Parkta öğlen huzursuz bir ilkbahar / Erdinç Gültekin
Erdinç Gültekin'den en kestirmesinden ama sayfalara sığacak duyarlılıkta bir bahar öyküsü.
Kraker yiyor kadın. Güzelin de güzeli kadın. Oturduğu bankın çevresini serçeler sarıyor. Daha bir gür ötüyor serçeler. Kadın birini mi bekliyor? Ötelere bakıyor hep. Serçeleri görmüyor. Onlara yanıt vermiyor. Atıştırmayı sürdürüyor. Bir tanecik olsun kraker ufalamıyor serçelere, atmıyor önlerine... Güzelliğini gölgeliyor bu duyarsızlığı. Canım sıkılıyor. Derken el sallıyor kadın öteye, ayağa kalkıp gülümseyerek. Öteden gelen altı üstü bir erkek, sıradan bir adam. Bunun için heyecanlanılır mı? Boyu da kısa. Canım biraz daha sıkılıyor. Neden sıkılıyor canım tam kestiremiyorum. Huzursuzluk işte. İşte o sıra bir kara karga, sanki sesiyle bırakıyor kadının alnına dışkısını. Kadın çığlık atıyor, adamı unutuyor sanki. Adam koşuyor. Aslında o kadar da kısa değilmiş. Gülerek temizliyor yerden aldığı bir yaprakla dışkının pis ettiği alnı. Oynaşıyorlar. Söyleşiyorlar. Kadın utanıyor. Sanki gülüyor, sanki ağlıyor adam alnını öperken. Erdinç Gültekin
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR