Sağır batak / Kaya Öztaş
Selim Esen'in hazırladığı Türkiye Yazıları Dergisi Şiir Antolojisi'nden harf sırasına göre yayınladığımız şairlerden Kaya Öztaş'ın bir şiirini yayınlıyoruz.
SAĞIR BATAK Düşmüş batağa, nice yıllardır gerçeğe sağır Çırpındıkça gömülür ölümün ötesine şu özgür düşüncemiz! Yer ve gök birleşir bencilliğin sustuğu yerde Elde şarap, dilde türkü bir olur! Bu susmuşluk, bu durmuşluk, bu kahrolmuşluk Sezmez bakar körlüğüyle tanrısal bir öfkeyi Başsız gövdeler dolaşır, ışık tutar karanlık Bu çağ susar, çağlar çağlar bir olur! Salkım saçak bulutlardan düşsün toprağa yağmur Ürpersin gecenin en kutsal anında zaman Sessiz ve derinden Sessiz ve derinden Sessiz ve derinden Ki o an Ak savaş alanında kan güvercin bir olur! Bir açar ya ak tomurcuğu özgürlüğümüzün Duyar bağnaz ülkelerin sağır sultanı Özlemimiz bir deniz, okyanuslar boğar da Vurur diri kıyıya dalga köpük bir olur! Uyumaz bin geceden sonra bir gece daha Her çağa başkaldıran binbirinci gecemiz Kalkar ve çiğner karayı o ak sezgi, töresel Çiğner ki düşlerimde düş ve gerçek bir olur! Ve fışkırır gecenin dört bir yanından Korkulu düşlere kanmamış tanlar! (Sayı: 10, Ocak 1978, s.21) GERÇEK BARIŞ DENİZİNE Sen ey yelken açan o, gerçek barış denizine Yürüyen ovalara, omuz omuz dağlarla, gören görlüğüm Yetmez uçlarını görmek ak umutların Hep ışıklar dolmalı o defne gözlerine. Patladı ha patlayacak bu bulut fırtına yüklü El değmemiş bir sabahı döllenmiş gece Yeşeriyor şimdileyin ak devrim çöllerinde. Sen ey us ötesini işiten sağırlığım Boğdurdun içindeki o bencil mor tutkuyu Bir boğa yılanının o kapkatı gerçeğine Kafa-boş, ülkü-yok, dolu cep aydınlarım Duymaz yedi başlı ejderhayı kaf dağındaki Emip davul davul şişen evrimini ülkemin. Köpük yele kısrağım soluyor da otağda Eziyor gök çayırı bulut kurşun adımlar Unuttu yalnızlığın boynu bükük ot dağda. Siz hep doldurulmuş dolmalara yutkun, alışık Kırın kırın kabuğunu sözcüklerin ve törelerin Başkaldırısı bu tüm küçüklerin, o güzelin Çatırdayan ve köhnemiş, hem ihtiyar hem de haksız Çılgın, vahşi son dansını yapıyor büyücüleri Satmak için pörsümüş anasını kız diye düzenin. Duyup yüce sesini sömürüsüz insanlığın Yasaklasın bakalım siyasa düzenbazı Bunca çağın birikim öfkesini Gücü yetmez durdurmağa kof düzen yasasıyla Yasalar da boyun eğer yasalar yasasına! (Türkiye Yazıları, Sayı: 14, Mayıs 1978, s.19) ŞİİR VE DEVRİM Devrimin can damarıdır şiir Dağbaşı söylenen utku türküsü Tetikçe çekilen o, başkaldıran o. Kavram ötesi kavram, anlam ötesi anlam Ve çiçek tozudur silahları dölleyen Odur her şey durduğunda yürüyen, Cana kan ister şiir, düşmanlığa gül Hançere kın Gider önünden silah sesinin Söyler türküsünü devrimin mert sesinden. (Sayı: 8, Kasım 1977, s.13) KAYA ÖZTAŞ KİMDİR? (1938-83 yaşında), Gaziantep’te doğdu. Ankara Gazi Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olarak Fransızca öğretmenliğine başladı. Nizip ve Gaziantep Liselerinde çalıştı. 1967 yılında Ilgaz Dergisi’nin açtığı şiir yarışmasında “Ant” adlı şiiriyle Türkiye birinciliğini kazandı. Aynı yıl Avrupa Konseyi sınavlarını kazanarak Belçika’da Universite Libre de Bruxelles’de Fransızca öğrenimini tamamladı ve Fransız Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm dünyada Fransızca öğretmenliği hakkını veren Brevet d’aptitude al’ enseignement de français diplomasını aldı. Yurda döndükten sonra Eğitim Fakültesi sınavlarını kazanarak üniversiteye geçti, 1984 yılına kadar bu fakültede öğrenim elemanı olarak görev yaptı. Aynı zamanda Eğitim Fakültesini de bitirerek Türkçede Dil Yanlışları üzerine master yaptı. 1979 yılında Kültür Bakanlığı’nın açtığı yarışmada “Zor Günler” adlı romanı üçüncülük ödülünü aldı. 40’ı aşkın çeşitli dallarda kitabı yayımlandı. Antep Savaşı’nı konu alan “Kuşatma, İhanet, Açlık” isimli romanı büyük ilgi gördü. Emekli olduktan sonra daha bir ağırlık kazanan müzik çalışmalarında birçok bestesi TRT repertuarına alındı, Ankara ve Ankara dışında birçok TSM korosunun şefliğini yaptı. Bu arada Hicaz ve Nihavend makamlarından oluşan, tüm eserlerin güfte ve bestesi kendisine ait olan 14 bestesi bir kitapçıkta yayınlandı. Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR