payı çoğunlukla tüm yetkilerin devri anti-demokratikse meslek örgütlerinde de aynı kıstaslar anti-demokratiktir.

 Çözüm parlamenter sistem içinde ve yerel yönetim seçimlerinde geçerli olan nispi temsil sisteminin hayata geçirilmesidir. Aksi takdirde çoğunluk sistemiyle tüm yetkilerin Başkanlık bünyesinde toplandığı rejime karşı çıkışınız da gülünç ve tuhaf olur."

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)