Akılcı olmayan her yol yanlışa gidebilir. Yani bilimsel, kanıtlanabilir, akılcı, akla uygun yoldur en doğru olan! Duygular, inanışlar bazen yanıltabilir insanı ama iyi yönlendirilen akılcılık hep doğru yoldadır. Tüm gelişmeler, icatlar, buluşlar… aklın eseridir. Akıl insanın en yüce yanı, elbet onu geliştirmek, doğru olana yönlendirmek gerekir. Kendi doğallığına bırakırsan o da yanlışlar yapabilir. İyi bir eğitimle insan beyni çok daha iyi çalışır, yaratıcı, üretici hale gelir; doğru olanı bulur.

Akıl… Her yöne koşabilen bir attır akıl. Hüner, onu doğru yolda koşturabilmek, bu da bilimsel, laik eğitimle olur. Ta eskilerden bu yana insanlığın nerelerden gelip nereye gittiğini, uygarlığın hangi yönde geliştiğini incelemek, iyice anlamak, doğru yorumlamak bilim ve sanat adamlarını, ustaları iyi tanımak, yaptıklarını anlamak yani geniş bir kültürle donanmak, çağdaş aydın olmanın gereğidir.

Atatürk’ün “Benim manevi mirasım bilimdir.”  Sözü onun bütün yaptıklarının, yapacaklarının özetidir. Hiç unutulmaması gereken çok önemli bir söz. Bilimden başka güvenilecek yol yok. İnsanoğlu doğası gereği çok yanlış şeylere inanabilir. Aklını kullanmayınca her zaman aldanabilir. Aklıdır insanı insan yapan. Ama yukarıda da değindiğimiz gibi onu iyi eğitmezsek doğru çalışmasını sağlamazsak o da yanlışlara sapabilir. Nitekim çok şeyler öğrenmiş, diplomalar almış hatta unvan sahibi olan nice gerici insanlar tanıyoruz. Aklı var ama yanlış çalışıyor, ileriye değil geriye doğru işliyor.

Akıl araştırıcıdır, meraklıdır, hep yeniliğin peşindedir, öyle olmalıdır. Eldeki ile yetinmez, hep yeni ufuklar arar. İnsanlık onun için gelişir, uygarlık onun için bugünkü düzeye ulaşmıştır. Ama gerici insanlar olduğu gibi, geri kalmış bin yıl önceki yaşamı sürdüren toplumlar da var. Nedir bunun açıklaması? Elbet yanlış eğitim, aklın yanlış yönlendirilmesi… Yetenekli, yeteneksiz toplum diye bir şey yok. Her toplumda üstün yetenekli ya da geri zekâlı insanlar olabiliyor. Bazen en geri kalmış bir ülkede cahil bir adamın çocuğunun üstün zekâlı olduğu gibi bir padişahın çocuğu da geri zekâlı olabiliyor. Doğanın harika bir oyunu bu… Kabul etmek zorundayız.

Geri kalmışlık, doğrudan yanlış yönetimlerin sömürü düzeninin ve insanları düşündürmeyen, karanlıkta bırakan eğitimin sonucu. Elbette başka nedenler de var ama ortaçağ kültürüyle eğitilen, yönetilen toplum bugünkü uygarlığı, demokrasiyi, insan haklarını, eşitlik bilincini anlayamıyor, isteyemiyor, o gereği duymuyor. Bu dünya gelip geçici, asıl olan öbür dünya diyor, ora için çalışıyor, oraya hazırlanıyor; onun karanlığından yararlanan yöneticiler, sömürücüler, din adamları bu kültürü durmadan körüklüyor, iyice yerleştiriyorlar. Şöyle bir dikkatlice bakarsak en geri kalmış en yoksul toplumlar din ağırlıklı yönetilenlerdir. En çok onlar sömürülmektedirler. Dış sömürgeci devletler de ılımlı İslam olmamızı, ortaçağ kültürü ile yetinmemizi istiyorlar, işlerine geliyor bu. Yardım ediyor görünüyorlar, para veriyorlar, silah veriyorlar, borçlandırıyorlar; yöneticilerle işbirliği içinde sömürüyorlar; geri kalmış ülkelerin aymaz yöneticilerini bir güzel kullanıyorlar. Halkta, yöneticilerde yeterli bilgi ve bilinç olmayınca bu sonuç kaçınılmaz. Akılcı, bilimsel, laik eğitimin önemi ortada. Tek kurtuluş yolu çağdaş uygarlığı, aydınlığı yaşamak. Çağdaş, uygar dünya görüşüne ulaşmak onu benimsemek. Çağımızın doğrularını, yanlışlarını gereği gibi anlayabilmek, ortaçağ kültürünü terk etmek.

Bilindiği gibi ortaçağ kültüründe demokrasi, insan hakları, eşitlik kavramları yok. Baştakine körü körüne itaat etmek var. Düşünmek, eleştirmek, daha iyisini istemek yok. Merak etmek, araştırmak yok. Her şey Allah’tan, kaderci, en aza bile razı olan, eldekiyle yetinen; gelişemez, durağan bir insan yığını. Bugünkü uygar insana bunu kabul ettirebilir misiniz? Akılcı bilimsel laik eğitimden geçmiş insan eldeki ile yetinir mi? Daha iyisini daha güzelini arar, ister, yaratmaya çalışır. Onun için böyle insanlardan kurulu toplumlar çok daha çabuk gelişir.

Öyle ise evet, akılcı bilimsel eğitim. Tek çıkar yol bu!

Talip Apaydın

(Kıyı, S.291, Eylül-Ekim 2014)

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)