Saptırılmış
           suçun sesi bu
Çivi çiviyi söker dediğimiz bir yalnızlıkta
Denizsiz
               karaya oturmuş bir sessizlikle
Çağa parmak atan
             umutları kurumuş
Yanlıştan yanlış
               kırmızı bir yoksulluk bu
Dişleri dökük
              sevinci karanlıkta bir çocuk gibi
Gönülsüzlük
                yolunu bulamadan aydınlığın
Bilinmeyen kapılarda yorgun düşen uzaklarla
Yasaklı söyleşilerde tarihi kandırıp İçine kapalı gerçeklere sarılarak
Suyu akmaz kimsesizlik gibi
                kıvrana kıvrana
Uykusuz gecelerde ölüm düşleri kurup
Topraksı
              tembel bir kıskançlıkla
Emeği emeğe kırdıran
             suçun sesi bu güzelim

Mehmet Kıyat
GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)